9. Türk çocuklarının dillerini daha erken öğrenebildiklerini yenge-
me aktardığımda yengem, yeğenimin üç yaşndayken evinin
önünden geçen dozerleri göstererek "Babamın yol düzerleri
geçiyor." deyişini anlatarak bu yaşta bir çocuğun hem cümle
kurabildiğini hem de o tertemiz belleği ile söz bile üretebildiğini
vurguladı. Ne acı değil mi? Bugün bırakın çocukları, eğitimli
koskoca adamlar bile dillerini doğru dürüst konuşmayı, yazmayı
bilmiyor. Ne yazık ki akıllarına Türkçeden önce başka dillerin
sözleri geliyor! Ne sanatçılar gördüm "yasal" yerine "legal",
"yıldız" yerine "star", "abartma” yerine "egzacere", "yorum"
ya da "başarım" yerine "performans” diyen.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden
yakınmaktadır?
A) Günümüzde Türkçeye yeteri kadar önem verilmemesinden
B) Çocuklara erken yaşta dil bilinci aşılamada yetersiz
kalınmasından
C) Türkçe kullanımını özendirecek çalışmaların teşvik
edilmemesinden
D) Söz arasında yabancı sözcük kullanmayı ayrıcalık sayan-
ların giderek çoğalmasından
E) Türkçeyi doğru dürüst kullanamayanların sanatçı olarak
görülmesinden
10. Hayatının romana benzediğini söyleyen ne çok insan vardır! (I)
Aslında her yeryüzü serüveni biraz romandır ve 'Benim hayatım
roman ...l' iddiası, mağrur ve alaycı olmakla birlikte; görmüş
geçirmiş, karmaşık ve ilginç olaylar yaşamış, felekle al takke
ver külah etmiş biriyle karşı karşıya olduğumuzu haber verir.
(II) Hayatını romana benzeten kişi, en azından, başkalarından
daha yoğun ve ilgi çekici bir serüvenin olduğuna inanmaktadır.
(III) Bu, onun için iyisinden bir övünç kaynağıdır. Bu "roman”lık
adamların romandan anladıkları; uzun, karmaşık ve biraz da
olağan dışı yaşantılar bütünüdür. (IV) Hayatını şiire benzeten
insan çok çıkmamıştır edebiyatta çünkü bu, romanda olduğu
gibi bir gurur ve üstünlük gayesi vermez insana; hayatı önemli
ve büyük göstermez. (V) Roman ne de olsa hayatın bütünü-
nü ifade eder; şiirse bir serüveni, hayat hikayesini anlatacak
değildir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf
numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
11. Bilindiği gibi "ring” kelimesi, İngilizcede daire, halka anlamında-
dır. Parmağa takılan yüzüğe de bu nedenle "ring” denir. Aslında
geçmişte profesyonel boksta, boksörler grup hâlinde kasabadan
kasabaya dolaşır; oradaki yerli boksörlerle maç yaparlardı. Boks
yapılacak alana seyirciler daire şeklinde yerleştirilir, en önde
oturanlara alanı çevreleyen ip tutturularak başkalarının boks
yapılacak yere girmeleri önlenirdi. Ayrıca sahnedeki boksöre
meydan okuyan biri kafasını bu ipe çarparak dövüşmek isteğini
belirtirdi. Seyirci miktarı artınca bu usulü uygulamak zorlaştı.
Yere dikilen kazıklara ip bağlanarak boks yeri belirlenmeye
başlandı. Tabii ki bu iş için en uygun şekil kare idi.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Boks sporunun dünyanın her yanında neden birçok insan
tarafından sevildiği
Boks yapılan alanın da adı olan "ring" kelimesinin tarihî
gelişiminin nasıl olduğu
Boks yapılan alanın seyirciler tarafından daha iyi görülebil-
mesi için kare biçiminde yapıldığı
Boks yapılan yerlerin dünyanın her yanında kare olmasına
rağmen niçin "ring” diye adlandırıldığı
Boks sporunun İngiltere'de doğup dünyaya yayıldığı
12. (I) Yeni iletişim ortam ve teknolojilerinin ivme kazanmasıyla, bir-
çok farklı alanda sosyal ve ekonomik köklü değişiklikler olmuştur.
(II) Bunlardan biri de medya sektöründe gerçekleşmiştir. (III)
İletişim araçlarının bilgisayar sistemleri ve telekomünikasyon
teknikleri, sayısal teknolojinin iletişim araçlarında sağladığı hız,
yeni multimedya ürünleriyle birlikte haber bürolarının organizas-
yon yapıları; bu değişimin birer parçası olmuştur. (IV) Tüm bu
gelişmeler çerçevesinde gazetecilik pratikleri de dönüşmüştür.
(V) Gazetecilikteki dönüşümü kavrayabilmek için sektördeki
eğilimlerden okuyucudaki değişim, üretim ve dağıtım pratikle-
rindeki gelişmelere kadar bir zincirin halkaları biçiminde birbirini
etkileyen unsurları bütüncül bir biçimde ele almak gereklidir.
(VI) Enformasyon ve iletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte
gerçekleşen şirket birleşmeleri ve satın almalar medya sektö-
ründe de gerçekleşmiştir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi
düşüncenin akışını bozmaktadır?
B) ıv
C) III
B) III
c) ıv
77