3.
4.
TÜRKÇE
Test- 3
Karşı köy Hasanların köyüydü. Yiğitliği,
şanı yedi köye yayılan Hasan'ın, Yiğit
Hasan'ın köyüydü. Yemyeşil bir da-
ğın yamacında kurulmuştu. Kenarında
cennet ırmağını andıran nazlı gelin saçı
gibi büklüm büklüm kıvrılan koca bir ne-
hir vardı. Toprağı bereketliydi. Yıldızlar,
güneş, ayın on dördü bile kıskanırdı o
köyü. Kıskanırdı bülbüller, güller Ha-
San'ı, yavuklusu Emine'yi. Ama o köy
şimdi su altında. Koca baraj, yıkılası
baraj Hasan'ı da Emine'yi de Eldeğmez
Köyü'nü de yuttu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki-
'erin hangi ikisi ağır basmaktadır?
A) Betimleme - karşılaştırma
B) Açıklama - öyküleme
C) Ömeklendirme - açıklama
D) Betimleme - öyküleme
E) Öyküleme - karşılaştırma
Beyefendi, trenin kalkmasına yarım
saat kala vagonun köşesine yerleşmiş.
Bavullarını, paketlerini, şişelerini, yi-
yecek sepetini, kâğıda sarılı terliklerini
etrafındaki filelere dizmiş; seyahatten
seyahate kütüphanesinden alıp yol
çantasına koyduğu kitabını, gazeteleri-
ni yanına almış oturuyor. Şimdi onun en
büyük korkusu vagona bir yolcu girme-
sidir. İstasyonda kaynaşan kalabalığa
düşman gözüyle bakıyor. Birisi korido-
run kapısından görününce kuluçkada
bir hindi gibi bumunu şişirerek kabar-
maya hazırlanıyor.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak
aşağıdakilerden hangisi şğy.lg.n.ğ:
A) Eksiltili cümleler kullanılmıştır.
B) Gözlem gücünden yararlanılmıştır.
C) Benzetmeye yer verilmiştir.
D) Soyut anlamlı sözcükler vardır.
E) Öykülemeye yer verilmiştir.
ANLATIM BİÇİMLERİ
5. Zehra Hanım, otuz yaşlarında vardı.
Ufak tefekti fakat kuvvetli bir irade sa-
hibi olduğu, etrafındakilere çok tatlı
muamele etmekle beraber, emretmeyi
de bildiği anlaşılıyordu. Güzel değildi;
donuk esmer bir çehresi, irice bir bur-
nu, çıkık elmacık kemikleri, kuvvetli bir
çenesi vardı. Konuşurken kaşları büyük
bir süratle hareket ediyor, üzüntü ve
kızgınlığının cinsine göre çehresindeki
anlamı değiştiriyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki-
'erden hangisi ağır basmaktadır?
A) Öyküleme
C) Açıklama
B) Tartışma
D) Betimleme
E) Örnekleme
6. İncecikten bir yağmur çiseliyordu, belli
belirsiz, yağmur gibi, pus gibi. Hiç yel
esmiyordu. Anavarza Ovası bir buğu
içindeydi. Gün doğuyordu. Doğuda,
pusun ardında bulanık bir aydınlık gö-
rünüp yitiyordu. Adam, sırmalı abasına
sarınmış, başını bir karaçalı köküne
uzattığı tüfeğinin üstüne koymuş, diz-
lerini iyice karnına yapıştırmış, büzülüp
uyumuştu. Üstünden çığlık çığlık bir
kuş sürüsü geçti; adam gözlerini açtı,
kapadı.
Bu parçada hangi anlatım biçimleri
kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
92
Öyküleme - betimleme
Açıklama - öyküleme
Ömekleme - betimleme
Betimleme - açıklama
Tartışma - öyküleme
Y EğiiKLiM