Test - 19
ÖZEL TEST (İLERİ DÜZEY SORULAR)
7.
8.
Düşünce dediğimiz Şey, anlamlı cümledir. Deney, dil olarak
ortaya konur. Bu nedenle dil, hem düşüncenin hem dış dün-
yanın ortak görüntüsüdür. Dil dünyayı resimleyerek açıklar.
Resmin anlamı ve göndermesi/algısı arasında uyum varsa
resmedilen şey yani cümle doğru olur. Orneğin "Türkiye'nin
başkenti Ankara'dır. " cümlesinde anlam ve onun algısı uyumlu
olduğu için bu cümle doğrudur. Eğer "Türkiye'nin başkenti
İstanbul'dur. " deseydik cümlede anlam ile algı uyuşmadığı iğn
yanlıştır diyecektik. Bu nedenle cümle, şey yahut durumların
var olması veya var olmamasını tasvir eder. Cümle doğruysa
vardır, değilse şey/durum yoktur.
Wittengenstein'a göre doğruluk aşağıdakilerden hangisine
göre belirlenir?
9.
10.
48
Kierkegaard'a göre insanın temel sorunu bilgi ve bilmek değil ,
varoluşun kendisidir. Varoluş, hiçbir zaman hazır değildir; oluş
içinde olan inşan, sürekli yeni kararlar alıp seçimler yaparak
kendini yeniden sentezler. insanın seçim yapabilmesi özgür
oluşundandır. Ozgürlük ise seçimlerin sonuçlarının sorum-
luluğunu almayı gerektirir.
Kierkegaard'ın bu açıklamasından aşağıda verilenelrden
hangisi çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Önemli Olan bilgi değil eylerndir.
insan kendini ne yaparsa o olur.
Özgürlük hiçbir zaman sınırsız değildir.
Her eylem toplumsal denetime açık olarak gerçekleşir.
insan kendi kararlarına göre kendini gerçekleştirir.
A)
B)
C)
D)
E)
Düşüncelerin nesnellik taşımasına
Bilginin insan için yararlı olmasına
Verilen bilginin somutluğuna
Dil ve düşünce arasında uygunluğa
Dilin kendi kurallarına uygunluğuna
Varoluşçuluk, insanın, yeni değerler bulma zorunluluğunu
görmesiyle başlar. insanın, birey olarak kenara itilmişliğine
tepkiyi, bilim ve teknolojinin insanın özgürlüğüne tehlike
oluşturduğuna dair bir başkaldırıyı ifade eder.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Varoluşçuluk yakla-
şımının özellikleri arasında gösterilemez?
Condillac, duyularımızı incelemek için bir heykel tasarlamıştır.
Bu heykel, insanların bütün alışkanlıklarından yoksun, taştan
bir heykeldir. Heykele önce sadece koku alma duyusunu
vererek sonuçlarını incelemeye başlamıştır. Bu heykele bir
menekşe uzatırsak 0 bize göre menekşe koklayan bir hey-
kel, ama kendine göre sadece menekşe kokusu olacaktır.
Heykelimizde, şimdilik, menekşe kokusundan başka hiçbir
bilgi bulunamaz. Heykelimizin, karşılaşabileceği türlü değiş-
meler hakkında henüz hiçbir düşüncesi yoktur. Haz onu, hiç
bilmediği acıdan ne kadar korkutamazsa, elem de ona, hiç
bilmediği bir tadı arzu ettiremez. Ama heykelimizin burnun-
dan menekşeyi çekip yerine bir gül uzatırsak karşılaştırma
başlayacaktır. Heykelimiz, biri şimdiki duyumla, öteki artık
var olmayıp izlenimi sürüp giden duyumla ilgili iki var Olma
biçimi içinde bulunacaktır. Oysa artık, eskiden var olmuş
bulunduğu durumda bulunmadığını duymaya başlamıştır.
İşte ilk bilgi budur.
Condillac'ın bu ömeğinden hareketle aşağıda verilenler-
den hangisi söylenebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Hiçbir gelişme ve değişme, insanın özgürlüğünü engel-
lememelidir.
Hayata anlam veren insandır ve kendisine yol gösterecek
başka kimse yoktur.
İnşan kendi bilinciyle, kendi davranışlarını yönlendirebi-
lecek, irade ve karar gücüne sahip Özgül bir varlıktır.
insan kendi özünü meydana getiren ve bundan dolayı
sorumlu olan bir varlıktır.
insan kendi özgürlüğünün kadere uygun yaşamda oldu-
ğunu unutmamalıdır.
J. Locke'a göre inşan, duyu yoluyla izlenimde bulunamadığı
nesnelerin (varlıkların) Özelliklerini bilemez çünkü duyusunun
potansiyeli onun için bir engeldir.
Locke, bu düşüncesiyle aşağıdakilerden hangisini kabul
etmiş olmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Bilmek için deneyime gereksinim yoktur.
İnşan zihni doğuştan bilgi yüklüdür.
Fikirlerimizin tek kaynağı duyumlarımızdır.
Her bilgi işe yaradığı oranda değerlidir.
İnşan ancak olguları bilebilir.
A)
B)
C)
D)
E)
Akıl, insanın özüdür.
Kesin bilgi yoktur.
Bilgi sınırlıdır.
Bilgi sezgiye dayanır.
Doğru, akla uygun olandır.