7.
8.
9.
Türk edebiyatında Ahmet Mithat Efendi'nin Felâtun Bey'le
Rakım Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba SeLL
dası, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kiralık Konak, Yakup
Kadri Karaosmanoğlu'nun Şıpsevdi, Peyami Safa'nın
Fatih—Harbİye İsimli eserleri yanlış Batılılaşmayı konu
edinen romanlara örnek olarak gösterilebilir.
Yukarıdaki cümlede numaralanmış eserlerin hangileri
birbiriyle yer değiştirirse bilgi yanlışl giderilmiş olur?
A) I ile II
D) III ile IV
B) ı ile ıv
C) II ile III
E) IV ile v
Aşağıdaki romanlardan hangisi, yanlış Batılılaşmayı
işlemesi bakımından Recaizade Mahmut Ekrem'in
"Araba Sevdası" romanıyla ilişkilendirilebilirl
A) Feıatun Beyne Rakım Efendi
B) Cezmi
C) Karabibik
D) Sergüzeşt
E) zetıra
Hemen bütün mirasyedilerin düşündüğü gibi Bihruz Bey
de babadan kalma serveti yemekle bitmez tükenmez
sanıyor, har vurup harman savuruyordu. Sonunu hiç dü-
şünmekşizin giriştiği Ölçüşüz harcamaya Önce paralardan
başlandı. Para suyunu çekince İstanbul tarafındaki en az
gelir getiren dükkânlar birer birer defedildi, Daha sonra
Beyoğlu'ndaki Önemli mağazalara sıra geldi. Bunlar da
elden çıkarıldı. Gelir namına Galata'da bir han kalmıştı.
Nihayet o da okutuldu, Mülk olarak kala kala Süleyma-
niye'deki konakla Küçük Çamlıca'daki köşkten başka bir
şey kalmamıştı. Bu mali çöküntüye rağmen Bihruz Bey,
daldığı sefahat bataklığında arabasıyla, debdebesiyle ve
etrafını saran dalkavuklarıyla yuvarlanıp gitmeye hâlâ
devam ediyordu.
Aşağıdaki yapıtlardan hangisi bu parçanın yazarına
ait değildir?
10.
269
Bu eşer, Cezayir'de büyümüş, Fransa'da eğitim görmüş
ve tıp eğitimini tamamladıktan sonra devletine hizmet
etmek için İstanbul'a gelmiş bir gencin, Mansur'un roma-
nıdır, İdealist bir genç olan Mansur, yazarın bütün olumlu
özellikleri —zaman zaman abartılarak- üzerinde topladığı
bir tiptir, Devletine hizmet etmeyi en Önemli amaç edin-
miştir, Ancak göreve başladığı bir devlet dairesindeki
olumsuzlukları görmesi onu hayal kırıklığına uğratır. Buna
rağmen hizmet duygusunu kaybetmez. Doktorluktan elde
ettiği kazancını halkın eğitimi için harcar, Romanın so-
nunda gittiği Manisa'nın bir köyünde okul açarak ideal
anlamda eğitimi gerçekleştirir. Aynı şekilde memleketi
Cezayir'deki Öğrenciler İçin de bir okul kurdurur, Eği-
timi, özellikle de kadınların eğitimini ülkenin "olmazsa
olmazlarının başında düşünür. Devlet uğrundaki son gö-
revİnİ de 93 Harbi'ne katılarak gösterir, Roman, devrinin
bütün çarpıklıklarını eleştirir. Devlet dairelerinin durumu,
yöneticilerin beceriksizliği, ahlaki bozulmalar, eğitimsizlik
hep onun eleştirilerinden nasibini alır,
Bu parçada sözü edilen eser ve yazarı aşağıdakilerin
hangisinde verilmiştir?
A) Recaizade Mahmut Ekrem - Araba Sevdası
B) Sami paşazade Sezai - Sergüzeşt
C) Şemsettin Sami - Taaşşuk—' Talât ve Fitnat
D) Ahmet Mithat Efendi - Felâtun Beyle Rakım Efendi
E) Mizancı Mehmet Murat- Turfanda mı Yoksa Turfa mı
Herhâlde Don Kişot'un niteliğini halka biraz anlatmakta
yarar var. Ancak o zaman hikâyemizin bu birinci bölü-
müne başlık yaptığımız kelimelerin değeri ve anlamı her-
keşçe anlaşılabilir.
Efendim! İspanya'nın en ünlü yazarlarından Cervantes,
"Don Kişot'un Serüvenleri" adıyla bir roman yazmış. "Don"
sözü, İspanyolcada soyluların kullandığı bir ünvandır.
"Kont" ve "dük" gibi ünvanların İspanya'daki karşılığıdır.
Demek ki "Kişot" kelimesinin de serüvencinin adı Olduğu
böylece anlaşılır. Milletimiz bakımından bu şahsın bir
benzeri aranırsa Nasrettin Hoca bulunur.
Ahmet Mithat Efendi'nin "Çengi" adlı romanından alı-
nan bu parçayla İlgili aşağıdakilerden hangisi söyle—
nemez?
o
A)
B)
C)
D)
E)
Taıjm-i Edebiyat
çok Bilen çok yanııır
Takdir—i Elhan
Istılahat—l Edebiyye
pejmürde
A)
B)
C)
D)
E)
Anlatmaya değil göstermeye başvurulmuştur.
Yararlılık, estetiklikten Önde tutulmuştur.
Olayın akışı kesilip konu dışı bilgi verilmiştir.
Geleneksel anlatım yöntemlerine (meddah) başvurul-
muştur.
Sanatsal metnin yapısının içinde öğretici metnin Özel-
likleri görülmektedir.