Türkiye'de Bunalımlı Yıllar (1960-1983)
1. Siyaset
27 Mayış 1960 tarihinde Demokrat parti (DP) İk-
tidarına karşı bir kışım subaylar tarafından askerî
müdahalede bulunulmuş ve DP İktidarına son veri-
lerek, anayasa yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca dar-
be ile meclis kapatılmış ve siyasi partilerin faaliyet-
leri askıya alınmıştır.
Darbeden sonra yapılan yargılama sonucunda
Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fa-
tin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polat- '
kan idam edilmiştir. (1961) 11 Nisan 1990 tarihin-
de kabul edilen kanunla, idam edilen bu devlet
adamlarının İtibarları İade edilmiş ve aynı kanun
uyarınca naaşları kendileri İçin İstanbul'da yaptı-
rılan anıt mezara, devlet töreniyle defnedilmiştir.
hürk Silahlı Kuvvetleri adına darbeyi yapan Millî Birlik Komitesi
ülkenin farklı kesimlerinden ve sivil toplum kuruluşlarının da yar-
dımıyla yeni bir anayasa (1961 Anayasası) hazırlamıştır. Kurucu
meclis tarafından hazırlanan bu anayasa 9 Temmuz 1961'de yapı-
ilan halk oylaması sonucu kabul edilmiştir. Anayasanın yürürlüğe
girmesiyle siyasi parti faaliyetleri de tekrar başlamıştır.
15 Ekim 1961'de darbe sonucu yapılan ilk seçim-
lere CHP (Cumhuriyet Halk partisi), AP (Adalet
Partisi), CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Parti-
si) ve YTP (Yeni Türkiye Partisi) katılmış, seçimle-
ri çok az bir oy farkı ile Adalet Partisinin önünde
CHP kazanmıştır. Ancak CHP daha önceki yıllarda
olduğu gibi tek başına iktidar olamamıştır.
Seçimlerden sonra Oluşan meclis, Cemal Gür-
Sel'i cumhurbaşkanlığına seçmiş, 1965 seçimleri-
ne kadar koalisyon hükûmetleri iktidarda kalmıştır.
10 Ekim 1965'te yapılan genel seçimleri Adalet Par-
tisi kazanmış ve Süleyman Demirel'in başbakanlığı
başlamıştır. 28 Mart 1966'da Cevdet Sunay, Cum- •
hurbaşkanı seçilmiştir. 1965'te Süleyman Demi-
Süleyman
rel'in başbakanlığı ile başlayan AP iktidarı, 12 Mart
Demirel
(1924-2015) 1971 Askerî Muhtırası'na kadar devam etmiştir.
1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü fikirlerin de etkisiyle si-
vasi fikir ve hareketler toplum arasında daha fazla etkili olmuş-
tur. 1968 Senato Yenileme Seçimlerinde Adalet Partisi ve Cum-
huriyet Halk Partililer arasında çatışmalar yaşanmış, çok sayıda
kişi hayatını kaybetmiştir.
68 Hareketi'nin Türkiye'de etkili olması, ODTÜ'de ABD büyükelçisinin
arabasının yakılması, 197Üte işçi yürüyüşünde bir işçi, bir polis ve bir
esnafin hayatını kaybetmesi sonucu İstanbul ve Kocaeli'de sıkıyöne-
tim ilan edilmiştir. Bu gelişmelerden sonra dönemin kuvvet komutan-
lan 12 Mart 1971'te bir muhtıra yayımlayarak hükûmeti uyarmıştır.
196011 yıllarda Vietnam Savaş, Mar-
tin Luther King'in öldürülmesi, Ken-
nedy Suiksatl ve SSCB'nin Prag' 1 İş-
gal etmesi İle 1968de milyonlarca
Öğrenci sokağa dökülerek sisteme
başkaldırmış ve bu başkaldırı hareke-
tine "68 Kuşağı" adı verilmiştir.
Türkiye'de "68 Kuşağı" özellikle Amerikan 6. Filosunun Türki-
ye'ye ziyaretine karşı protesto edilmesi ve 29 Nisan 1968'de An-
kara'da yapılan mitingde "Tam bağımsız gerçekten demokratik
Türkiye" sloganı İle on binlerce inşanın katılımıyla etkisini hisset-
tirmİştİr. Türkiye'de 68 Kuşağı Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbra-
him Kaypakkaya gibi isimlerin liderliğinde gerçekleşmiştir.
