TÜRKÇE
Test -1
28. Bir sanat adamı kahramanlarını mil-
yanların içinde dolaştırır ama kahra-
man, bizim duyduklarımızı, hiçbir vakit
bizim gibi duymazsa o esere edebî bir
eser diyemeyiz. Buna karşılık bir baş-
ka eser, tek başına yaşayan bir insanın
hâlinden, yani bir ferdin hâlinden bah-
şetmektedir. Fakat o fert, o kadar bizim
gibi düşünür ki, onun kişiliğinde bir top-
lumu seyredebiliriz. İşte o eser, sanatçı
sorumluluğu ile oluşturulmuş tam bir
edebî eserdir.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan
hangisine ulaşılamaz?
.jjD
DENEMELER
27. Gerçek diye alelade hayat manzara-
larını tasvir edenler, tarihi ve çağdaş
sanatın anlamını kavramamış insanlar-
dır. Kalıplaşmış ideolojiler, basmakalıp
ifadeler sanatın düşmanıdır. Sanatçı,
Yunus'un söylediği gibi "her gün yeni
doğan", bıkmayan ve bıktırmayan yara-
tıcı şahsiyettir. Onu sınırlayabilecek bir
şey yoktur. O, kelimenin tam anlamıyla
hürdür.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada
ortaya konan düşünceyle çelişmek:
A) Sanatçı sıradan hikâyelerin peşin-
den asla koşmamalıdır.
B) Sanatçı eser verirken içinde yaşadı-
ğl toplumun kurallarına aykırı dav-
ranmamalldır.
C) Sanatçı, bileğine kelepçe vursalar
da gönlünü ve beynini esarete tes-
lim etmeyen kişidir.
D) Sanatçı hep yeni bir deyişin, hep
yeni bir bakışın peşinde bir ömür
koşabilir.
E) Sanatçı içine sokulmak istendiği
hiçbir kaba sığmayan bir gökyüzü
adamıdır.
YEDiiKLşM
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatçı, eserlerinde toplum sorun-
larınl anlatmıyorsa eser, toplumsal
olma özelliğini yitirir.
Eserin toplumsal bir nitelik kazana-
bilmesi, toplumun o eserde kendini
bulmasına bağlıdır.
Eserde bulunan kahraman sayısı
ile eserin toplumsallığı arasında bir
bağlantı yoktur.
Edebî eserin değeri, içinde yaşadığı
toplumu ne kadar yansıttığı ile doğ-
ru orantılıdır.
Sanatsal metinlerde sanat ortaya
koyma amacı ön planda olmalıdır.
291 ğ