TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
T.C. MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
Anlam Bilgisi-2
AYT
2.
ADIM
2.
Divan şiiri yaklaşık yedi yüzyıl boyunca kültür hayatımızı et-
kilemiş ve kültürümüze damgasını vurmuş çok Özel bir şiirdir.
Ancak dilinin ağır olması ve anlamın kapalı olmasından do-
layı birçok kişi tarafından eleştirilmiştir. Divan şiirini İlk kez
okuyan kişiler genellikle bu şiire Ön yargıyla yaklaşır. Divan
şiirinin mantığını kavrayamayan ve altındaki gizli anlam hah-
çelerjnjn varamayan Okuyucunun aslında bu şiire bu-
run kıvırması çok da yadırganacak bir durum değil.
Bu parçadaki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşa-
ğldakilerin hangisinde vardır?
A) Yazarın romanlarında olayları anlatırken betimlemeleri
yoğun bir şekilde kullanması okuyucuyu zaman zaman
sıkıyor.
B) O, denemelerinde anlatmak istediklerini lafl dolandırma-
dan doğrudan doğruya anlatmayı tercih etmiş.
C) Onun şiirleri bir çırpıda okunmaz, anlam derinliklerine
ulaşmak İçin şiirlerini yavaş yavaş, sindirerek okumalısı-
D) Yazar, öykülerinde dili o kadar akıcı kullanmış ki onun
Öykülerini okumaya başladınız mı elinizden bırakamıyor-
sunuz.
E) Şair, şiirlerinde alışılmış şiir kalıplarını kullanmaktan kaçı-
nıp şiirlerini bambaşka biçimlerde yazmayı tercih etmiş.
Şiir, bizimle hayat arasında bir bağ kurduğu vakit, bizim İçin
var olmaya başlıyor. O bazen bize beklenmedik bir anda bir
sırrın anahtarını veriyor. Onu okuduktan sonra dünyaya ve
insanlara başka bir gözle bakmaya başlıyoruz.
Bu cümlede anlatılmak İstenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şiir, geçmiş ile gelecek arasında bir köprüdür.
B) Şiir bize hayattan bir şeyler verdiği sürece varlığını de-
vam ettirir.
C) Şiir, farklı zamanlarda, farklı yorumlara neden olur.
D) Şiir, insanların duygu ve düşüncelerini geliştirdikçe varlı-
ğını sürdürür.
E) Şiir, insanlara geleceği görmede yol göstericidir.
3.
4.
19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde, kültürel ve siyasi bir hare-
ketin (Sonuç) olarak ortaya çıkan yenileşme dü-
şünceşi, edebiyat alanında da büyük (bir olgunun
çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki). Yöntem
olarak Batılı; zihniyet ve Öz açışından millî bir gaye taşıyan
Tanzimat Edebiyatı, yeni türleri de beraberinde getirir. Bu
türler arasında hikâye ve roman, zamanla diğer türlerden bi-
raz daha öne çıkmaya başlar (ayrıcalıklı olmak). Hikâye ve
roman, Olay çevresinde gelişmesi ve topluma iletilmek işte-
nen mesajları estetik bir duyarlılıkla dile getirmesi açısından
etkili türler olarak henjmşenjr (kabul görmek). Dönemin, ge-
rek tercüme gerek telif roman ve hikâyelerinde görülen ana
sorunlardan biri "adlandırma" (çözümü belli Ol-
mayan). Bu dönemde hikâye ve roman kavramları, kimi za-
man birbirinin yerine kimi zaman da tek tür için birlikte kulla-
nılır.
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı
parantez İçinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
C) III
D) ıv
(I) Modern insanın tarihinde bir dönem daha kapandı. (II) Bazı
kimseler sona eren şeyin modernliğin kendisi Olduğunu şöy-
lüyor. (III) Bunlar arlık postmodem bir çağda yaşadığımız ka-
nısındalar. (IV) Ama kimileri de postmodern diye adlandırılan
durumun modernizmin yeni bir evresinden başka bir Şey olma-
dığını öne sürüyor. (V) Bana kalırsa modernizmin sona erdiğini
söyleyenler de modemizmin yeni biçimler bularak devam etti-
ğini anlamadıkları Çin bu tezleri savunur hâldedirler.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde ne-
den-şonuç İlişkisi vardır?
C) III
19