TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
7.
8.
9.
15
(I) Bilimsel bir tezi savunma amacıyla alanında uzman ki-
şilerce yazılan bilimsel makalelerde söz oyunlarına ve ka-
palı ifadelere yer verilmez, düşünceler doğrudan aktarılır.
(II) Kelimeler genellikle temel anlamlarında kullanılır, bilimsel
terimlere yer verilir. (III) Öğretme ve bilgilendirmenin amaç-
landığı açıklayıcı anlatımla bir düşünceyi çürüterek yerine
karşı düşünceyi yerleştirmenin amaçlandığı tartışmacı an-
[atım biçimleri hâkimdir. (IV) Makalenin bilimsel yeterliliğine
zarar gelmemesi için uzun alıntılardan ve alıntılara sıkça baş-
vurmaktan kaçınılır. (V) Başkalarına ait düşüncelerin, sözle-
rin, verilerin, yapıtların tümünü ya da bir bölümünü kaynak
göstermeden kullanmaya tekzip denir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi
yanlışı vardır?
10.
11.
3. ADIM
I. Mülakatın ve röportajın alanı görüşülen kişiyle sınırlıdır.
II. Mülakat esas olarak mülakat yapılan kişiye sorular sorula-
rak gerçekleştirilir. Röportajda ise muhataplara soru sormay-
la beraber bir olayı öyküleme, izlenim ve betimlemelere yer
verme de söz konuşudur.
III. Mülakatta bir kişiyi sorulara verdiği cevaplarla tanıtmak
amaçlanır. Röportajda ise bir olayı sorgulamak, bir gerçeği
ortaya koymak suretiyle kamuoyunu aydınlatmak amaçlanır.
Mülakat İle röportajın karşılaştırıldığı numaralanmış
cümlelerden hangilerinde yanlışlık yapılmıştır?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) Yanlız III
C) I ve III
E) l, II ve III
C) III
D) ıv
Şinâsi'nin Tercüman-' Ahvâl gazetesinde yayımlanan Türk
edebiyatında ilk makale örneğidir. Hüseyin Cahit Yalçın'ın
Fransızcadan çevirdiği, Servetifünun dergisinin kapatılmasına
sebep olan adlı makale ile Ömer Seyfettin'in Genç Kalemler
dergisinde yayımlanan, Millî Edebiyat'ın dil anlayışını ortaya
koyan makalesi türün tanınmış örneklerindendir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi
şırasıyla getirilmelidir?
A) Müntehabât-l Eş'anm - Kavgalarım - Türklük Mefkûresi
B) Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi - Edebiyat ve Hukuk -
Yeni Lisan
C) Tercümân-l Ahvâl Mukaddimesi- Kavgalarım - Türklük Ülküsü
D) Müntehabât-l Eş'anm - Edebiyat ve Hukuk - Türklük Mefkûresi
E) Sarf Mecmuası - Kavgalarım - Yeni Lisan
işte, bir hikâye ortasında Ölümün ve hayatın şiiri. Burada Sait
Faik âdeta ölen dülger balığının ta kendisi olmuştur. Ölüm
duygusu ve düşüncesi, insanlarda yaşama sevincini ve var-
lığın güzelliği Şuurunu kuvvetli surette artırır. Biz Sait Faik'in
çağdaşları olan Cahit Sıtkı ve Orhan Veli'de de aynı karşıt
duygulara rastlarız. Bu duyuş tarzı, estetiğin karşıtların den-
geşİ prensibine de uyar ve bu yazarların eserlerinin Ç yapışı-
nı açıklar.
Sait Faik, diğer hikâyelerinde Olduğu gibi bu hikâyesinde de
çevreye geniş yer verir. Yaşamak, çevreye uymak, çevre ile
canlı münasebetler kurmak demektir. Dülger balığı kendi
çevresinde mesuttur, çevresini değiştirdi mi Ölür.
Bu parçanın aşağıdaki yazı türlerinden hangisine ait 01-
düğü söylenebilir?
A) Deneme
D) Makale
B) Fıkra
C) Eleştiri
E) Söyleşi
Sait Faik'in Hişt, Hişt adlı Öyküsünü inceleyen bir eleştirmen,
Öyküyü şöyle yorumlar:
"Hişt diyen kim? Okurken, biz de Öykü kişisiyle, sonra bah-
çıvanla birlikte, arıyoruz. Bu konuda metnin doğrudan doğ-
ruya ilettiği varsayımları izliyoruz. Arkadan seslenen biri
mi? Devedikenleri, karabaşlar, yapraklar mı? Kuş mu, yılan
mı, tosbağa mı, kirpi mi? Çalılar arasında saklanan biri mi?
Eşeğin otları yerken çıkardığı ses mi 'hişt!'? Öykü kişisinin
düştüğü zihinsel bir yanılsama mı? Oykü kişisi kendi kendi-
ne mi 'hişt!' diyor boyuna? Bahçıvan mı? Papazın Oğlu mu?
Okumamız boyunca metnin sözcükleriyle bilincimizde uyan-
dırılan bu soruların yanıtı hep açık kalıyor. Oykü kişisi İçin de
Öyle. Bir ara kendi kendine 'hişt!' demeye karar vermesi daha
da karmaşıklaştırıyor durumu bizim için. Öyküdeki kişi sanki
vazgeçiyor 'hişt!' diyeni aramaktan. Bahçıvanla söyleşirken
bir an işi şakaya vuruyor bu konuda. Metinde dile getirilen bir
dizi varsayımdan bir çıkarsama yapma işi okura kalıyor.
Metinle, dolayışıyla da yazarla bir şeyi paylaşıyoruz. Biz de
işitiyoruz 'hişt!' çağrısını. Metin, yeni bir deney eklemiş Oluyor
yaşamımıza. Metnin, daha ilk anda seslenerek okuru içine
çekiverdiği soru-yanıt zinciri bu deneyle noktalanıyor."
Bu parçada eleştirmenin izlediği eleştiri türü aşağıdakiler-
den hangisidir?
A) Esere dönük eleştiri
B) Okura dönük eleştiri
C) Yazara dönük eleştiri
D) Topluma dönük eleştiri
E) Yapısalcı eleştiri