TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
2019 AYT
6. O gün insanları sevebilmek arzusuyla otelin kapısını açtığım
zaman karşıma İlk çıkan inşan, bir küfeci çocuğu Oldu. Kirli,
soluk yanaklarına, çıplak ayaklarına merhametle değil, sevgi
ile baktım. Zaten otelin kapısından bu niyetle çıkmamış mıy-
dm? Onu kucaklamak, köşedeki kunduracıdan ona bir lastik
ayakkabı, biraz ilerideki dükkandan beyaz bir keten pantolon
almak arzusuyla durdum.
— Ne bakıyorsun efendi, dedi, hamal mı lazım?
— Yok çocuğum, dedim.
"Gel sana bir pantolon, bir ayakkabı alayım." demek üzerey-
dim. Fakat gözlerini görünce vazgeçtim. Yirmi beş kuruş çı-
karıp verdim, yürüdüm. Arkamdan koşup İade etti. Yüzünü
görmedim fakat elleri kararlı idi.
— Her sakallıyı baban zannetme, anladın mı?
Yirmi beşi aldım. Cevap vermeden yoluma devam etmek iş-
tedim. Birden bütün neşemin bir camın kırılışı kadar şangırtı
çıkararak düşüp kırıldığını gördüm.
Bu parçayla İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi
8.
3. ADIM
Hikâye ve romanlardaki anlatım tekniklerinden birisi olan
geriye dönüş tekniği, kronolojik bir biçimde gelişen Olay Ör-
güsünde geçmişe yönelik bilgi vermek amacıyla kullanılır.
Hikâyede olaylar belli düzende ilerlerken zaman durdurula-
rak geçmişteki zamana dönülür. Bu zaman diliminde oluşan
olaylardan söz edilir. Bu teknikte amaç; olayların geçmişini
aydınlatmak, hikâyedeki kişiler hakkında bilgi vermektir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisinde geriye dönüş tek-
nİğİ kullanıldığı söylenebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Olaylar hakim bakış açısıyla anlatılmıştır.
Sade, içten ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
Anlatımında betimleyici unsurlardan faydalanılmıştır.
Anlatıcının psikolojik durumuna değinilmiştir.
Gündelik hayattan bir kesite yer verilmiştir.
2020 AYT
7. Beyazıt Havuzu'nun kenarındaki kanepelerden birine otur-
muş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki
çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye dü-
şünüyorum: Belki bir geç olma hadisesi... Belki de bir çeşit haz-
ları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü... Ama bu uzayan
yaz, kışın gelmeyeceğine alamet değil. KIŞ müthiş olacak, kar
yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek...
Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim, içimde bir şey koşacak.
Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup
dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle
kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri ara-
sında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım.
Herkes geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim.
Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gö-
züme yaş doldu.
Bu parçayla İlgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Öykü kişisinin hayal kırıklığından bahsedildiği
B)
Anlatımda yer yer betimlemelere başvurulduğu
C)
Düşüncelerin bilinç akışl tekniğiyle aktarıldığı
D)
Gerçekle hayalin iç içe geçtiği bir anlatıma sahip olduğu
E)
Durum hikâyesine özgü nitelikler taşıdığı
A)
B)
C)
D)
E)
Buraya ay ışığında denizkızları gelirmiş. Ben görmedim.
Yalnız bir iki gece, adanın ay Işığında saldığı gölgede,
denizi şapur şupur öttürdüklerini duydum. Dalgalar üstün-
de hayal meyal ağartılar yüzer gibi oldu. Çınlayan bir kah-
kaha, tüylerimi tuhaf tuhaf ürpertti. Korktum desem yalan,
korkmadım desem de yalan. Benim de gülesim geldi. Ak-
lımı oynatırım diye küreklere davrandım.
Mehmet anlatırken güneş batıyordu. Adanın kayaları,
yarları diklemesine denizden çıkıyor; evreni saran kızıl-
lık ortasında dev gibi bir orgun ateş sütunlarını andıran
boruları uluyordu. Otuz mil eninde bir dalga, dünyanın
bütün okyanuslarını dolaşıp geliyormuş gibi davranarak
harlayan köpüklerinde taşıdığı gök gürültüsünü, adanın
kıyılarına şerdi.
Bunlar da bitti, göz alabildiğine uzanan bir düzlüğe çık-
mışlardı ne ağaç vardı ne dere ne ev! Yalnız ara sıra ko-
caman kocaman hayvanlara rast geliyorlardı. Çok uzun
bacaklı, çok uzun boylu, sırtları kabarık, kambur hay-
vanlar trene bakmıyorlardı bile... Ağızlarında beyazımsı
bir köpük çiğneyerek dalgın ve küskün arka arkaya, ağır
ağır, yumuşak yumuşak, iz bırakmadan ve toz çıkarma-
dan gidiyorlardı.
Sizlere uğramadan edemedim. Şehri çok güzel ve de-
ğişmiş buldum. Yeni taşındığınız evi bulmakta güçlük
çekmedim. Oğlunuz çok büyümüş inşallah büyüyünce
şen de Turgut amcan gibi mühendis olursun. Daha beter
olsun. Nermin ne yapıyor. iyidir, selam ve sevgileri var.
inşallah bir dahaki sefere onu da getiririm. Sen derslerine
çalışıyor muşun bakayım? Kaşlarını çattı. Amcalar bazen
kaşlarını çatar, onlara güven olmaz.
Üniversitede ders çalışırken de Selim, arkadaşlarına
böyle takılırdı. Kim çıkarmıştı bu sözü? Kenan çıkarmış-
ti. Yüksek matematikten haziranda geçince, Selim'le bir
olup etüt odasında, çalışmaya çalışan Turgut'un başu-
cundan ayrılmamışlardı. Kenan, Selim'in Okulda tanıdığı
ilk inşandı. Turgut'un onları ilk fark ettiği gün, sıranın üş-
tüne bir şeyler yazıyorlardı.