TEST - 25
2.
3.
Parçadaki "Geleneklerine sahip çıkmış toplumları gö-
rünce İmrenirim ve İçimi tarifsiz bir hüzün kaplar.' söz-
leriyle yazar, geleneğe, kendi kültürüne sahip çıkma-
mn değerini anlatır, "Bizde hiçbir Şeye sahip çıkılmıyor,
geleneklerimizin çoğunu yitirdik, hafızasız bir toplum
olduk. Oysa kurumları, gelenekleri korumak, topluma,
dolayısıyla İnsana bir güven duygusu ve yerleşiklik bi-
linçi kazandırır. Çok şıradan görünen bir mekân, anı-
lafla değer kazanır ve anlam bulur. Biz İse yerli olmak,
geleneklere sahip çıkmak ayıpmış gibi kimliğimizden
kurtulmaya çalışırız. Böyle Batılı Olacağımızı sanırız."
sözleriyle de yazar ”ülke olarak Batıll olmamızın kendi
kültürümüzü korumamızla mümkün olacağım" savun-
maktadır.
CEVAP: A
parçada konuşan kişi *Gençler, zamanlarını bilgisayara
ya da akıllı telefonlara harcıyor artık. Bu da İster İste-
mez 'Edebiyatın sonu mu geliyor?' , 'Roman türü tarihe
mi karışacak?' sorularını doğuruyor. Bu sorulara 'Evet.'
diyenler yanılıyorlar. Romanın yerini hiçbir Şey tutamaz.
Romanlar, etten kemikten yaratılmış İnsanların duygu-
sal dünyasını, yaşadıklarını, hırslarını, öfkelerini, sevda-
larını betimlemekte." sözleriyle romanın yerini hiçbir tek-
noIojİnİn ya da sanatın tutamayacağım çünkü romanın
İnşanı İnşan yapan duyguları anlattığım dile getirdiğini
görürüz Bu yüzden parçada yazarın, C seçeneğinde
verilen "Roman, hsan ruhunun didik didik etmenin en
gelişmiş biçimidir, bu yüzden hiçbir Şey romanın ulaştığı
derinliğe ulaşamaz." yargısını anlatmak İstediğini görü-
CEVAP: C
Parçadaki "Büyüdüğü toprakların eserlerindeki olay-
ları ve karakterleri beşlediğini hiç inkâr etmedi. Aksi-
ne övündü bununla, Hiçbir romanında tek bir kırıcı
söz söyletmedi karakterlerine. Edebiyatın da edepli
olması gerektiğine İnandı, Son romanında da yitip
giden güzellikleri agresifleşmeden, yaşlı bir adamın
sessizliğiyle anlattı. Bütün dünyanın kaderini yeri gel-
di bir sigara dumanına sığdırdı." sözlerinden yola
çıkarak tanıtılan yazarla İlgili olarak "kendi kültürünü,
yaşanan olumsuzlukları edebî İncelikle ve duyarlılık-
la yansıttığı"nın anlatılmak istendiğini söyleriz.
CEVAP: C
4.
5.
ÇÖZÜMLER
Parçadaki "Gerçekte yazar da bir haksızlık yaratmayı
kabu etmiştir ama yazarın haksızlık yaratmayı kabul
edişi, ancak bu haksızlıkları ortadan kaldırmak üze-
re girişilmiş bir aşma hareketi içindedir. Sartre, so-
rumluluğunu hem yazar hem de okur olarak duyar."
sözleri Sartre'ın haksızlıklar karşısındaki duruşunu
ve neden eserlerinde bunu yansıttığını gösterir. An-
cak asıl neden parçanın sonlarındaki "Şu dünyanın
haksızlıklarıyla birlikte önüme getirilişi, bu haksızlık-
lan soğukkanlılıkla seyredeyim diye değil, tiksintimle
canlandırayım, üstlerindeki perdeyi kaldırayım ve on-
lan birer haksızlık, yani yok edilmesi gerekenleri be-
lirgİnleştİreyİm diyedir." sözleriyle belirginleştirilmiştir.
Yazar, "üstlerindeki perdeyi kaldırarak" diyerek
görünmeyen yanları da göstermeyi, "yok edilmesi
gerekenleri belirginleştirmeyi" diyerek de "mücade-
leyi kolaylaştırmayı" kastetmiştir. Bu yüzden Sartre'ın
yapmak İstediğinin C seçeneğinde verilen "haksızlık-
ların görünmeyen yanlarını da göstererek mücadeleyi
kolaylaştırmak" olduğunu görürüz.
CEVAP: C
Parçada günümüz şairlerin aşk şiirleri yazma konu-
şundaki tutumları eleştirilmiştir. Ozellikle parçanın son
cümlelerine doğru yazarın, aşk şiiri yazmak isteyen
şairlerin gerekçelerini tuhaf bulmasını ve "önemli olan
konu değil, üsluptur, söyleyiştifl mesajını verdiğini
görüyoruz. Parçadaki "Yüzyıllardır pek çok şair aşkı
söylemiş de güya tüketmiş o konuyu. Bizim şairleri-
miz İse İlle yeni konular bulacaklar, eskilerin yolundan
gitmeyeceklermiş. Oysa yanılıyorlar; yenilik konuda,
söylenen sözde değil, bulunan biçimlerde, söyleyiş
tarzındadır.” sözleriyle de yazar, bu parçada Şiirde
Önemli olan söyleyiş olduğundan aynı konu tekrar tek-
rar işlenebilir." yargısını vurgulamak Ğtemiştir.
CEVAP: C
187