3.
Türk toplumu olarak kültür değişimini
genelde dışımızdaki etkilerle yaşadık,
Tanzimat Dönemi'yle başlayan Frenk
etkisi dilimize, edebiyatımıza, kıyafeti-
mize keza tüm yaşantımıza zamanla
sirayet etti. Batı kültürünün ülkemize
girişi genel olarak Fransız etkisiyle baş-
lar, Son dönem Osmanlı siyasetinde
Fransa'nın diğer ülkelere nazaran yeri
mutlaka farklıdır. İngiliz sömürge zihni-
yeti ve Rus güney politikası Fransa'yı
Osmanlı Devleti içinde diğerlerine göre
nispeten sempatik bir yere itmiştir. Bunda
Fransa'nın o dönem Avrupa'sında Kül-
tür moda öncülüğü yapması, elçilik ve
öğrenci değişimi noktasında etkinin daha
fazla olması Fransız kültürünün Osmanlı
Devleti'nde daha baskın olmasına neden
olmuştur.
Bu parçada anlatılmak istenen düşün-
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Fransa kültürünün diğer kültürlerden
daha baskın olması, egemen bir güç
olmasına bağlanabilir.
B) Osmanlı Dönemi'nde kültür etkile-
şirnleri sadece Tanzimat Dönemi'nde
göze çarpar.
C) Bütün kültürel değişimler başka top-
lumlardan etkilenme sonucu ortaya
çıkar.
D) Kültürel değişimimizin dış etkilerle
özellikle de Fransa'nın etkisiyle mey-
dana gelmesinin birden çok gerekçe-
si vardır.
E) Değişime açık toplumlar kendi dışın-
daki kültürlerle etkileşime girerek
yenileşmenin kapısını aralarlar,
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'ndeki
"vakıf anlayışı" ile yaşadığımız çağın
insanlarının vakıflara ve vakit kültürüne
olan bakış açısı arasında muazzam bir
fark, ayrıca bunun yanında büyük bir
tezat bulunmaktadır. Temel ilkesi; her-
hangi bir karşılık beklemeden toplum
yararı için faaliyet göstermek olan vakıf-
lar, geçmişten günümüze asli unsurla-
rından çok uzaklaşmışlardır. Öncelikle
vakıfların Osmanlı İmparatorluğu'ndaki
misyonunu incelediğimizde tüm hayır
faaliyetlerinin temelinde İslami bir bakış
açısı, Yaratıcı'nın rızasını kazanmak
vardır ve bu sistematik düşünce inşan-
ları içlerinden gelerek tüm canlılara karşı
merhamete ve hizmete sevk etmiştir. İşte
bu mantık çerçevesinde vakıflar; cami-
lerden kervansaraylara, aşevlerinden
kütüphanelere, su yollarından kaldırımla-
ra kadar birçok yapının vücut bulmasına
vesile olmuştur.
Bu parçada anlatılmak istenen düşün-
ce aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Vakıfların varlığı, toplumsal yardım-
laşmanın yaygınlaşmasına ve insa-
ni ilişkilerin sağlamlaşmasına zemin
hazırlamıştır.
Asıl görevi hiçbir beklenti olmadan
insanlık için çalışmak olan ve bu
minvalde birçok eser bırakan vakıflar
günümüzde aslından uzaklaşmıştır.
Tek vazifesi inşan için çalışmak olan
vakıfların toplumda gittikçe yaygın-
laşen bir yönünün olması toplumu
rahatlatmaktadır.
Canlılara karşı merhamet duygu-
su vakıfların ortaya çıkmasının tek
büyük sebebidir.
Her ne kadir toplumsal faaliyetler
bulunsa da bir vakfın gerçekleştirdiği
vazifeyi hiçbir toplumsal faaliyet ger-
çekleştirememektedir.