TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
6.
7.
11
Ana, güm güm gümüleyen konağın saltanatına dalmıştı.
Yıllar önceki pırıl pırıl bir konak canlanmıştı kafasında. Bu
konak, Adana'nın ünlü zenginlerinden birinin konağıydı.
Ağızları sıra sıra altın dişli ağaların pırıl pırıl faytonlarla gelip
gittiği; kurban bayramlarında yan yana devrilen besili koçların
kesilip etlerinin fakir fukaraya dağıtıldığı; zaman zaman pen-
cerelerinde masal yüzlü, güneş görmemiş tazelerin hayal gibi
görünüp kaybolduğu bir konaktı. Ana değil böyle bir konağa
gelin gelmek, böyle bir konağın kapışından olsun girememişti
ama kim ne bilecekti?
Bu parçayla İlgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Toplumsal bir çatışma ve bu çatışmanın inşan üzerindeki
etkileri yansıtılmıştır.
B) Geriye dönüş tekniğiyle anlatıma hareketlilik kazandırıl-
mıştır.
C) Yazıldığı dönemin gerçekliğini yansıtan ayrıntılara yer ve-
rİImİştİr.
D) Kahramanın duygu ve düşüncelerine hâkim bir anlatıcı
söz konuşudur.
E) Geleneksel anlatımın dışına çıkılmış, alegorik anlatımdan
yararlanılmıştır.
Ben "edebi" eser sayılacak hiçbir eser yazmadım. Çünkü
benim eserlerimin çoğunu yazdığım sıralarda, memlekette
edebiyattan anlamayanlar nüfusumuzun mübalağasız yüzde
doksan dokuzunu teşkil ediyordu. Benim emelim de ekseri-
yete hitap etmek, onları tenvire, onların derilerine tercüman
olmaya çalışmaktı. Zaten edebiyat yapmaya ne vaktim ne
de kalemim müsait değildi. Edebiyatl Hâmitlere, Ekremlere
yani erbabına bıraktım. Fakat ne yalan söyleyeyim, eğer
elimde olsaydı onları da o devirde edebiyat yapmaktan men
ederdim. Çünkü bence nüfusun yüzde doksan dokuzu koyu
cehaletten tamamıyla kurtulmamış bir memlekette henüz en
aydınlık ve basit fikirleri bile sökemeyen kimselere edebi eser
vermek, karnını doyuramamış bir kimseye meyve ikram et-
mek kadar garip bir hareketti.
"Sizin eserleriniz arasında edebî olanlar hangileridir?" soru-
suna Ahmet Mithat Efendi'nin verdiği bu cevaptan hare-
ketle onun sanat anlayışl hakkında aşağıdakilerden han-
gişİ çıkarılabilir?
8.
9.
10.
2. ADIM
Vapur, Boğaziçi'ne koşuşan halk ile taşarak, köprüden çözülüp
Boğaz'ın mavi göğsüne gömüldükçe içi açılıyor, gitgide kendin-
de bir ferahlık duyuyordu. Etrafına bakarak hepsi de memnun,
güler yüzlü görünen yolcuların bahar ile kendilerinden geçerek
sürdükleri hayat, ona duyduğu sevinçle, çok şevkli bir hayat gibi
geliyor; geniş nefes alarak dalgalanan kır yeşilliklerinin, renk renk
çiçeklerin taze kokularıyla içinde bir canlılık, bir faaliyet duyuyor-
du. Bütün üzüntü ve sıkıntısı Beyoğlu'nun karanlık sokaklarında
kalmıştı. Her yüzde bir neşe vardı.
Bu parçayla İlgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Hakim anlatıcının bakış açışl vardır.
B) Anlatılan kişinin ruh dünyası çözümlenmiştir.
C) Olayda birden fazla kahraman yer almaktadır.
D) Olay yeri Boğaziçi vapurudur.
E) Olay zamanı bahar mevsimidir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisi kahraman anlatıcı ağzın-
dan yazılmıştır?
A)
Doğuda, batıda, bu aralık, renkten renge giren bir Işık
yolu olur fakat sokağın yanları her zaman serin ve loştur.
B) Üç hafta sonra Adnan, Hüsrev'den aldığı mektubu tram-
vayda, vapurda üç dört defa Okuya Okuya mermer yalıya
ders vermeye geldi.
C)
Bir kere daha dönüp geriye baktıktan ve &Tırünün en korkunç
senelerinin geçtiği bu kasabaya yumruğunu uzatıp tehdit eder
gibi salladıktan sonra atını ileriye, dağlara doğru sürdü.
D)
Bir zamanlar asker oldu, dediler, sonra Suriye'ye gittiğini
duydum; biri büyük işlere girdiğini, ticaret yaptığını söyle-
di; bir türlü doğrusunu anlayamadım.
E)
Yalnız gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu
tarafından kcpup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar
uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin İçinde yapayalnızdı .
Hakkı Celis, biraz ewelki o şanlı rüyadan hakikat denen bu çöp-
lüğe düşer düşmez bir müddet dengesini kaybeder gibi oluyor
ve sendeliyordu. Fakat bu ani buhran çok sürmüyor; genç adam
türbelerden, sebillerden, camilerden sızan hava içinde derhâl
kendini topluyordu. "Hayır! Hayır! Millet denen şey, Naim Etendi,
Senihalar ve Faik Beyler gibi şefil insanlardan oluşan bir varlık
değildi. Bunlar, milletin çürüyen ve dökülen tarafı di.
Bu parçada;
I. din,
II. günlük hayat,
III. insan psikolojisi,
IV. siyasi değişim,
Ögelerinden hangilerine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Öğreticiliği estetiğe tercih etmiştir.
Tercüme faaliyetlerini önemsemiştir.
Aydın beğenisine hitap eden eserler vermiştir.
Sanat yapma endişesi taşımıştır.
Eserlerinde daha çok bireysel meselelere eğilmiştir.
A) Yalnız I
D) II ve ıv
B) Yalnız II
C) ive II
E) ve ıv