TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
7.
8.
13
Doğaçlama tiyatro, oyuncuların oyun içeriğine yönelik her-
hangi bir hazırlık ya da plan yapmadan gerçekleştirdiği per-
formans anlamına geliyor. Sahnede seyirciden alınan bir
sözcük ya da bir cümleden yola çıkarak oyuncular birbirleri-
nin 0 an oyuna getirdiği bilgileri kabul ediyor, üstüne ekleme
yapıyor ve oyun olarak kuruluyor. Doğaçlamanın kökenleri-
nin insanın yaşadıklarını, korkularını, sevinçlerini bedeniyle
ifade ettiği ritüellere, şaman danslarına, mevsimsel törenlere
dayandığını ve bu törenlerde, danslarda, doğaçlamanın ilk
nüvelerinin oluştuğu söylenebilir. ilk kez 1928 yılında yayım-
[anan ve İÖ'ye ait OldUğU tespit edilen bir papirüste yazılan
drama, bugüne dek bilinen en eski doğaçlama tiyatro örne-
ğidir. Doğaçlama, tiyatro sanatında yapıtlarını oluşturan ya-
zarlar ve role hazırlanan oyuncular tarafından tarih boyunca
kullanıldı. 16 ve 17. yüzyıl geleneksel Türk tiyatrosunda
sahnede de yapıldı.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi
9.
10.
3. ADIM
Türklerin oldukça köklü ve eski bir tiyatro geleneği bulunmak-
tadır. Karagöz, meddah, kukla gibi pek çok Örneği bulunan
bu geleneğin son halkası ise orta oyunu geleneğidir. Bu ge-
lenekte palanga adı verilen çepeçevre seyircilerle kuşatılmış
bir meydanda oynanan bu oyun, oyuncularının doğaçlama
yeteneğine bağlıdır. Oyunu geliştirmek için ev ve dükkân ola-
rak işlev gören iki paravan kullanılır. Ait oldukları sınıfların
yerel kıyafetlerini giyen, hatta yeri gelince kadın kılığına girip
makyaj dahi yapan sanatçılar, halkı eğlendirmek için tüm hü-
nerlerini sergilerler.
Bu parçaya göre modern tiyatroda kullanılan;
I. sahne,
II. metin,
III. dekor,
IV. kostüm,
unsurlarından hangisi veya hangileri orta oyununda bu-
getirilmelidir?
A) Köy seyirlik oyunları
C) Meddah
E) Kukla
B) Karagöz
D) Orta oyunu
lunmaz?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) Yalnız II
E) III ve IV
Karagöz oyununda kötü huylu cüce tipidir. Saray soytanları gibi
vücudu gelişmemiş, akil kıttır. Çabuk ve duraksamadan konuşur.
Başkalannı, özellikle Karagöz'ü kızdırmaktan hoşlanır. Yılışık,
sulu, alaycı bir tiptir. Oradan oraya laf taşyarak herkesi birbiri-
ne düşürür. Etrafa kulak asmaz, devamlı söz söyler, boyu kadar
uzun bir külahı ve kimi kez de külahın ucunda feneri vardır. Bu
tipe, "Altı Karış"da denir.
Bu parçada söz edilen Karagöz tipi aşağıdakilerden
Türk kültürünün çok önemli bir unsurunu oluşturan Karagöz
oyunu, deriden kesilmiş tasvirlere perde arkasından ışık
yansıtılmasıyla oynanan bir gölge oyunudur. Bu oyun Türk
kültürünü, yaşam biçimini, müziğini, Osmanlı'daki halkın ka-
rakterini bizlere yansıtan özel bir sanatsal faaliyet özelliği
taşımaktadır. Ulkemizde 19. yüzyılın sonlarına doğru başla-
yan modern tiyatro öncesinde bizim bu alandaki eksiğimizi
tamamlayan "Geleneksel Türk Tiyatrosu" içinde Karagöz ay-
rıca bir yer tutmaktadır.
Bu parçadan Karagöz'le İlgili,
I. Yazılı bir metni olmak zorundadır.
II. Günlük hayat oyuna yansıdığı için dönemin zihniyeti hak-
kında bilgi sahibi Oluruz.
III. Oyunu perde arkasında oynatan kişiye "hayalbaz ya da
hayali" denir.
IV. Türk tiyatrosunun önemli bir parçasıdır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
hangisidir?
A) Tuzsuz Deli Bekir
C) Matiz
E) Beberuhi
B) çelebi
D) Arnavut
A) Yalnız I
C)lve
B) yaınız III
D) II ve III