Örnek Soruyu Değiştir

17. 206 Tüfkçe More'a göre Ütopya'da yaşayan her çocu- ğun "temel eğitim" almaşı zorunludur ve yetişkinler de okumaya önem vermelidir. Her çocuğun çiftçilik eğitimi alması "eği- timin ayrılmaz bir parçası" olarak görül- müştür. Çocuklara çiftçilik ve hawancı- lakla İlgili eğitim verilirken teorik eğitimden sonra çiftliklerde uygulamaları da yaptırıl- malıdır. Böylece çocukların yaparak yaşa- yarak öğrenmeleri sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra dokumacılık, duvarcılık, demir- cilik, marangozluk ya da toplumda ihti- yaç duyulan diğer zanaatlar öğretilmelidir. Herkes bu zanaatlardan birini öğrenmek zorundadır. Erkek çocukların babalarının mesleğini devam ettirmeleri hoş karşıla- nır. Ancak çocuk başka bir zanaata mer 'ederse "işini ciddiye alan ve sorumluluğu- nu bilen" bir kişinin yanına verilmelidir. Bu parçadan hareketle More'un eğitim anlayışıyla ilgili olarak I. Deneyimler öğrenme sürecinde önemli görülmüştür. II. Çocukların ilgi ve isteklerine önem verme söz konuşudur. III, Çocuklann kazancı yüksek mesleklere yönlendirilmesi söz konusudur. yargılarından hangileri söylenebilir? A) Yalnızl B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) l, II ve 18. DENEME SINAVI Çok satan bir kitaba hep kuşkuyla bakılır. Çok okunmakta yazarı tedirgin eden bir ucuzluk vardır, Bunları aşamayan yazar, kendisine Olan saygısını yitirir. Bunları aşabilmiş, kendisine Özgü bir dil oluştura- bilmişse az ya da çok satmak, okunmak sorun değildir yazar için. Bu parçanın anlatımı ile ilgili aşağıdaki- terden hangisi söylenebilir? A) B) C) D) E) Düşünceyi inandırıcı kılabilmek için örneklerden yararlanılmıştır, Özelden genele doğru bir anlatım vardır. Bir konu hakkında okuyucuya bilgi verme amacı güdülmüştür, Savunulan düşünceler, neden-sonuç ilişkisi içinde onaya konmuştur. Öznel bir düşünce ifade edilirken karşılaştırmadan yararlanılmıştır, Her doğruyu söylemeye gelmezmiş; birtakım doğruları yaymamak, insanlardan gizlemek gerekirmiş. (II) İyi de bir doğruyu söylememek, gizlemek, doğrunun yayıl- masım önlemeye çalışmak yalanı sürdür- mek demektir. (III) Yalanın yalan olduğu- nu bilerek sürmesine İzin vermeye hakkı- nız var mıdır? (IV) Bazı yalanlar kutsalmış, onlara dokunmaya gelmezmiş. (V) Bir şeyin yalan olduğunu anladık mı kutsal- lığına artık inanmıyoruz demektir; bunun için "kutsal yalan" sözü, bir şeyin hem köşeli hem de yuvarlak olduğunu söyle- mek gibi saçmadır. Bu parçada numaralandırılmış cümlele- rin hangileri yazarın karşı çıktığı düşün- celeri içermektedir? C) II ve III A) I ve II D) III ve V E) IV ve V