TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
8.
9.
15
(I) Makale, gazetecilikle birlikte gelişen bir türdür.
(II) Edebiyatımızda ilk makale Servetifünun Dönemi'nde ya-
yımlanmıştır. (III) Şinâsi tarafından Tercüman-' Ahvâl gazete-
sinde yazılmıştır. (IV) Nâmık Kemal, Ziyâ Paşa, Ahmet Mithat
Etendi gibi yazarlar, bu türde metinler yazmışlardır. (V) Daha
sonra dergilerde de yayımlanmaya başlayan makale türü, ül-
kemizde bilimin gelişmesi ve bilimsel kuruluşların sayısının
artması ile gelişmiştir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi
yanlışı vardır?
10.
12.
2. ADIM
Yazmakla yaşamak arasındaki zıtlık veya kopukluk Batılı dü-
şünce ve edebiyat hayatının bir özelliğidir. Türkiye'yi de Batılı
düşünce ve edebiyat çemberi içinde kabul etmek gerektiği-
ne göre bizim ülkemiz için de bu zıtlık geçerlidir. Batılı hayat
içinde yaşama ve yazma arasındaki zıtlık anlaşılmayacak bir
Olay değildir. Çünkü Batl düşüncesi inşanı maddi ve manevi
olmak üzere temel bir ayrıma tabi tutmuştur.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış
olabilir?
A) Deneme
D) Söyleşi
B) Fıkra
C) Makale
C) III
D) IV
E) Eleştiri
Sizin için günün en iyi saati hangi saattir hiç düşündünüz mü?
Şair tabiatlı olanlar akşam saatlerini severler. Güneşin batışı
insana tuhaf bir hüzün verir. En çok kendi kendimizle kaldığı-
mız saatler giden günün arkasından gecenin ağır ağır geldiği,
daha doğrusu gündüzlerin bizleri gecelere devrettiği 0 saat-
lerdir. Kuşlar o saatlerde neden telaşlıdırlar, pek bilmem ama
tabiat yavaş yavaş durulur; etrafla beraber insanın ruhuna
da bir sessizlik çöker. Sonra gece, 0 uçsuz bucaksız gece,
kendi hayatını sürmeye başlar. Evet, şair tabiatlı olanlar ak-
şam saatlerini severler. Yemek düşkünleri de öğle saatlerini.
Dünya nimetlerinin lezzetlerine kendilerini kaptırmış olanlar
öğle vaktinin gelmesini iple çekerler. Öğle yemeğinden sonra
gelen rehavetin tadı hiçbir gece uykusunda bulunmaz. Ama
yaş ilerledikçe inşanlar sabah saatlerini sever Olur. Dünyayı
sabahın saat beşinde; kurtlar, kuşlar henüz uyanmadan ta-
biat daha mahmurken seyretmek ancak o yaşlarda tadına
varılır zevklerdendir.
Bu parçada sohbet türünün,
I. Yazarın kişisel düşünceleri ağırlık kazandığı için öznel bir
dil vardır.
II. Yazar, düşüncelerini kanıtlamaya çalışmaz.
III. Mizahi fıkralardan, atasözlerinden veya anekdotlardan,
şiirlerden kesitler verilebilir.
IV. Yazar kendine veya okuyucuya sorular yöneltebilir ve bu
sayede yazıyı canlı ve akıcı tutabilir.
V. Samimi bir dil ile okuyucuyla karşılıklı konuşma havasında
yazılır.
özelliklerinden hangisi
11 — ilk Ödülünüz neydi? ilk defa ne zaman Ödül aldınız?
— O sene iki ödül aldım. Hangisini önce hangisini sonra al-
dlrT1, bilmiyorum. 1956'da Varlıkdergişi bir Ödül koydu, roman
ödülü. İlk ödülüm bu sanıyorum.
— Neydi?
— İnce Memed için. Jüri fevkalade bir jüriydi. Hiç aklımdan
geçmiyordu bana verecekleri, ilk romanıma verecekleri. Bir
sabah baktım ki Cumhuriyet gazetesinde, Varlık Ödülü bana
verilmiş. Yakup Kadri, Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Hamdi
Tanpınar, Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Selamettin
Batu... Hepsi aklıma gelmiyor. Müthiş bir jüri... Sadece İki
kişi bana vermemişti. Muhtar Körükçü, Kemal Tahife ver-
mişti. Bekir Sıtkı Kunt da -bir hikâyeci ve hâkimdi- Orhan
Hançerlioğlu'nun romanına vermişti. Yedi jüri bana vermiş-
ti. Ondan sonra Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün ile
Gazeteciler Cemiyeti Odülü'nü aldım.
Bu parçaya göre mülakat türü için hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Ele alınan konu İçin belge niteliği taşır.
Ciddi bir üslûp ve seçkin bir dil hâkimdir.
Görüşülen kişinin daha çok tanınmasını sağlar.
Adı geçen başka kişiler hakkında bilgi verir.
Soru-cevaplara dayalı bir türdür.
B) II
C) III
D) IV
Nâzım Hikmet'in Taranta Babu'ya Mektuplar adlı eseri; dra-
matik bir Örgü İçinde güncel, kişisel, yerel bir Olaya tarihsel,
toplumsal ve evrensel bir anlam kazandırır çünkü bu Olayı ta-
rihi maddecilik görüşüyle yansıtır, güncelin altında yatan sınıf
çatışmasını yakalar.
Bu parça hangi tür eleştiriye Örnek olabilir?
A) Eserle dış dünyaya dönük eleştiri
B) Sanatçıya dönük eleştiri
C) Esere dönük eleştiri
D) Ruh bilimsel eleştiri
E) Okura dönük eleştiri