Türk Dili ve Edebiyatı - Sosyal Bilimler-1
21.
22.
Sanatçı'nın Türk öykücülüğüne kazandırdığı en somut
katkı "hayat"lardır. "İşçilik, kâtiplik, ırgatlık" yapan,
bireysel yaşantısı hep ekmek kavgasıyla geçmiş olan
sanatçı için yazmak, enikonu bir 'ekmek kapısı"dır.
Bu yüzden o kelimenin tam anlamıyla bir "yazı işçisi"dir
ve yazarlık mesleğinde tutunmak zorundadır.
Ekmek Kavgası'nda yoksulluğu, haksızlığı, yaşam
kavgasını; bu ülkenin göz yumulan, görülmek
istenmeyen gerçeklerini yazmıştır. Uzun bir hikâye olan
72. Koğuş, yazarın gözlemlediği hapishanedeki çarpık
yaşamı anlatan bir eserdir. Sanatçının bazı hikâyelerinde
kadın ve kadınların sürüklendiği koşullar anlatılır.
Bir Ölüye Dair, Bir Kadın, Teber Çelik'in Kansı bu
hikâyelerden bazılarıdır.
Bu parçada söz edilen yazar aşağıdakilerden
23. 1940 kuşağı olarak da adlandırılırlar. Bu kuşağın şiirine
genel hatlarıyla bakıldığında şunlar söylenebilir: Şiiri
ideolojiyi yansıtmanın aracı olarak görmüşlerdir.
Basamaklı şiiri benimsemişler; yoksulluk, sınıf çatışması,
özgürlük, savaş karşıtlığı gibi konuları işlemişlerdir.
Şiirde ölçüyü dışarıda bırakmışlar, yalın, anlaşılır bir dil
kullanmışlar; geleneksel sanat anlayışına karşı
çıkmışlardır. Dili, daha çok alıcıyı harekete geçirme
işleviyle el almışlardır. Anlatım bakımından şiirlerinde
söylev niteliği ağır basmıştır.
Bu parçada anlatılanlardan hareketle
aşağıdakilerden hangisi şğyJgngmçg?
hangisidir?
A) Orhan Kemal
C) Aziz Nesin
B) Sabahattin Ali
D) Mustafa Kutlu
E) Kemal Tahir
A)
B)
C)
D)
E)
Toplumcu şiir, sosyalist gerçekçi şiir veya toplumcu
gerçekçi şiir ifadeleri bu anlayış için kullanılmaktadır.
Bu anlayışı benimseyen sanatçılar; Nazım Hikmetten
ideolojik olarak etkilenmiş, Nazım Hikmet'in şiir
anlayışını geliştirerek kullanmışlardır.
Bu kuşağı, dönemin siyasal - toplumsal atmosferi ve
II. Dünya Savaşı etkilemiştir.
Aralarında Cahit Irgat, Hasan Hüseyin Korkmazgil,
Metin Eloğlu ve Ahmet Arif'in bulunduğu şairlerin şiir
anlayışlarından bahsedilmektedir.
1940'lı yıllarda Türk şiirinin; nazım birimi, ölçü ve
kafiye gibi şekilsel unsurlarının geleneksel şiir
anlayışına yaslandığı ifade edilmiştir.
Yazar, kadın sorunlarını gündeme getirdiği romanlarıyla
Türk romancılığına yeni bir soluk getirmiştir. Yapıtlarında
anlatım tekniği olarak geriye dönüşler, anımsamalar,
iç çatışmalar kullanmıştır. Yaşamında tanık olduğu
konuları; eleştirel, gerçekçi ve toplumcu romanlarına
aktarmıştır. Eserlerini gençler ile egemen güçler
arasındaki çatışma ile gençlerin kendi aralarındaki
çatışmaları üzerine yoğunlaştırmıştır. İlk romanı
Yürümek'le azınlıklar sorununu insancıl bir yaklaşımla
incelemiştir. Gözleme dayalı inşan portrelerinden
toplumsal bir kesit sunduğu Yenişehir'de Bir Oğle Vakti
romanıyla Orhan Kemal Roman Odülü'nü almıştır.
Ölümünden sonra yayımlanan son romanı Hoş Geldin
Ölüm'de çaresiz kansere karşı verdiği yaşam
mücadelesini anı tadında anlatmıştır.
Bu parçada söz edilen yazar aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Gülten Akın
C) Latife Tekin
aropağyayınıarı
B) Sevgi Soysal
D) Nezihe Meriç
E) Füsun Akatlı
9
24. (I) İnsanı, toplumsal çevrenin ve biyolojik kalıtımın ürünü
olarak görürler. (II) inşan ruhunu, duygu ve
düşüncelerini maddeye indirgemişlerdir. (III) Kişi ve
çevre betimlerine çok fazla yer vermişler, ayrıntılı
betimlemeler yapmışlardır. (IV) Realistlerin de
benimsediği "sanat için sanat', ilkesini geliştirerek ileriye
taşımışlardır. (V) Roman kişilerini kendi ağızlarıyla
konuşturduklarından argoya, sokak diline geniş yer
vermişlerdir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde
natüralist sanatçıların Özellikleri İle İlgili bilgi
yapılmıştır?
C) III
Diğer sayfaya geçiniz,