Test - 15
TÜRKÇE
PARAGRAF
Paragrafta Konu ve Ana Düşünce
Serbest şiirde, biçimsel ve izleksel özgürlük ve bu özgürlüğün
yaratmak zorunda olduğu özgün bir şiir dili bulunmalı. Yani gö-
rünüşteki kuralsızlık, kolaylık anlamına gelmez. Tam tersine ku
ralli şiirde kurallara uyarsınız, şiirinizi ölçülü ve uyaklı yazarsınız,
biraz da yeteneğiniz varsa klasik anlayışın geçerli kabul edebile-
ceği bir şiire ulaşma şansınız vardır. Sartre'ın dediği gibi Önünüz-
de suyu içine koyacağınız bir tasınız vardır. Ama serbest şiirde
suyu içine koyacağınız tası da kendiniz yapmak zorundasınız.
Sonuçta yazdığınız şiir, klasik şiirin sınırlarında gezen ve hatta
klasik şiiri aşan bir niteliğe sahip olmalı.
Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisine karşı çıkıl-
maktadır?
2.
3.
4.
Sanatçı, yarattığı eser ile arasındaki ilişkinin biricik olduğu ya-
nılgısına kolayca kapılabiliyor. Oysa eser, yaratıcısından kopup
kendi başına yol almaya başladığından itibaren Okurla arasın
da yeni bir ilişki tesis ediyor. Yazarın bu ilişkiye dışarıdan bak-
mak ve ondan kendi payına düşeni almak dışında yapabileceği
bir Şey yok. Üstelik bu bir kayıp da değil. Aksine, yepyeni Ola-
naklara açılan bir kapı. Ya bu kapıyı açacağım ya da ona sırtımı
dönüp alıngan bir çocuk gibi dünyaya küseceğim. Çoğunlukla
bu İkincisini yapıyoruz. Hoşumuza gitmeyen değerlendirmeler
işittiğimizde öfkeleniyor ya da güceniyoruz. Hatta öyle ki eleşti-
rinin sahibine karşı saldırgan bir tutum sergileyebiliyoruz.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Serbest şiirin kurallı şiirlere göre daha çok okur bulduğu
Biçimsel özgürlüğe sahip şiirlerin, edebî gelenekte yer bu
lamadlğl
Şiirde belli kurallara bağlı kalmanın, şiirin geleceği açısın-
dan gerekli Olduğu
Şiirde kuralların, Şirin biçim ve içeriğine bir katkı sağlamadığı
Serbest şiirin, ölçü ve uyağa bağlı şiirlere göre çok daha ko-
lay yazıldığı
A)
B)
C)
D)
E)
Yazınımızda nitelikli eleştirinin olmayışından
Yazarların yapılan eleştiriler doğrultuşunda kendilerini yetiş-
tirmemelerinden
Eleştirilerin, yazarların OlumlU yanlarından çok yetersizlikle-
rine odaklanmasından
Yazınımızda eleştiri yazılarının yeterince İlgi görmemesinden
Yazarların olumsuz değerIendirmelere tahammül edememe-
sinden
Tabiattaki varlıkların ve olayların yani gerçeklerin doğrudan ken-
dileri bir sanat eseri sayılmaz. Çünkü sanat, doğanın aynen yan-
sıtılması değildir. Doğal malzemenin işlenmesi ve düzenlenme-
siyle bir sanat eseri ortaya çıkar. Nasıl bilim, varlıkları ve olayları
çözmeye ve formüle etmeye çalışıyorsa sanat da varlıkları ve
olayları anlamlandırmaya ve bilimden farklı bir şekilde anlatma-
ya yönelmiştir. Bu noktada kimi sanatçı resmi, kimi heykeli, kimi
müziği, kimi edebiyatl kullanmıştır. Her sanatçı, gerçeği anlatır-
ken zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana
kadar görülmeyen yeni bir eser ortaya koyar.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanat, kişinin evreni algılamasını ve algılatmasını sağlar.
B) Gerçekler sanatçının yaratıcılığı sayesinde sanat eserine dö-
nuşur.
C) Sanatın ve sanatçının amacı doğa denen dış dünyayı taklit
etmektir.
D) Bütün sanatçılar, gerçeği anlatırken nesnel bir yaklaşım şer-
giler.
E) Gerçek varlıklar ve olaylar, sanatçılar sayesinde sanat ese-
rine dönüşebilir.
Fransız şairler, romantizmi Almanlardan veİngilizerden@renmiş-
ler arTE yaptlarryla onları etkilemişlerdir. Dünya edebiyatına iz bırak-
mış pekçok şair, başka uluslann şairleriyle girdğietkileşim sonrası
gerçek kimhğini bulmuştur. Çok sayıda "büyük" şairin çeviri yaptğl,
en azından komşunun kümesine meraklı Olduğu bir gerçektir. Bu
merak yani keşif merakı, ayın arka yüzünü görme merakıdır. Çün-
kü ayın Öteki yüzü, bir başka dilin ve kültürün Şirindedir. Bu açıdan
baklldğında kapalı devre şiirin sonu çıkmaz sokaktır. Bütün kültür-
lerden kendini yalıtmış şiir, sonunda yozlaşır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Kültürler arası etkileşim şiirin gelişip zenginleşmesini sağlar.
Şairler farklı bakış açılarına sahip oldukları İçin İnsanlığı et-
kiler.
Şairlerin farklı kültürlerdeki şairlere öykünmesi Özgünlüğü-
nü zedeler.
Edebiyatın evrensel niteliği sanatçıların kişisel kimliklerini
önemsizleştirir.
Bir şiiri başka bir dile eksiksiz aktarmak ancak büyük şair-
lerce gerçekleştirilebilir.
t.me/yks_arsiv