Türk İnkılabı-Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan İnkılaplar-"
Harf Devrimi (1 Kasım 1928
Harf İnkılabı 1 Kasım 1928'de gerçekleşmesine rağm
daha önce İkinci Meşrutiyet döneminde Latin harflerini
alınması ve bir harf değişikliğine gidilmesi için devrin aydı
ları konuyu zaman dile getirmişlerdir,
l. Dünya Savaşı sonrası Rusya'da Çarlık rejimi yıkılınca, yeni rejim
döneminde Yakut Türkleri 1918 yılında Latin yazısını almışlar-
dır. Arkasından Azerbaycan Devleti Latin harflerine geçmiştir.
Harf Devriminin Yapılmak İstenmesinin Nedenleri
Arap harflerinin öğreniminin zor olmasından kaynaklanan düşük
okuryazar oranını artırmak.
Batı ile olan kültürel ilişkileri geliştirmek.
Konuşma ve yazı dili arasındaki farkı gidermek.
Türk dilinin gelişimine hizmet etmek.
Ih 7 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi'ne dönemin
Eğitim Bakanı Vasıf Çınar ve işçi temsilcisi Ali Nazmi harf konusu-
nun konuşulmasını teklif etmişse de kongre başkanı Kâzım Kara-
bekir, birliği bozar düşüncesi ile gündem dış diyerek reddetmiştir.
29 Mayıs 1928 tarihinde Maarif Vekaletince kurulan Dil Encürneni
tarafından Elifba Raporu hazırlanmbştır.
Mustafa Kemal Paşa eski yazının yerine yeni Türk alfabesinin alaca-
ğını 9/10 Ağustos 1928 tarihinde Gülhane konuşmasında şu sözler-
le açıklamıştır : "Arkadaşlar, bizim güze/ ahenkdar, zengin lisanımız
yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafala-
rımm demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılamayan anlaya-
madığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyh.
Lisanımm muhakkak anlamak İstiyoruz. Bu yeni harflerle behe-
mehal pek çabuk bir zamanda mükemmel surette anlayacağız.
Ben buna eminim Siz de emin olunuz„ "
Mustafa Kemal yeni harflerin tanıtımını Saraybumu Parkı'nda yap-
muş, 1928 yılında İstanbul'da yapılan Halk Fırkası Şûrası'nda harfleri
açıklamıştır. 1 Kasım 1928 tarihinde de kanun kabul edilmiştir.
Harf Devriminin Sonuçları
Okuryazar oranında ciddi artış gözlemlenmiştir.
Basılan kitap sayısı artmıştır.
Batı'daki teknik gelişmelerin takibi kolaylaşmıştır.
Batı eserlerinin tercümesi kolaylaşmıştır.
Millet Mektepleri Talimatnamesi (24 Kasm 1928)
Örgün eğitim yaşı geçmiş olan vatandaşlara (14-45 arası yaş)
'yeni harfleri öğretmek amacı ile Millet Mektepleri açılmıştır.
Başbakan İsmet İnönü, bu mekteplerdeki eğitim süresinin iki,
dört ya da altı ay devam edeceğini belirli yerlere gelemeyecek
durumda olan vatandaşlar için gezici Millet Mektepleri açıla-
cağını, en büyüğünden en küçüğüne kadar bütün bürokratların
buralarda görev alacaklarını belirtmiştir.
Millet Mektepleri sabit, gezici ve özel olmak üzere üçe ayrılmıştır.
Millet Mektepleri ile Türk tarihinde ilk defa okuma-yazma se-
ferberliği başlatılmış, halkın katılımı zorunlu tutulmuştur.
Bakanlar Kurulu'nun Ankara'da 11 Kasım 1928'de yaptığı top-
lantlda Mustafa Kemal'e "Millet Mektepleri Başöğretmenli-
ği" unvanı verilmesi kararlaştırılmış ve 24 Kasım 192Yde Millet
Mektepleri talimatnamesi ile Mustafa Kemal Millet Mektepleri-
nin "Başöğretmeni" unvanını almıştır. Bu tarihin yıldönümü 24
Kasım 1981 tarihinden itibaren her yıl "Öğretmenler Günü" ol-
mak üzere ülkemizde kutlanmaya başlanmıştır.
Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu)
(15 Nisan 1931)
Tarihî olayların ilmî esaslara ve belgelere dayalı olarak doğru bir
şekilde incelenmesini ve ortaya konulmasını isteyen Mustafa
Kemal Atatürk, tarihi yazanların yapana bağlı kalmasını belir-
terek şöyle demiştir: "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mü-
himdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat,
insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır."
Avrupalılara göre ikinci sınıf insanlar sayılmaları gerektiğini,
sadece askerlikten anladıklarını ve medeniyet yeteneklerinin
olmadığını" iddia eden Fransızca yazılmış bir coğrafya kitabını
Atatürk'e gösterince, Atatürk bu saçma iddiaların cevaplandırıl-
ması gerektiğini düşünerek "Bununla meşgul olalım." demiştir.
Türk Tarihinin Ana Hatları
Atatürk milfi kültürün temellerinin millî tarihte aranması gerektiğini
belirterek "Türk Tarih Tezi" ni ortaya atmıştır.
Türkiye Cumhuriyet?nin tarih görüşü olan Türk Tarih Tezi, hanedan
eksenli tarih yerine millet eksenli tarih yazmunı esas almıştır.
157
"Türk Tarihinin Ana Hatların adı altında bilimsel bir eser ortaya koy-
muştur.
Türk milletinin dünya tarihindeki verini ve rolünü kısaca anlatan
"Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı eser 1930 yılında yayımlanmıştır,
"Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve kapsamlı medeni- f
yetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe
ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur" diyerek tarih ala
nındaki çalışmalara büyük önem veren Mustafa Kemal Atatürk 12
Nisan 1931'de "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti"nin kurulmasını sağ-
lamıştır. Bu kurum 1935'te "Türk Tarih Kurumu” adını almıştır.
Türk Tarih Kurumu'nun ilk başkanı Mehmet Tevfik Bıyıklıoğlu
Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin Kurulma Nedenleri ve
Hedefleri
Türklerin kökenlerini araştırmak.
] Türklerin dünya ve İslam tarihine katkılarını ortaya koymak.
"l Türklerin sarı ırktan (barbar ırk) olduğu iddialarmı çürütmek.
4 'l lürkkrden önceki Anadolu tarihini aydınlatmak.
Türklerin ilişki kurdukları devletler üzerindeki etkilerini ortaya
Ümmetçi ve hanedancı bir tarih anlayışından millî temeller üzeri-
6
ne kurulmuş bir tarih anlayışına geçmek.
7 ' ] Vatandaşlar arasında ortak kültür ve millî bilinç oluşturmak.
Yaşanan Önemli Gelişmeler
1930
"Türk Tarihinin Ana
Hatları" ismi ile bir eser
yayımlanması
1932
Birinci Tarih
KmwesVnin toplanması
ve "Türk Tarih Tüi"nin
ortaya atılması
1931
mrk Tarih Tetkik
Cemiyeti"nin kurulması
1933
İlk arkeolojik kazının
yapılması (Ahlatlıbel
Kazısı)
1931
4 ciltten oluşan
"Ortaöğretim Tarih
Serisi"nin hazırlanması
1937
Türk Tarih Kurumunun
süreli yayını Belleten'in
çıkarılması
(Belleten adını Atatürk
vermiştir.)
instagram.com/copysinav