Örnek Soruyu Değiştir

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 4. 13 Olabilir olan aynı zamanda inanılır olandır. Gerçekte olmamış bir şeyin olabilirliğine kolay kolay inanmayız. Arna gerçekten olan bir şeyin olabilirliği apaçık ortadadır. Çünkü olanaksız olsaydı gerçekte olmayacaktı. O hâlde tiyatro olabilir olana yönelmelidir. Aşağıdaki parçalardan hangisinin dramatik Örgüsü bu görüşle Örtüşmez? A) Semra: Yarın hep birlikte sinemaya gidelim. Banu: Bence diğer kızları da bulmalıyız. Şükran: Haftaya bugün onları da çağırıp benim evimde toplanalım. Banu: Tamam. Semra: Ama yine de yarın sinemaya gidelim. Banu: Peki, gidelim. Semra: Tamam Öyleyse. B) Yaşlı Erkek: (Öfkeyle kâseyi alır, kadının kucağına verir.) AI! Hurmaların da senin olsun! Yaşlı Kadın: Miden bozulacak. Yaşlı Erkek: Niye bozulsun midem? Kadayıfı bile şakla- mışsın. Yaşlı Kadın: (Alttan alır.) Ye. Yarasın. Sakladıysam... Belki bir gelen falan Olur. Yaşlı Erkek: (Keser.) Kimse gelmez! Herkesin işi var, gücü var! Kimse gelmez! C) Cemal: Hayırdır? Ne o elindeki valiz? Feride: Günaydın baba. Girebilir miyim? Cemal: Gir bakalım. Feride: Bir müddet burada kalabilir miyim? Cemal: Niye? Bir sorun mu var? Feride: Biraz kafamı dinlemek İstiyorum da. D) Nihat: Oynayıp durma Şu kanallarla. Reklam bitmiştir. Aç şu maçı arlık. Hülya: Bize ne İtalya liginden? Sabahtan beri şen İzliyor- Sün, biraz da ben izlemek istiyorum. Nihat: Aç dedim sana. Az kaldı, bitmek üzere. Hülya: Boş ver ya. Ne lazım sana elin futbolu? E) Armağan: Sarı karga, sence ben bu yolculuktan vazgeç- şem mi? Dede ile ninenin evi çok rahattı. Sarı Karga: Yapma dostum. Bir kuş asla hayallerinden vazgeçmez. Kanatların şeni nereye uçurursa, Oraya git- melisin. Armağan: İyi de ben nasıl gideceğim papağan adasına? 5. 6. 3. ADIM Tiyatroda monolog, oyundaki bir kişinin kendi kendine konuş- maşı, dışa verilen iç şeşidir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir monologdur? A) B) C) D) E) Garson — Bayan A bulaşıklarını kuruladı, kahvesirün son yu- dumunu Çti, sokağa çıkmak üzere, Bay B sinir krizi Çinde kızının Okul Mevini bitirmesini, daha da beteri eşinin hazırlanmasını bekliyor. Arna evet, boşuruyrrılş umutsuzluğu hazırlandı Çte. Burkan — Bakın hele kimler varmış burada? Akın — (Selim'in yanına gider, hayretle elbisesine ba- kar.) Vay, bu ne kılık böyle? Zülfikâr Ağa — Macaristan'a ilk geçtiğimiz gün, kendi canınızı tehlikeye koymuştunuz da düşmanın elinden bir delikanlının canını kurtarmıştınız. Hatırınızda mıdır? Mıknatıs Çocuk: Ben mıknatıslıyım! Emre: Ben de Ankaralıyım ne var yani? Mıknatıs Çocuk: Of, sen de bilmiyorsun. Mıknatıs gibi- yim, demire yapışıyorum. Pişekâr: Evet, hatta ben korkumdan evin bodrumuna kaçmıştım. Sen nerede idin? Mizansen, sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler. Rejisör, sinema ve tiyatroda eserin sahnelenin- ceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen. Suflör, tiyatroda, kuliste durarak Oyunculara sözlerini fışıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı. Tirat, bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip uygulanması. Dublör, tiyatroda ve sinemada bir rolün yedek oyuncusu. Bu parçadaki bilgi yanlışının giderilebilmesi İçin numa- ralanmlş terimlerden hangileri yer değiştirmelidir? A) ive IV D) II ve ıv B) ive V C) ve III