Örnek Soruyu Değiştir

TEST - 211 Z 3. Parçada yazar, "İskelet, kemik ve kaş yapısın benzet- meleriyle bir kimseye güzel ya da çirkin derken bu Özelliklerine nasıl bakmıyorsak, şiir yazarken de biçim, şekil kaygısına düşmemesi gerekliğini, biçimi anlamın gerisinde tuümayı bilmesi gerektiğini söyler. Bu, par- çadaki "Şiirdeki şekil ve kalıp, 'Ben buradayım.' diye haykırdığı nispette şiiri kötü kılar. Şair, mutlaka bir Şe- kil ve kalıba bağlı olmalı. Fakat onu aştığı, gizlediği za- man; rnanayı, edayı onun bünyesinden devşirebildiği nispette büyük usta olur. Ancak o zaman gerçek bir şiir ortaya koymuş sayılır." sözleriyle de desteklenir. CEVAP: A Parçanın geneline baktığımızda "senaryo yazarının hayata sürekli olumsuz bakması"nın eleştirildiğini, ha- yatın İyi, olumlu yanlarını da göstermesini İstedikleri dile getirilmiştir. Bu anlam, II numarayla verilen cüm- lede daha geneldir. IV ve V. cümlelerde bu görüş so- mutlanmıştır. CEVAP: B parçadaki 'Bireye, topluma hatta devlet kuruluşlarına büyük İş düşüyor. Plastik, cam, karton, dergi, gazete gibi alıklar çeşitli kurum ve kuruluşların geri dönüşüm toplama merkezlerine gönderilmek üzere Özel çöp konteynırlarına atılmalıdır. Bitik piller çevremizde bulu- nan atik pil kutularına atılmalıdır. Bitik aküler oto tamir- cilari ve akü satıcılarına iade edilmelidir. Plastik poşet yerine keşe kâğıtları kullanılmalıdır. Gördüğünüz gibi birey olarak bile sadece birkaç saatinizi ayırarak katı atıklardan kurtulabilirsiniz," sözleri dikkate alındığında katl atıklarla İlgili olarak "geri dönüşümleri İçin kişisel olarak neler yapılabileceğine" değindiği görülür. CEVAP: C 4. 5. 6. ÇÖZÜMLER Parçadaki "Küçük bil' söz dağarcığına koca bir dünya sığdırılmıştır." ve Koca koca metinlerde anlalllanlar bir söz kalıbına sığar yeri gelir,” sözlerine dayanarak de- vimlerle ilgili olarak "anlamsal yoğunluğa sahip olduk- hrına", "Her dilde deyim vardır." sözlerine dayanarak "her dilde bulunduklarına”, "Bir dilin ...küllü' laşıyıcılarl- dır," sözlerine dayanarak "geçmişteki birikimleri bugü- ne taşıdıklarına", "Halkın düşünce gücünden doğar." ve "En uçucu kavramlar, en ince hayaller, en güzel benzetmeler, çeşil çeşil mecazlar ve söz ustalıkları mini mini bir deyi min yapı taşları arasında parlar." söz- lerine dayanarak "halkın düşünce yapısını yansüllkla- rina” değinildiğini söyleyebiliriz. Parçada deyimlerle ilgili olarak "diller arasında İmge alışverişi sağladığına' değinilmemişlir, (Mesela deyimler Fransızcadaki bir İmgeyi Türkçeye taşıyor mu?) CEVAP: A Parçadaki 'Bil'nın duygularla ilişkisi ise daha ziyade duygusal zekâ kavramının otlaya çıkışıyla şekillendi. Batıll İnşan, her şeyi beş duyu organıyla algılama- yı tercih edip akli kuişallaşîlfdlğı İçin duyguların insan üzerindeki elkisini göz ardı ederken bunun kötü sonuçlarmı gördü ve duygusal zekânın bir ihliyaç olduğunun farkına vardı. Toplum içindeki şiddetin anması, depresyonun salgın ilâlini al- maşı, ergenlik çağında İntiharların çoğalması gibi olumsuz durumlar Batı'yı duygularla uğraşmaya zorladı,” sözleri dikkate alındığında duygularla ilgili olarak "Doğu İçin Öncelik olan duygular, Ball'da ihiiyaç doğrultusunda ele alınmaya haşlamışım," sonucuna ulaşılabilir. CEVAP: E Parçada yazar, "Sanırım ben telaşlı Dian iaraflayım. Bir kitabın yayın larihi geldikçe gaza basarım, düşün- cemi iyice netleştirdiğim İçin sağanak bil' yağmur gibi. i' sözleriyle kendi yazma süreci hakkında bilgi veriyor. Özellikle ”yayın larİhİ geldikçe gaza hasanm' sözüyle sona yaklaştıkça hızlandığını "düşüncemi iyice netleş- iİrdİğİm için sağanak bir yağmur gibi" sözüyle de daha verimli çalışllğını belirin. CEVAP: D 179