5. TİYATRO
Sahnelenme amacıyla yazılmış eserlere tiyatro adı verilir. Ti-
yatrodaki Olay örgüsüne dramatik Örgü denir.
Tiyatro, Antik Yunan uygarlığında MÖ 6. yüzyılda Dionyşos
adı verilen şenliklerden doğmuş, daha sonra bir sanat hâline
gelmiştir.
Tiyatro, geleneksel Türk tiyatrosu ve modern tiyatro olmak
üzere İkiye ayrılır.
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU
Lj Batılı anlamdaki tiyatro, Batı etkisindeki Türk edebiyatında
Tanzimat Dönemi'yle birlikte edebiyatımızda görülmeye baş -
lanmıştır. Tanzimattan önceki dönemde tiyatro; seyirlik oyun ,
ternaşa sanatı olarak kendini göstermiştir. Bu geleneksel Türk
tiyatrosunun modern tiyatrodan en önemli farkı, bir metne
bağlı olmaması ve doğaçlama oynanmasıdır. Ancak doğaç-
lama oynanan bu tiyatroların metinleri, 19. yüzyıldan itibaren
yazıya geçirilmeye başlanmıştır.
Geleneksel Türk tiyatrosu dörde ayrılır: Karagöz, orta oyunu ,
meddah ve köy seyirlik oyunları.
1. KARAGÖZ (GÖLGE OYUNU)
Deve derişinden veya mukavvadan
kesip boyarmış insan bişmlerini be-
yaz bir perde üzerine arkadan ışık ve-
terek yansıtma yoluyla oynatmaya
dayah geleneksel Türk tiyatrosudur.
Tasvir adı verilen gölge oyunu karak-
terleri, deriden ya da mukawadan kesilerek hazırlanır. Karak-
terler, arkadan verilen Işk yardımıyla beyaz bir perde üzerine
yansıtılır.
—J Karagöz oyunu anonimdir, halkın ortak malıdır.
-j Karagöz oyununun otlaya çıkışı ile ilgili çeşitli rivayetler var-
dır. Bu oyunu İlk olarak Şeyh Muhammet Küşterİ başlattığı İçin
gölge oyununun perdesi Küşteri Meydanı olarak da adlandı -
rılrnıştr.
Karagöz Oynatıcısına, gölge Oyunu tasvirlerini oynatan, ko-
nuşturan ustaya Karagözcü, hayalî, hayalbaz ya da şebbaz
adı verilir. Dolayışıyla Karagöz, tek sanatçının yeteneğine bağ-
h bir oyundur.
Karagöz ustasının yardımcısına çırak adl verilir. Ustaların ikinci
yardımcısı da diyebileceğimiz çırağın yardımcısına da
sandıkkâr denir. Müzik yapan, şarkl söyleyen kişiye yardak
def çalan kişiye de dayrezen adl verilir
Karagöz oyununun İki temel tipi vardır: Karagöz ve Hacivat,
Başında "ışkırlak" adı verilen bir serpuş (başlık, şapka) bulu-
nan Karagöz; dışa dönük, içi diş bir, düşündüğünü söylemek-
ten çekinmeyen, olduğundan başka görünmeyen, öğrenim
görmemiş, nüktedan, zeki, yoksul bir halk adamı tipidin Dü-
rüşt, açık sözlü, cesur ve gözü pektir, Hacivat'ın sözlerini ba-
zen ters anlar, Hacivat'la didişir durur. Ticaretten hiç anlamaz,
Hacivat'ın ona bulduğu geçici işlerde çalışır, Orta oyununda-
ki Kavuklu tipine benzer,
Yukarıya doğru kıvrık, sivri sakalı olan Hacivat; herkesin hu-
yuna suyuna giden, İçten pazarlıklı, Ölçülü, her kalıba girebi-
len, çıkarı İçin olan biteni görmezlikten gelebilen, Öğrenim gör-
müş, gösteriş meraklısı, yan aydın bir tiptir, Birçok işi para kar-
şıllğl yapar. Ticaretten anlar, para kazanırken kendini yormaz
ve zor işleri Karagöz'e önemsiz bir ücret karşılığında yaptırır,
Çoğu kez Karagöz'ün anlamadığı Arapça, Farsça kelimelerle
yüklü Osmanlıca konuşmayı sever; konuşmalarında özentili
ve süslü bir dil kullanır. Orta oyunundaki P[şekâr'a benzer.
GÖLGE OYUNU TİPLERİ
Eksen Kişiler: Karagöz, Hacivat.
Kadınlar: Zenneler, Kanlı Nigâr, Salkım İnci, Karagöz'ün karı-
Si, Hacivat'ın kızı vs.
İstanbul ağzı konuşanlar: Çelebi (genç, mirasyedi, çıtkırıl-
dım), Tiryaki.
Anadolulu kişiler: Laz, Bolulu (aşçı), Kayserili (pastırmacı),
Kürt, Kastamonulu, Himmet (sırtında baltası, kaba saba bir
Anadolu dışından gelen kişiler: Arnavut (bahçıvan), Arap
(baklavacı, dilenci), Acem (zengin tüccar).
Müslüman olmayan kişiler: Rum, Ermeni, Yahudi (sarra0,
Frenk (doktor, terzi, tüccar)
Kusurlu ve ruh hastası olan kişiler: Kekeme, Kambur,
Beberuhi (cüce, aptal).
Kabadayılar ve sarhoşlar. Matiz, Tuzsuz Deli Bekir, Sarhoş,
Eğlendirici kişiler. Köçek, Çengi, Cambaz, Hokkabaz.
Olağanüstü kişiler ve yaratıklar: Cazular, cinler.
Geçici, ikincil kişiler ve çocuklar: Çeyiz taşıyıcıları, satıcılar vs.