TEST - 15
2.
3.
Parçanın II. cümlesinde "Yazar yaşadığı çağın tanığı-
dır." savı, devam eden cümlelerde de genişletip açık-
'anarak verilecektir. Yazara yüklenen "tanık", Melgeci'
rolü açıklanacaktır. Ancak, parça mn I. cümlesinde
yazar, görüleni, bilineni yansıtan değil, gerçeğin dışına
çıkan, çıkaran bir "sihirbaz" rolüne büründürülmüştür.
Dolayısıyla parçada düşüncenin akışım I numaralı
cümle bozmaktadır.
CEVAP: A
• İkiye bölme sorularında nelere dikkat etmeliyiz:
Aynı konu ve bakış açısının Olduğu cümleler bir pa-
ragrafta yer alır.
Birbirini yineleyen - çağrıştıran kelimeler, bağlayıcı
unsurlar (bağlaçlar, ünlemler, edatlar) göz önünde
bulundurularak İlk paragraf tespit edilir,
v' Yeni bir bakış açısının, konunun bulunduğu cümle
belirlenerek ikinci paragraf tespit edilir.
1/ Ancak, bir sonraki cümlenin okumasına dikkat edil-
melidir çünkü aynı bakış açısının sonraki cümlede
İşlenmeye devam etmesi gerekir.
Buna göre, parçaya baktığımızda parçanın İlk dört
cümlesinde "ebru"nun hazırlanması, uygulama yer-
leri ve bu sanat için olması gereken kişilik özellikleri
birbirine anlam ve yapıca bağlanan sözcüklerle veril-
miştir. Ancak V. cümlede "Ebrular, desenlerin elde edi-
liş biçimine ve benzediği nesneye göre değişik adlar
alır." denilerek bir önceki cümlelerden farklı bir bakış
açısına geçilmiş, "ebrunun aldığı işimler hakkında bil-
gi verilmeye bir sonraki cümlede de devam edilmiştir,
Dolayısıyla parça, İki paragrafa ayrılmak Ğtenşe İkinci
paragraf, V. cümleyle başlar.
CEVAP: E
Parçayı dikkatle okuduğumuzda yazarın, "yazı yaz-
manın da resim yapmak gibi Özgün bir süreç sonunda
oluştuğunu, o yüzden yaz yazmak değil, yazı ürel-
mek İfadesinin kullanılmasının doğru olacağım" şa-
vunduğunu görürüz. Bu yüzden parçada yer alan "Bu
yüzden 'yazı yazmak', aslında yanlış bir ifadedir. Doğ-
rusu yazıyı üretmektir. Çünkü yazar, bir ressam gibi
herkesçe bilinen bir konudan, malzemeden 'var olma-
yan' biryapıtı ortaya koyar." sözlerini de dikkate alarak
verilen boş uğa C seçeneğinde verilen "o görüntüyü
kendi bakış açınızla yeniden şekillendirmek demekti'
sözünü getirmeliyiz.
CEVAP: C
4,
5.
6.
ÇÖZÜMLER
Parçada anlatılanların nedenini özetleyen cümle, aynı
zamanda parçanın ana fikri, okura verilmek İstenen
mesaj olacaktır. Bu yüzden parçada geçen en genel
yargıyı bulmalı, verilen ömek cümlelerin bu yargıyı
somutlamak, daha anlaşılır kılmak İçin verildiğini bil-
meliyiz.
Parçada II, III, IV ve V numarayla verilen cümlelerde
hep "Nil Nehri'nin İnsanlar tarafından nasıl gizemli,
büyülü, olağanüstü bir Özelliği Olduğunu" örneklediğini
görürüz. Bu anlam da parçada I. cümlede "Nil, yüz-
yıllardır İnsanlarca gizem dolu, olağanüstü bir ırmak
olarak algılanmıştır." sözüyle verilmiştir.
CEVAP: A
Parçada yer alan "Gençleri açık seçik değil de bula-
nık, karmaşık kavramlarla düşünmeye alıştıran bir eğ-
tim düzeni, onların yaratıcı bir yetenek kazanmasına
engel olur. Genellikle eskiye, geleneklere, inançlara,
alışkanlıklara sıkı sıkıya bağlanan eğitim sistemi, bir
yetiştirme, aydınlığa çıkarma değil; bulandırma, karan-
ma, geriletmedir," sözlerinden yola çıkarak bu sistem-
le eğitilen gençlerin yaratıcılıklarını kaybedeceklerini,
çağının değer yargılarını yakalayamayacaklarını, ye-
teneklerini geliştiremeyeceklerini ve sorgulayıcı dü-
şünmeyi öğrenemeyeceklerini çıkarabiliriz. Ancak bu
sistemle yetişen gençler, geleneklerine bağlı kalamaz,
diyemeyiz. Geleneklerine daha şıkı bağlanır.
CEVAP: A
Parçanın tamamında yazarın Türk şiirinin 1980 ön-
cesi ve sonrası" diye ayrılmasının gerekçelerini ve
sonuçlarım verdiğini görüyoruz. Özellikle "198Jden
sonra İse, şairler bir akım etrafında toplanmamıştır.
Bunu, şairlerinin bağımsız olmasını, Türk şiirini çıkma-
za sürüklemiş, Türk şiiri bir daralma İçine girmiştir gibi
algılayamayız. Şiirimiz bu ürünlerle kendine, akacağı
yeni yataklar bulacaktır." sözlerini dikkate aldığımızda
parçadaki sözlerin E seçeneğinde verilen "Sizce de
1980 sonrasında Türk şiirinde bir sıkışma, daralma var
mı?" sorusuna yanıt olarak verildiğini görüyoruz.
CEVAP: E
117