Test - 8
TÜRKÇE
PARAGRAF
Paragrafta Anlatım Teknikleri
Akıl; yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda
düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan ol-
gunlaştlkça aklı gelişir. Zekâ İse bir Olayı Önce anlama, İlişkile-
ri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel
olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer, sonra sa-
bit kalır. Zekâ, bir İnşanın her türlü Olay karşısında aynı yetene-
ği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını
aklıyla değil, zekâsıyla yaratır. Fakat en basit matematik proble-
mini çözemeyebilir. Sonuç olarak zekâ, ruhsal olaylara, algı ve
hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farklılıklar gösterir.
Akıl somut olarak ölçülemez, zekâ 10 denilen testle ölçülebilir.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si söylenemez?
2.
3.
4.
Soğukla sıcağın kanşıklığını hissettiğimiz zamanlar yüzümüzde
tebessümlere sebep olan çiçektir çiğdemler. Ozgürlüğün tem-
şilcİşİ aslında kardelenler Olsa da benim İçin çiğdemlerdir Öz-
gürlüğün en güçlü temsilcisi. Hayatı sorgularcasına baş dik, bir
o kadar da asi bir duruş sergileyen çiğdemleri vurdumduymaz
tarafından ele alıp yerleştiremezsiniz hayatın İçine. O, kendine
tutsaklığı, esareti yediremez çünkü başkaldırışın timsalidir çiğ-
demler. Kızgın güneşin kavurucu sıcaklarına inat, sert geçen kı-
Şın kar ayazlarında şaklar narin bedenini ve yalancı baharların
tek şahidi olurlar yeri geldiğinde.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisine başvu-
rulmanı Iştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Tanımlara yer verilmiştir.
Karşılaştırma yapılmıştır.
Öneri nitelikli cümlelere yer verilmiştir.
Anlamca kesinlik bildiren cümleler kullanılmıştır.
Örneklendirmeden yararlanılmıştır.
A)
B)
C)
D)
E)
İzlenimleri belirtmeye
Karşıt kavramlara
Kişileştirmeye
Alıntıyla düşünceyi pekiştirmeye
Karşılaştırmaya
Gün ortasıydı ama yeryüzü karanlıkların kucağına düşmüştü san-
ki. Bulutlar inadına koyulaşmıştı. Matem havasındaydı her yer.
Önce cılız bir rüzgâr, bulutlardan çaldığı çisentileri savurdu gök
yüzünde. Sonra biraz daha hoyratlaşıp pencerelerde, çatılarda
ıslıklar çalarak velvele koparmaya başladı. Göksu köyü, boşal-
tllmış bir yer gibi görünüyordu. Kimseler yoktu sokakta. Mev-
sim sonbahara adım adım yaklaşsa da güneş ufuktan sevecen
yüzüyle yansıyordu. Kelebekler coşkulu uçuşlardaydı. Sokak-
taki çocuklar, art arda oyunlar kurup bozuyorlardı.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili aşağıdakilerden hangisi
lenemez?
Edebiyatın geçmişten günümüze gelen kalıcı, değerli ürünleri-
ne baktığımızda temel izleklerden birinin aşk olduğunu görürüz.
Aşk; destanlardan, sözlü dönemlerden günümüze edebiyat ya-
pıtlarında hep karşımıza çıkar. Tarihte İz bırakmış kişilerin aşkla-
rı da toplumsal bellekte kendine kalıcı bir yer edinmiştir. Bazıla-
efsaneleşmiş, evrensel bir değere dönüşmüştür. Mitolojideki
Daphne İle Apollon'un, Afrodit İle Areş'in, Odyşşeuş İle Kalyp-
so'nun, Keopatra ile Antonius'un, Tac Mahal'le simgelenen Şah
Cihan İle Mümtaz Mahal'in, Napolyon İle Josephine'in, Kanuni
Sultan Süleyman İle HürremYn, Kafka ile Milena'nın, Sartre İle Be-
auvoir'in, Nâzım ile Piraye'nin aşkları böyledir. Toplumların bel-
leğinde zamanları aşan bir yer edinmiş aşklardandır bunlar. Her
biri kişileri çoktan aşmış, İnsanlığın gündemine kurulmuştur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
Varlıklara, insana özgü nitelikler yüklenmiştir.
Birden çok duyuya seslenilmiştir.
Yansız bir tutum gözetilmiştir.
III. kişili anlatıma başvurulmuştur.
Devrik cümlelere yer verilerek tekdüzelik kırılmıştır.
A) Öyküleme
B) Tanımlama
C) Karşılaştırma
D) Orneklendirme
E) Tanık gösterme
t.me/yks_arsiv