TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
6.
7.
8.
15
Şimdi Vaniköyü'nden geçtikçe bunlar gözümün önünde
canlanıyor. Bursalı Rıza Efendi'nin yalısındaki ders odamı-
Zl görüyorum. Sonraları Beyazıt'ta mürekkepçilik ve mühreli
kâğıtçılık ettiğini gördüğüm hocamızın duvarda asılı falaka
değneğini hatırlıyorum. Kargacık burgacıkla son bulan elif-
ba dersimizi, Rıza Efendi'nin yalısındaki ihtiyar ayvazı, beni
mektepten almaya gelen lalam Halil Ağa'yı düşünüyorum.
Halil Ağa babamın da lalasıydı, evde ailemiz üyelerindendir
gibi teklifsizdi ve beni gözü gibi severdi. İşte bu emektar Halil
Ağa ile ömrümde ilk "matbaa"yı gördüm.
Bu parçada aşağıdaki edebi türlerden hangisine ait Özel-
likler ağır basmaktadır?
C) Deneme
9.
10.
11.
1. ADIM
20/21 Ağustos 1922 gecesi Birinci ve İkinciOrdu Komutanlarını
da Cephe Karargâhına çağırdım. Erkan-' Harbiye-i Umumiye
Reisi ve Cephe Komutanının da hazır bulunmasıyla taarruzun
şekli hakkındaki görüşü, harita üzerinde kısa bir savaş oyunu
tarzında izah ettikten sonra, Cephe Komutanına o gün ver-
miş olduğum emri tekrar ettim. Komutanlar harekete geçtiler.
Taarruzumuz, strateji ve aynı zamanda bir taktik baskını hâlin-
de yürütülecekti. Bunun mümkün olabilmesi için kuvvetlerin yı-
ğınak ve hazırlıklarının gizli kalmasına önem vermek lâzımdl.
Bu sebeple bütün yürüyüşler, gece yapılacak; birlikler gündüz-
leri köylerde ve ağaçlıklar altında dinleneceklerdi.
Bu parçada aşağıdaki edebî türlerden hangisine ait Özel-
likler ağır başmaktadır?
A) Anı
D) Gezi yazışl
B) Sohbet
E) Otobiyografi
A) Mektup
B) Gezi Yazışı
D) Deneme
C) Sohbet
E) Günlük
Edebiyat, sanat, spor, politika, bilim, iş vb. alanlarda başarı-
II, tanınmış kişilerin doğumlarından itibaren yaşam evrelerini
anlatan yazı türüne "biyografi" denir. Biyografisi yazılan kişi-
ler, özgün ve ilgi çekici yönleriyle ele alınıp incelenirken bir
yandan da gerçeklerin üzerinde önemle durulmalıdır. Bu ne-
denle biyografi yazarının hayatını yazacağı kişiyle ilgili bütün
kaynakları ve belgeleri incelemesi gerekmektedir. Biyografi
türünün ilk ömeklerine eski Yunan kaynaklarında rastlanmak-
tadır. Türk edebiyatındaki bu türün özelliklerini taşıyan ilk
eserlerdir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi
getirilmelidir?
A) divanlar
C) salnameler
B) menakıbnameler
D) münşeatlar
E) Şuara tezkireleri
Yahya Kemal, 1902'de on yedi yaşlarındayken Usküp'ten
İstanbul'a gelmiş, bir sene burada kalmış, galiba Sarıyeflde
oturmuş ve bir müddet Robert Koleje devam etmişti. O za-
manki matbuatın Baba Tahir'i ile biraz görüşmüş ve onun
neşrettiği İrtika ve Muşawer Malumât mecmualarında, Agâh
Kemal ismiyle bazı manzumeler neşretmişti. Hatırlıyorum ki
o zamanlar Tevfik Fikret'in tesiri altında görünüyordu. Fakat
kendisi bu eski hatıralarını hiç sevmediği hatta İnkâr ettiği İçin
bunlardan hiçbir zaman bahsedememiştik.
Bu parçada aşağıdaki edebî türlerden hangisine ait özel-
likler ağır başmaktadır?
Aşağıdakilerin hangisinde anı türüyle İlgili bir bilgi yanJJşJ
vardır?
A) Anı türünde birinci kişi anlatımı söz konuşudur.
B) Edebiyatımızda Tanzimat'la yaygınlık kazanmıştır.
C) Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış olanı anlatır.
D) Ciddi bir üslup ve nesnel bir bakış açışıyla yazılır.
E) Tarihî gerçeklerin öğrenilmesi açışından önemlidir.
Dış kapının kemeri altından Tac Mahal'e bakıyoruz. Servili
bir su kanalının sonunda onun klasik olduğu kadar esrarlı
güzelliği ve bilhassa hatırası, bizi kendisine doğru çekiyor.
Geniş bir mermer taraça ortasında büyük bir kubbe ve yanın-
da daha küçük kubbeler... Nispetlerinde o kadar ahenk var ki
uzaktan görülen 0 sadelik, yaklaştıkça bir ihtişam manasına
bürünüyor. Kapı eşiğinde ise ulu ve baş döndürücü bir heybe-
te dönüşüyor.
Bu parça aşağıdaki edebi türlerin hangisinden alınmış
olabilir?
A) Röportaj
A) Mektup
D) Söylev
B) Anı
C) Biyografi
E) Günlük
B) Anı
D) Gezi yazışl
C) Günlük
E) Deneme