Tüm Akdeniz ülkelerinde olduğu gibi balkon, pek çok kentimizin
ev kültüründe vazgeçilmez bir yer tutar. Pırıl pırıl bahar akşamla-
rında, ılık yaz gecelerinde balkon keyfinin tadına doyulmaz hele
ki sıcak sohbete saksılardan uzanan güzelim çiçekler tanıklık
ediyorsa. Türk ev kültüründe balkon neredeyse mutfağın kendi-
si kadar gerekli görülür. Güneşin yılın belirli günlerinde yüzünü
gösterdiği, gri havanın hâkim olduğu ülkelerin aksine pek çok
Akdeniz ülkesinde olduğu gibi Türkiye'nin neredeyse her ken-
tinde balkonsuz evin yüzüne bile bakılmaz.
Bu parçanın anlatırnında aşağıdakilerden hangisinden ya-
"arlanılmamıştır?
A) Yansıma kelimelerden
B) Farklı duyularla algılanabilecek ayrıntılardan
C) Öznel ifadelerden
D) Karşılaştırmadan
E) Yinelemelerden
2.
Kitle kültürü, sanayileşme ve kentleşme sürecinin bir sonucu
olarak yalıtılmış ve soyutlanmış insan gruplarının standartlaştı-
rılmış tekdüze kültürel oluşumudur. Popüler kültür kavramı ise
belli bir zaman diliminde yaygınlık kazanan gelip geçici kültü-
rei etkinliklerin ortak adıdır. Halk kültürü terimi ise bu iki kültür
biçiminden farklı, olumlu nitelendirmeler içeren bir alandır; kay-
nağını halktan alan, otantik, sözlü iletişime dayanan, kültürel bir
etkinlik biçimidir halk kültürü.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri ağır baş-
maktadır?
A) Örnekleme — Açıklama
B) Karşılaştırma — Tanımlama
C) Tartışma — Karşılaştırma
D) Tanımlama — Örneklendirme
E) Öyküleme — Tartışma
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
3.
4.
3
Şehir ve edebiyat arasındaki ilişki, sonradan tanışıp birbirine
bağlanmış iki dostun sıcak hikâyesine benzer. Köyden şe-
hir yaşantısına geçiş, zaman içerisinde bunun ortaya çıkardığı
sonuçlar, her alanda olduğu gibi edebiyatı da etkilediği için ister
istemez yeni ve farklı bakış açılarına yönelmiş şair ve yazarlar
olagelmiştir. Çünkü şehirler, edebiyat ve edebiyatçı için sadece
bir medeniyet göstergesi olarak kalmaz. Dünden bugüne şehrin
aşinası olan edebiyat, şehirler üzerinden duygu ve düşüncelerini
paylaşan, neşe ya da öfkesini bu yolla ileten kalem erbabının
elçisidir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşa-
ğ1dakİ cümlelerden hangisi getirilmelidir?
A) Bu hikâyenin uzun yıllara yayılmış izini sürmek hiç de zor de-
ğildir
B) Bu benzerlik şairlerin eseriyle yorumladığı bir konudur
C) Şehri temsil eden yazar, köye hasret kalmış bir gurbetçi gibi-
D) Bu ilişkinin bir benzerini de yazar-karakter ilişkisinde görebi-
liriz
E) Şehir edebiyatına geçiş, kır yaşamına özlem duyulmasına se-
bep olmuştur
(I) Nobel Edebiyat ödüllü William Golding'in 1954 yılında kale-
me aldığı Sineklerin Tannsı, aynı zamanda yazarın başyapıtı da
sayılıyor. (II) insan yaratılışının temel çatışmalarına eğilen bu mo-
dem klasik daha önce 1963 ve 1990 yıllarında iki kez sinemaya
uyarlanmıştı. (III) Kişiler arası çatışmalar, zorbalıklar ve çocuk-
[arın ISSIZ bir adaya düşmeden önce yetişkinlerde gördükleri
davranışları taklit etmeleriyle bugün de geçerli bir hikâye bu.
(IV) Sineklerin Tanrısı, bugünlerde de yine bir sinema uyarla-
maşıyla gündemde fakat bir farkla: (V) Bu kez başrolde kız
çocukları var. (VI) Romanın "zehirli bir erkeklik" hakkında ol-
düğü, filmin ise bu duygudan uzaklaştığı düşüncesiyle bu kez
uyarlamanın başarılı olmayacağı görüşü şimdiden kulislerde ya-
yılmaya başladı bile.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşünce-
nin akışını bozmaktadır?
C) III
Diğer sayfaya geçiniz.