TEST - 13
14, parçanın anlatımına baktığımızda "alçak gönüllü 01-
manin üretken İnsanlara bir Şey kaybettirmeyeceğinin,
hatta kendini geliştirmeye yarayacağının" anlatıldığını
görürüz Yazar, bu görüşünü desteklemek, somutla-
mak İçin yaptığı bilimsel çalışmalarla herkesin bildiği
Edison'la yapılan bir söyleşiyi Örnek veriyor. Edison'un
söylediği sözden alıntı yapılıyor ama bu alıntı bir olay
Örgüsü içinde veiıliyor dolayışıyla yanıt, alıntı yapma
ya da tanık gösterme olamaz. Edison'un alçak gönül-
lülüğü Ömek olarak verilmiştir.
CEVAP: A
15. parçanın anlatımına baktığımızda "kapının önünde
duran at, kapının tahtaları, atl İlk kez gören Sofi, Çer-
kes eyer"in niteleyici sözlerle gözümüzde canlanacak
şekilde tasvir edildiğini görürüz. Dolayısıyla bu parça-
da ağır basan anlatım biçimi betimlemedir.
Öyküleme olması İçin parçada olay ağırlıklı cümleler
olması gerekirdi,
Açıklama olması için parçada bilimsel bir anlatım, nes-
nel bir dil olması gerekirdi.
C seçeneğindeki 'benzetme", D seçeneğindeki 'Ör-
nekleme" anlatım biçimi değil düşünceyi geliştirme
18.
19.
yollarındandır.
CEVAP: B
MLER
Alaysamall söyleyiş, İroni, dokundurma da diyebile-
ceğlmiz söz olayında "bir sözü karşıt anlama gelecek
şekilde kullanma" anlamı vardır. Ancak parçada bu
anlamı verecek ya da bu anlama gelecek bir kullanım
yoktur.
CEVAP: C
Parçada verilen bilgileri dikkatle incelediğimizde "insa-
noğlunun gök cisimlerine İlgisi ve bu cisimlere verdiği
anlamlar doğrultusunda hayatlarını şekillendirmdhin
anlatıldığını görürüz, Yazar, bunu desteklemek, anlat-
tıklarınl daha da somutlamak Çin "söz gelimi" diye baş-
layan cümlede ve devamında örnekler vermektedir.
CEVAP: B
Parçadaki "İyi okur dediğimiz; ne aradığını bilen, birya-
zarın izini süren, farklı türlerden beslenen ve düşünme
yetisine sahip kimsedir." yargısına bakarak parçanın
anlatımıyla İlgili olarak 'Hanımlamadan yararlanıldığı",
parçanın bütününde yazar, kendilikirlerini savunduğu
için "tartışmacı anlatıma başvurulduğu” ve "kişisel gö-
rüşlere yer verildiği", parçadaki "Yoksa, hayatl boyun-
ca eline bir tek şiir kitabı almamış birine okur (!) demek
ne kadar büyük bir tespit olurdu." sözlerinden "aslında
bir şiir kitabı bile okumayan birine okur denmeyeceği"
anlamı çıkarılacağı İçin "ironiye yer verildiği" söylene-
bilir. (İroni: söylenen sözün tersini kastederek kişiyle
ve Olayla alay etme)
parçanın tamamında "okur - iyi okur - seçici okur - ni-
telikli okud' gibi kavramlardan ve bunların nasıl olması
gerektiğinden bahsedilmiş, anlam akışları ya da bü-
tünlüğü bozulmamıştır,
CEVAP: E
16. parçada anlatılanlardan yola çıkarak "Turgut Uyadın 'Şir
çıkmazda çünkü insan çıkmazda,' sözüne katılmadığımı
belirtmek Ğterim." sözünde parçayı anlatan kişinin yar-
gısına zemin olacak bir 'âlıntıya başvurma" olduğunu
görürüz. Ancak bu alıntı, tanık gösterme olamaz. Çünkü
tanık göstermede, kişinin kendi görüşünü destekleme du-
rumu vardır, Burada İse yazar, Turgut Uyar'dan yaptığı
alıntıyla kendi görüşünü desteklemiyor, bu alıntıdaki fikre
karş çıkıyor. Dolayısıyla bu, Tanık göstermeye başvu-
rulmuştur." yargısını eler. Parçanın tamamında yazar,
kendi görüşlerini verdiği İçin "öznel cümlelere yer verildi-
ğ', parçadaki "Peki bu hep böyle olmak zorunda mıdır?
Tabii ki değildir e" Sözünden "sözde soru cümleleri olduğu" ,
parçadaki "zaman zaman" sözünden "pekiştirmelere yer
verildiği bilgisi çıkar.
CEVAP: A
17. parçanın tamamında kişi, kendi duygularını, gözlem-
lerini yansıtmış, o gözlemlerin kendinde neler hisset-
tirdiğini anlatmıştır. Yazar, then" dilini kullandığı için
parçada Mahraman bakış açısından" yararlanmıştır.
Parçadaki "Evimiz, denizin hemen kıyısındaki bir te-
penin yamacındaydı." ve "masmavi suları köpürten
dalgaları" sözlerinde Tliteleyici sözlerden" yararlanıldı-
ğını, "Dalga şeşleri odamda sürekli yankılanırdı ve
ben doyamadığım o denizi, masmavi suları köpürten
dalgaları büyük bir hazla izlerdim." cümlesinde farklı
"duyularla ilgili (görme, duyma) ayrıntılardan" yarar-
lanıldığını, 'bugün de süren dostlukların temeli o yıl-
larda atılmıştı" sözlerinden "mecazlı söyleyişlerden"
yararlanıldığım söyleyebiliriz.
20.
Parçada anlatılanlara baktığımızda "anlatıcı yaptığı tespit-
lerİ kendi ağzından anlattığı İçin "I. tekil anlatma başvurul-
düğü" ve 'kahraman bakış açısının hâkim olduğu”, 'MÖ
8WIü yıllarda şöylenrfiş bir sözün geçerlğiyle günümüz-
deki gençlerin durumu karşılaştırılmıştır, yazar bir sözü
duyduğunda "çok heyecanlandın*' diyerek "kendi duygu-
lanna yer vermiştir. Ancak parçada pekiştirmeli söyleyiş-
bre yer verildiğine dair herhangi bir şey söyleyemeyiz.
Pekiştirme: bir sözcüğe anlamını kuvvetlendirmek
İçin ilaveler yapılması ya da sözcüğün tekrarlanma-
sıdır.
"m, p, r, s" sesleriyle pekiştirme yapılabilir.(sapsarı,
mosmor, yemyeşil, tertemiz...)
İkilemelerle pekiştirme yapılabilir. (yavaş yavaş, za-
man zaman...)
"mı, soru ekiyle pekiştirme yapılabilir.(güzel mi
güzel...)
Bağlaçlarla pekiştirme yapılabilir. (ancak ve ancak,
anlattı da anlattı...)
CEVAP: D
103