Türk edebiyatında
ece
olmak üzere üç tür ölçü kullanılmıştır.
Hece ölçüsü
'Dizelerdeki hece sayısının eşitliğine dayanır.
'Türk şiirinin millî ölçüsüdür.
• Halk ozanları parmak hesabı demiştir.
'Türk şiirinde hecenin en çok 7'Ii, 8'Ii ve II'Ii
kalıpları kullanılmıştır.
'Dizelerdeki ünlüler sayılarak veya sözcükler
hecelerine ayrılarak bulunur.
Hece Ölçüsü (4+3—7 duraklı)
Dere boyu saz olur
Gül açılır yaz olur
Ben yârime gül demem
Gülün ömrü az olur
Hece ölçüsü (4+4—8 duraklı)
Geldi geçti ömrüm benim
Şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle geldi
Bir göz açıp yummuş gibi
Hece Ölçüsü (
4+4+3:11 duraklı)
Rüzgâr eser dallarınız atışır
Kuşlarınız birbiriyle ötüşür
Ören yerler bu bayramda çok üşür
Bülbül niçin yaslı bakışır dağlar
Durak
'Dizelerin içinde yer alan duraklama yerlerine durak denir.
'Duraklar, sözcüğü bölmez. Durak, şiirde vurgunun bir sonucudur.
'Dizelerde durak yapılan yerler (I) işaretiyle gösterilir.
'Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde şiirin her dizesinde
farklı durakların olması o şiirin duraksız olduğu anlamına gelir.
Ben yürürem / yane yane (4+4)
Aşk boyadı / beni kane (4+4)
Ne âkilem / ne divane (4+4)
Gel gör beni / aşk neyledi (4+4)
2
şiiR BİLGİSİ ı
öl-cü
Aruz ölçüsü
O Hecelerin
uzunluk
göre kurulmuş bir ölçüdür.
ve
'Ünsüzle biten heceler uzun ya da kapalı (-), ünlüyle biten
heceler kısa ya da açık (.) olarak çözümlenir.
'U Aruz ölçüsü, Arap nazım ölçüsüdür. İslamiyet'in yayılmasından
sonra İran ve Türk edebiyatlarında kullanılmıştır. Türk edebiyatına
İran (Fars) edebiyatından geçmiştir.
ODurakIar, sözcüğü ortadan bölebilir.
Sözcükler kalıplara uydurulurken onların söyleniş biçimlerini
bozmamak gerekir. Ne var ki ozanlar, kimi zaman bunu başaramamış;
sözcükleri aruz kalıplarına uydurabilmek için onların söylenişlerini
bozmuşlardır. Bu da aruz kusurlarına yol açmıştır.
Aruzla ilgili kavramlar şunlardır:
a.İmale (uzatma): Ölçüde, kapalı hece gereken yerlerde açık
heceyi uzatarak okumaktır.
bZihaf (kısma): Aruzda, ölçü zorunluluğuyla Arapça ve Farsça
sözcüklerdeki uzun bir heceyi kısa okumaktır.
c.Med (çekme): İki kapalı hece arasında açık hece bulunması
gerektiğinde bir uzun ünlü ve bir ünsüzle biten birinci heceyi
imaleden biraz daha uzun okumaktır.
d. Takti (kesme): Aruz ölçüsünde dizelerin durak yerlerinin
belirtilerek kesik kesik okunmasıdır.
e.VasI (Ulama): Bir sözcük sessiz harfle biter, ondan
sonra gelen sözcük sesli harfle başlarsa ulama yapılır.
Serbest Ölçü
Herhangi bir ölçünün kullanılmadığı şiirlerin ölçüsüdür.
O Türk edebiyatında serbest ölçü, Cumhuriyet'ten sonra
büyük bir gelişme gösterir.
"Serbest şiirin yaygınlaşmasında başta Nazım Hikmet
olmak üzere toplumcu şairlerin ve
Garipçilerin büyük etkisi olmuştur.
Gemiler geçer rüyalarımda
Allı pullu gemiler, damların üzerinden
Ben zavallı
Ben yıllardır denize hasret
Bakar ağlarım
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
Redif ve Uyak (Kafiye)
Redif
• Uyaktan sonra gelen, aynı görevde olan ek veya sözcüklerdir.
Ek ve sözcük hâlinde olmak üzere iki türdür.
Ek Hâlinde Redif
Ben sizinle sarmaş dolaş olmuşum, dalgalar
Doyurmaz artık beni bayraklar, bandıralar
İki dizede de çoğul eki olarak kullanıldığı için ek rediftir.
Sözcük Hâlinde Redif
Doğru söylerim halk razı değil
Eğri söylerim Hak razı değil
iki dizede de aynı anlam ve
ram değil-
görevde olduğu için sözcük rediftir.
Uyak (Kafiye)
Dize sonlarındaki ses benzerliğidir.
EL YüFIi.ij Dize sonlarındaki tek ses benzerliğidir.
Kış gününde güller bitmez
Dalında bülbüller ötmez
Ek redif (geniş zamanın olumsuzu)
L Yarım uyak
II
b Dize sonlarındaki iki ses benzerliğidir.
Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum
Kimdir o, nasıldır diye rüzgârlara sordum
Kişi eki (Ek redif)
Belirli geçmiş zaman eki (Ek redif)
L Tam uyak
Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğidir.
Olur mu dünyaya indirsem kepenk
Gözyaşı döksem Nuh tufanına denk
-enk.
Zengin uyak