TEST - 23
7.
8.
9.
Parçada anlatılanlara göre, eleştirinin işlevi artık gü-
zellİk yaratmak değildir. Ciddi bir eleştiri edebiyatın
rolü üzerinde düşünmekle, eserin neden yazıldığının
anlaşılmasıyla başar. Bu görüş, parçadaki "Gerçek-
ten, edebiyatın rolü üzerinde düşünmek, sonradan
yapılan bir çözümleme İle edebiyat yapıtının niçinİnİ
aydınlatmak gerekir; bütün ciddi eleştiriler bununla
başlar. Bunu bilmeden, tespit etmeden bir sanatçıyı
ya da eserini değerlendiremezsiniz." sözleriyle de des-
teklenir. Parçada asıl anlatılmak İstenenin "eleştiride,
yapıtın neden yazıldığının ve işlevinin belirlenmesi ge-
rektiği" Olduğu görülür.
CEVAP: C
parçadaki 'Sanat gerçekliği, yaşam gerçekliğine ti.
patıp benzemez, onu olduğu gibi yansıtmaz. Seçip
çoğaltıp İlginç kılar. Bağrında tohum olarak taşıdığı
geleceğin çiçeğiyle yaşamı zenginleştirir." sözleri, sa-
nat gerçekliği ile ilgili olarak asıl anlatılmak İstenenin
"yaşamın gerçeklerini dönüştürerek sunduğunu" oldu-
ğunu görürüz.
CEVAP: C
Yazar parçaya, "roman yazmanın kendine has kural-
'arı olduğu" görüşüyle başlamış, sonra bu düşüncesini
futbol takımı ve futbol oyunu kurullarından Örneklerle
kanıtlama yoluna gitmiştir. Parçanın sonunda da ya-
zar, "dilsiz kuralsız bir yazarın roman yazmada başa-
nil olamayacağı' gerçeğini, İncelediği bir romandan
hareketle vurguluyor. Bu ömeklerden varacağımız
yargı "Kurallara uygun olmadan yapılan İşlerin başarılı
olamayacağı"dır.
CEVAP: E
10. Parçada edebî eserleri çeviren kişilerde bazı yetenek-
ler bulunması gerektiği Özellikle şiir çevirisinde bunun
daha da önemli olduğu üzerinde durulmuştur, Parça-
daki "bu alanda yerleşmiş kurallara kesinlikle uymasını
İstememek gerek" sözü ve "Güzel bir çeviri ama falan-
canın Olmaktan çok uzak." ifadesi çevirmenin belli ku-
rallann- kalıpların dışına çıkması gerektiğini ve özgün
olması gerektiğini belirtir.
CEVAP: D
•omknfası İlk.
11. parçada düdenlerle ilgili olarak, "şekillerinin çeşitli ol-
düğü" bilgisine değinildiğini "Erime sonucu oluşan dü-
denler dar, çökme sonucu oluşanlar daha çok silindi-
riktir." cümlesinden, "oluşma şekline" ve "oluşumunda
etkili olan olaylara" değinildiğini "Düdenler genel olarak
karstik kayaçların erimesi ya da çukur tavanın çökme-
siyle oluşan" ve "Karstik çatlaklann genişlemesi ya da
yer altı mağaralarının birleşmesiyle de oluşabilirler."
cümlelerinden, "yurdumuzda nerede görüldüğüne" de-
ğİnİIdİğİnİ "Ülkemizde düdenlere Akdeniz Bölgesi'nde
yaygın olarak rastlanır." cümlesinden anlıyoruz. Ancak
parçada düdenlerin bir diğer isminin obruk olduğuna
değinilmemiştir. Parçada düdenlerin yapı olarak obru-
ğa benzediğine değinilmiştir.
CEVAP: C
12. Parçada anlatılan olay doğrultusunda, "kralın halkın
yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlamadığı" anlatılmak
İstenmiştir. "İstediği yemeklerin olmadığını görünce",
"dört yumurtaya on altın İstediğini duyunca öfkelenir.",
" ..Köyümüzde yumula kıtlığı yok ama kral kıtlığı var-
dır." sözleri parçada "Kendi zevkine düşmüş yöneti-
ciler, halkın çektiği sıkıntıdan habersizdir." yargısının
çıkarılmasını sağlamalıdır,
CEVAP: C
13. Parçadaki Yönetilenlerle yönetenler arasındaki çatış-
manan azalması ya da ortadan kalkması halk edebiya-
tının bir başka kaynağını kuruttu" sözleri halk edebiya-
tının zayıflama nedenlerinden biri olarak 'Yönetici İle
yönetilenler arasındaki çatışmanın olmaması" sözünü,
"Âşıkların korunduğu ve barındığı konakların, hanla-
rın, kahvelerin kapanmasının" sözleri "Âşıkların mekân
tuttuğu yerlerin ortadan kalkması" sözünü, "Gezginci
âşık tipi ortadan silindi." cümlesi, "gezginci ozanların
kalmaması" sözünü, "toplumdaki üretim İlişkilerinin,
yaşama biçimini de değiştirmesi" sözü, üretim İlişkile-
rindeki değişiklikle" sözünü zayıflama nedeni olarak
vermemizi sağlar. Ancak parçada halk edebiyatının
zayıflama nedenlerinden biri olarak "Köroğlu, Dadaloğ-
lu gibi şairlerin yetişmemesi”ni veremeyiz. Bu şairlerin
yöneten - halk çatışmasından doğduğu "Çünkü kimi
halk şairleri böyle bir çatışmanın sonucunda ortaya
çıkmıştr: Köroğlu, Dadaloğlu.. cümlesiyle verilmiştir.
CEVAP: E
173