TEST
Sözcükte ve Söz Öbeklerinde Anlam
PEKİŞTİRELİM
2.
yakın: Aralarında şıkı İlgi bulunan.
kaçmak: Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak.
dış: Herhangi bir cisim veya alanın sınırlan içinde bulunma-
yan yer, hariç, iç karşıtı.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yakın, kaçmak, diş" sözcük-
lerİ belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır?
A) Bahçenin, bizim evin duvarına yakın olan ve aqk kalan dış
kapısından kaçan köpek, sokağın başına kadar koşmuş.
B) Doğduğu köyün hemen dışında beş dönüme yakın arazisi
vardı; bazen şehrin gürültüsünden kaçar, buraya gelirdi.
C) Rahatlan kaçınca mahalleden gitmiş, buraya pek yakın Ol-
mayan şehir dışında bir yere taşınmışlardı.
D) Yakın arkadaşlarına bile bir Şey söylemeden kafa dinlemek
İçin şehir dışında bir tatil beldesine kaçmıştı.
E) Alacaklılarından kaçan amcam, dış dünyayla bütün ilişkile-
rini kesmiş; yakınlarına ait bir bağ evine yerleşmişti.
Ahmet Oktay, "Entelektüel uçlarını sürekli abartan bir şiir, so-
nunda yapmacıklığa dönüşebilir." diyor ve ben bu saptamaya
bütün kalbimle katılıyorum. KUşkUşUZ, yetenek yetmez bir inşa-
nı şair etmeye; genlerden İleri geldiği, kalıtsal sayıldığı üştün-
de durulan yeteneğin ancak ve ancak başlama VUrUŞu gibi al
gılanmaşı gerekir. Maçı götürecek, İyi bir skorla kazanacak Olan
İse şonşUZ bir iştahla edinilen bilgidir, bunun şonUCU olarak da
birikimdir. Bu anlamda entelektüele yakın durur şair. Arna şair;
bilgisini, birikimini başa kakacak kertede göstermemelidir şiir-
de. Aralarındaki ilişki şöyle olmalıdır: Mesafe kirpilerin birbirleri-
ni Işıtmak İçin korudukları aralığı andırmalıdır.
Bu parçadaki altı çizili sözlerle anlatılmak istenenler sırasıy-
la aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
3.
4.
5.
Deyimler duygu, düşünce, Olay ve durumları en kestirme yol-
dan, en veciz şekilde İfade eden kalıplaşmış sözlerdir. Örneğin,
geçici misafirliğini arsızca uzatmayı postu sermek, cesaret gös-
terip bir İşte şorUmIUIUk almayı okkanın altına girmek deyimle-
riyle karşılarız. SÖZ ve davranışlarıyla hatırlı birini gücendirmeyi
ifade için zülfüyâre dokunmak, kişinin başına bela açacak söz
ve hareketler İçin an kovanına çomak sokmak deyimlerini kul-
IV
lanırız. Derdi, sıkıntısı olmayan, kaygısız kimseleri ifade etmek
için çoğunlukla tuzu kuru deriz.
Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıkla-
maşında yanlışlık yapılmıştır?
B) II
C) III
D) IV
"Saymak" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "dikka
te almak" anlamında kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Sana bundan Önce verdiklerimi saymıyor müsün?
ÇOCUk, elindeki misketleri saymak İçin yere oturdu.
Bankamatikten çektiği parayı sayarak cebine koydu.
Yardıma muhtaç kişilere yapılan Yiliği lütuf mu saydınız?
Büyükleri saymak, küçükleri sevmek gerekmez mi?
A)
B)
C)
D)
E)
İlk adım Olması - bilginin ağır basması
Aranan İlk Özellik Olması - bilgelik İle şiirsel birikimin denge-
de tutulması
Çıkış noktası olması - şairin bilgiye mesafeli durması
Vazgeçilmez bir nitelik olması - şiirde düşünceye yer veril-
memesi
Değerinin az Olması - şiirin bilgisiz yazılamayacağının anla-
şllmaşl
İnşan, bir başkasıyla hemhâl olmak, hikâyesini bir başkasının yü-
zünde seyretmek ister. Bir başkasına bir şey anlatamaz ve onu
dinleyemezsem insanlığımın çok büyük bir kısmı eksik olacaktır.
Bu parçadaki altl çizili sözü anlamca karşılayabilecek bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
Resimlerinde eski zaman minyatürlerini çağrıştıran, masal-
sı bir atmosfer var.
B)
Büyük şairler, kendilerini zamana teslim etmek yerine, za-
maniarını aşmak Çin mücadele edenler arasından çıkar.
C)
Kimi sosyologlara göre toplum, birbiriyle sürekli rekabet hâ-
linde Olan sınıfların çatışmasına şahne olmaktadır.
D)
Senden daha iyi olanlara öykünmeyi sürdürdükçe içindeki
yetenek tohumunu asla çatlatamayacaksın.
E)
Bu gurbet köşesinde bizi birbirimizle bütünleşmiş görmek,
belki de onları başta pek şaşırtıyordu.