TÜRKÇE
Test 12
*MERAN
6.
PARAGRAF
Reşat Nuri, edebiyatın her şeyden önce
bir dil sanatı olduğunu bilen bir yazardı.
Okul çocuklarından yurdun en uzak kö-
şelerindeki okuma yazmayı ancak be-
cerebilen yurttaşlara kadar yayılan bü-
yük ününü bu bilgisine borçludur. Başka
yazarların ne dediklerini anlamayanlar,
Reşat Nuri'de kendi dillerini buluyorlar-
dl. Deyişindeki rahatlık, içtenlik, günlük
konuşmaları andıran sadelik, çoğunlu-
ğu onun kitaplarına çekiyordu. Reşat
Nuri'ye gelinceye değin anlaşılmaz bir
dille anlaşılmaz bir deyişin birleşmesi
sayılan edebiyat, Reşat Nuri'yle birlikte
"halkın dilini, halkın deyişiyle birleştire-
rek vermek" anlamını kazandı.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi
vurgulanmak istenmiştir?
A) Reşat Nuri'nin dil ve deyiş özellikleri
hem kendisinin sevilmesini, hem de
toplumun edebiyata ısınmasını sağ-
lamıştır.
B) Yazar, eserlerinin konusunu, top-
lumsal sorunlardan almıştır.
C) Edebiyatımızda sanatlı anlatım Re-
şat Nuri'yle başlamıştır.
D) Çok okunan ve çok beğenilen bir
yazar olmak, her zaman "usta yazar
olmak" anlamına gelmez.
E) Reşat Nuri'yi üne kavuşturanlar,
okul çocukları ile okumayı ancak
becerebilen geniş halk yığınlarıdır.
7.
YEDİiKLiM
O zamanlar binbaşı olan Enver'i ilk kez
bu kadar yakından görüyordum. Res-
neli Niyazi'den epeyce farklıydı. Evet,
onun gibi korkusuzdu ama daha yakı-
şıklıydı; gözlerinde öfkeden çok hırs
vardı, hırs değil de tutku. Evet, dönmek
bilmez bir tutku. Ve sonsuz bir kendine
güven. Sonsuz bir kendine iman. Öyle
ki, bir süre sonra hayallerini hakikat sa-
nacaktı, daha mühimi etrafındakileri de
inandıracaktı buna. Evet, her lider gibi
o da ahaliyi etkileyebilme kabiliyetine
sahipti. Uzun boylu değildi fakat dim-
dik duruyordu, sanki başı, gökyüzünde
çoğalan beyaz bulutlara değecekmiş
gibi dimdik. Ve çok etkili konuşuyordu,
kendisini dinleyenlerin tüylerini diken
diken edecek kadar etkili... "Vatandaş-
lar!" diye haykırıyordu. "İstibdat artık
sona erdi. Artık kötü yönetim yok. Ar-
tık korkmaya da gerek yok. Bulgarlar,
Yunanlar, Sırplar, Romenler, Yahudiler,
Müslümanlar yok. Şu gördüğünüz mavi
gökyüzünün altında hepimiz eşitiz. He-
pimiz kardeşiz, Osmanlı olmaktan gu-
rur duyuyoruz.”
Bu parçadan hareketle Enver Bey'in
siyasi görüşüyle ilgili aşağıdakiler-
den hangisine varılabilir?
A) Padişah yönetimini ortadan kaldır-
mayı hedeflemektedir.
B) Padişahın otoritesini sağlamlaştır-
maya çalışmaktadır.
C) Her dinî gruba ait bir sınıf olması
gerekliliğini savunur.
D) Toplumdaki sınıfları tek bir çatı altın-
da toplamaya çalışır.
E) Milliyetçilik görüşünü savunur ve
163