12 Mart 1971'de gerçekleşen Askerî Muhtıra sonucu Başba-
kan Süleyman Demirel istifa etmek zorunda kalmış, yerine
Nihat Erim başkanlığında farklı partilerin milletvekillerinden
oluşan geniş tabanlı ve hiçbir siyasi partiyle doğrudan ilişkili ol-
mayan bir hükûmet kurulmuştur. Nisan 1973'te AP ve CHP'nin
desteklediği emekli Oramiral Fahri Korutürk Cumhurbaşkanı se-
çilirken, ekim ayında yapılan genel seçimlerde hiçbir parti tek
başına İktidar olacak çoğunluğu yakalayamamıştır.
25 Aralık 1973'te ise İsmet İnönü vefat etmiş ve
devlet töreniyle Anıtkabir'e defnedilmiştir.
Türkiye'de 1970' li yıllarda enflasyonun aşırı artması, sosyal, eko-
nomik, politik ve kültürel sorunların artarak devam etmesi, in-
sanların ideolojik kamplaşma ve ayrışma yaşaması çeşitli grup-
ların mahalle ve semtlerde kurtarılmış bölgeler oluşturması, in-
sanların sokağa çıkamaz hâle gelmesi, piyasa şartlarından isti-
fade eden bankerlerin halktan yüksek miktarlarda para topla-
maşı, toplu sözleşmelerin bir türlü yapılamaması ve işçi hakla-
rındaki gerileme gibi sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri
12EyIüI
adı verilen bir darbeyle ele geçirmiştir. Aynı gün saat 13.00'te
Kenan Evren, radyo ve televizyondan Millî Güvenlik Konseyi
Başkanı sıfatıyla darbe bildirisini okumuştur.
199
Darbe Sonucunda;
Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren
kendi başkanlığında üst düzey komutanlardan oluşan Millî Gü-
venlik Konseyini (MGK) oluşturmuştur.
Bülent Ulusu'nun başkanlığında bir hükûmet (Bakanlar Kurulu)
kurulmuştur.
Prof. Orhan Aldıkaçtı başkanlığında hazırlanan anayasa (1982 Ana-
yasası) 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunularak kabul edilmiştir.
6 Kasım 1983'te Anavatan Partisi (ANAP), Halkçı Parti (HP) ve
Milliyetçi Demokrasi Partisinin (MDP) katıldığı seçimlerden
ANAP birinci parti çıkmış ve Turgut Özal başkanlığında tek ba-
şna iktidar olmuştur.
1927 yılında Malatya'da doğan ve mühendis-
lik ekonomisi alanında ABD'de eğitim alan Özal,
Türkiye ekonomisini liberalleştirmeyi hedefleyen
24 Ocak Kararları'nın hazırlanmasında önemli bir
rol oynamıştır. 1980 Askerî Darbesi'nden sonra ku-
rulan hükûmette ekonomik işlerden sorumlu baş-
bakan yardımcısı olmuş, 1983'te Anavatan Par-
tisini kurmuş ve seçimleri kazanarak Türkiye'nin
19. başbakanı olmuştur. 31 Ekim 1989'da TBMM
tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhur-
Turgut Özal başkanı olarak seçilmiştir. Görev yaptığı sırada
(1927-1993) 17 Nisan 1993'te Ankara'da vefat etmiştir.
2. Ekonomi
Türkiye'de 1960 tan itibaren planlı kalkınmayı hedef alan bir eko-
nomi modeli benimsenmiştir. Bu amacı gerçekleştirmek İçin de
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurulmuştur, 1970'lerden İtiba-
ren İse enflasyonun yükselmesi ve alınan dış borçların Ödeneme-
mesi, siyasi iktidarsızlıklar, 1973 Petrol Krizi, 1974 Amerikan am-
bargosu ve yurt dışında yaşayan işçi vatandaşlarımızdan gelen dö-
viz miktarının azalması ekonomik gerilemeye neden olmuştur.
Birçok tüketim mall karaborsaya düşmüş, Türk lirası değerini kay-
betmiştir. Bunun üzerine serbest piyasa ekonomisine geçişi sağla-
mak amacıyla 24 Ocak Kararları ilan edilmiştir, Bu kararlar ile ithal
ikameci politikalar terk edilerek ihracata yönelik sanayileşme an-
layışna geçilmiştir. Bu kararlar yüksek oranda zamlara, kamu har-
amalarında tasarrufa, sıkı bir mali disipline ve altyapı çalışmala-
rının durmasına yol açmıştır. Geleneksel Türk iktisat anlayışını de-
ğiştiren bu kararlar, döviz kuru politikası, yurt içi fiyat politikası ve
kurumsal reformlar alanlarında değişikliklere yol açmıştır. Türki-
ye'nin dünya ile barışmasına da vesile olmuştur.
instagram.com/copysinav