TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
T.C. MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
Tiyatro - Giriş
AYT
2.
ADIM
2.
Tarihe dayalı Oyunları yazmadan Önce tarih kaynaklarına yöneli-
yor, bu bilimin bana sağladığı bütün belgeleri inceliyor, bu arada
gerekli notlar alıyorum. Daha sonra kuluçka dönemi başlıyor.
Tarihin kişileriyle birlikte yaşıyor, onlarla sevinip onlarla kaygı
duyar bir hâle geliyorum. Derken onlarla Özdeşlik kuruyor, onlar
oluyorum. Orneğin Sultan Murat, Kösem Sultan, Topal Recep
paşa Oluyorum. Dramatik şiirin Öbür şiir türlerinden farkı da bu-
radadır. Diyelim lirik şiirde şair hep kendisi olarak konuşur. Galip
"isterim hüsnün gibi cevrine pâyân olmasın / Tek seni sevmek
cihan halkına âşân olmasın” derken, Galip Olarak söyler bu
mısraları. Oysa Shakespeare, örneğin Hamlet oyununda başka
kişilerin ağzından konuşur. Hamlet olarak konuşur. Ophelia ola-
rak konuşur... Gerçi destan şairi de birtakım kişileri konuşturur
ama onun kişileri şairden bir türlü kopamazlar; romanda Olduğu
gibi, sürekli olarak yazann güdümündedirler. Dramatik şiirde ise
kişiler kendi başlarına vardırlar, yazarı hiç göremeyiz ve yazar
kendini ne denli hissettirmezse 0 denli başarılıdır.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen tiyatro
türünün Özelliklerinden biri
A) Seçkin bir üslup kullanılır.
B) Ahlak ve erdeme önem verilir.
C) Genellikle manzum olarak yazılır.
D) Konular günlük hayattan alınır.
E) Üç birlik kuralına UYUlUr.
Erkek — (Acele, yavaşça) Konuya girsem mi artık?
Garson — (Yavaşça) Hiç durmayın, hemen girin.
Erkek — Keşin konuşayım, değil mi? Yukarıdan atayım mı?
Garson — KIŞ sonu ayazları gibi sert eşin, bayım! Cıvataları
gevşemiş bir doğanın yağmurları gibi yağın şakır şakır!
Erkek — Evet, öyle yapacağım. (Bir susuş) Oyle yapacağım.
(Kadına yönelerek) Bayan, ben bir iş adamıyım! Bence herkes
3.
4.
de bir iş adamı olmalıdır. Çünkü her şey bir iştir.
(Garsona) Giriş nasıl?
Garson — Aristoteles'in söylevlerinde bile yoktur böylesi.
Bu tiyatro metniyle İlgili aşağıdakilerden hangisi
Olarak söylenir?
keşin
A)
B)
C)
D)
E)
Konuşu günlük hayattan seçilmiştir.
Toplumsal çarpıklıkları göstermek amaçlanmıştır.
Kusursuz, ağır başlı bir üslup kullanılmıştır.
Kahramanları, tarihten ve soylu kişilerden seçilmiştir.
Oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır.
Beyazıt: (Vahşi bir hiddetle döner.) Yalan söylersin bre na-
bekâr (hayırsız), yalan! Dünya bir araya gelse, bir araya gel-
şeydi de, vadedilseydi ona, yine de babasının sakalının tek
teline değişmezdi. Zincirlerin zapt edemeyeceği bir aslanken
babasının bir sözüne bent Oldu. Buraya geldi, bir kuzu gibi,
kendi ayağıyla, kurban olmaya... Çocuk değildi... Budala
da değildi... Nereye gittiğini biliyordu. Niçin gittiğini biliyor-
dil. Böyle Olduğu hâlde irkilmedi bile. Ölümden korkmazdı.
Alçaklıktan yılardı, alçaklar elinde kaldı yazık.
Rüstem: (Hürrem'e) Şehzade bizi kasteder sultanım.
Beyazıt: (Ona doğru atılır.) Yaaa... yaa... yaa... Sizi kastede-
rim devletli, size söylerim. Her kim ki alınır ona söylerim.
Hürrem: (Rüstem'le Beyazıt arasına girerek) Size daha
ehemmiyetli bir vazife verilmiştir paşa unutmayın.
Rüstem: (Baş eğer çıkar.)
Bu parça İle İlgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A)
Bir komediden alındığı
B)
Uç birlik kuralına uyulduğu
C)
Kahramanlarının halktan seçildiği
D)
Tarihî bir olayı konu edindiği
E)
Monologlardan oluştuğu
• Hayatın hem acıklı hem de gülünç yanlarının bir arada ve-
rİldİğİ Oyundur.
• Yazılı metne dayanmayan, kurgulanmamış tiyatro eseri,
bir nevi doğaçlamadır.
• Tiyatro eserine göre sahneyi düzenlemek için gerekli olan
nesnelerin genel adıdır.
• Oyunlarda, gerek duyulursa oyunculara sözleri fısıldayan
yardımcı kişidir.
Aşağıdaki tiyatro terimlerinden hangisi bu tanımlardan
biriyle eşleştirilemez?
A) Dekor
D) Tuluat
B) Dram
C) Suflör
E) Aktör