TÜRK - İSLAM TARİHİ
Atabeylik: Hükümdarın erkek çocuğu Olan ve melik Olarak İsimlendirilen kişi-
'erin yetişmesinden sorumlu olan görevlilerdir. Devlet hanedan üyelerinin or-
tak malıdır anlayışına bağlı olarak hükümdarın erkek çocuklan eyaletlere melik
unvanı ile yönetici olarak gönderiliyor, onların iyi bir eğitim alması ve devlet
tecrübesi kazanmaları amacıyla da yanlarında atabey adı verilen hocaları gön-
deriliyordu, Atabeyler meliklerin yetişmesinde genellikle faydalı Olmuşlardır.
Fakat bazı atabeyler melikleri kışkırtarak ya da onların zaaflarından yararla-
narak kendileri aktif rol oynamaya başlamışlardır. Bunun sonucunda merkezi
otoritenin zayıfladığı zamanlarda isyanlar ya da bölgesel hükümetler ortaya
çıkmıştır.
Orta Asya Türk devletlerinde de görülen bu uygulamada o dönem Tigin adı veri-
len erkek çocuklan Şad unvanı ile yönetici olarak görevlendirilmekteydiler. Selçuklularda
Melik ve Atabey olarak görülen bu uygulama Osmanlılarda Şehzade ve Lala Olarak kar-
şımıza çıkmaktadır. Eski Türklerde ise bu kişilere inal-Ataman denirdi.
Merkez Yöneümi (Hükümet):
Hükümdara devlet İşlerinde yardımcı Olmak amacıyla divanlar Oluşturulmuş-
tur. Bu divanların en büyüğü Divan-' Saltanat adı genel işlerin görüşül-
düğü ve devletin yönetildiği divandır.
Bu divanın dışında diğer işlerin yürütüldüğü divanlar şunlardır;
2
3.
4.
5.
6.
Divanı İstifa: Mali işlerden sorumluydu. Başkanına müstevfi denilirdi.
Divanı Arz: Ordudan ve askeri işlerden sorumluydu. Başkanına Emir-i Arz de-
nirdi.
Divanı Işraf: Devlet işlerinin denetiminden sorumluydu. Başkanına müşrif de-
nirdi,
Divanı İnşa; Yazışmalardan sorumluydu. Başkanına tuğraİ (münşi) denirdi.
Niyabeti Saltanat: Hükümdarın merkezde Olmadığı zamanlarda onun adına
devlet İşlerini yürütürdü, Hükümdarın yerine bakan görevliye naib denirdi.
Divanı Mezalim; Devlete karşı işlenen ağır siyasi davalara bakardı. Sultan
başkanlık ederdi.
TARİH EL KİTABI