TEST - 22
2.
3.
Öncüde verilen parçayl incelediğimizde parçada ya-
zara göre anlatmanın insanın en temel İhtiyaçların-
dan biri olduğu, dilin gelişmesiyle birlikte insanların
paylaşma ve diğer insanlara kendini anlatma ihtiyacı
duyduğundan bahsedilmiştir. Dolayısıyla bu parça
"anlatmak' kavramı üzerine sorulmuş bir soruya ce-
vaptır. Buna göre, seçenekleri incelediğimizde A şe-
çeneğindeki "İnsan neden anlatmak istiyor?" sorusu
doğru cevap Olur.
CEVAP: A
Parçadaki "Kaşgarlı Mahmut'un Divanü Lügati't -Türk
adli yapıtında Alp Er Tunga'nın ölümü üzerine yakılan
ağıttan bir dörtlük vardır," sözlerine dayanarak Alp Er
Tunga ve Destanı İle ilgili olarak 'Kaşgarlı Mahmut'un,
destanın büyük bir kısmına yer verdiğine" değinilmedi-
ğİnİ, "...Şehname'de de farklı birbaklş açısıyla ele alın-
mlştlö' sözlerine dayanarak "İçerik olarak Şehname İle
aynı Olduğuna” değinilmediğini, "Destandaki konular,
Firdevsİ tarafından yazıya geçirilen ...Şehname'de"
sözlerine dayanarak "destanın Firdevsi tarafından ya-
zıya geçirildiğine" değinilmediğini görürüz. Yine parça-
da Alp Er Tunga'nın İranlılarla yaptığı savaşta yenil-
diğinden bahsedilmemiştir. "Sakaların yiğit komutanı
Alp Er Tunga'nın İranlılarla yaptığı savaşlar..." İfadesi
parçada var ancak savaşta yenildiğini söylemiyor.
Parçadaki "Alp Er Tunga, Asur kaynaklarında Madu-
va, Heredotta Madyes, İran ve İslam kaynaklarında
Efraşyab adlarıyla anılmaktadlL" sözüne dayanarak
"isminin farklı kaynaklarda farklı geçtiğine" değinildiği-
ni görürüz.
CEVAP: E
parçada geçen Olayda belirleyici söz, "Aralarına bir
kemik atıver de gör kardeşliklerini." sözüdür. 'kemik"
İki köpek için de cazip bir yiyecek Olduğu İçin ikisi de
kemiği yemek İsteyecektir, Böylece kemikten Önce
sarmaş dolaş uyuyan İki Köpek, kemik İçin birbirlerine
hırlayıp mücadele edecektir. Dolayısıyla Mevlâna, bu
sözüyle "Menfaatler devreye girdiğinde/ herkes kendi-
ni düşündüğünde İlişkiler bozulur.” demek İstemiştir.
Bu da D seçeneğinde verilmiştir.
CEVAP: D
4.
5.
6.
MLER
Parçada genç şairlerin şiirlerinde aynı duyguyu hiş-
settirmeleri mekanikleşme olarak görülmüş ve eleş-
tirilmiştir. Yazara göre genç şairin her şiiri, kişiliğinin
gelişimi İçin bir göstergedir, Adım adım şiirlerinden o
gelişimi izleriz. Parçadaki "Oysa şiir, süregiden bir ki-
şiliğin oluşmasıdır da. Tek tek şiirler o şairin portresini
çizer bize. Şair, her şiirle yeni bir çizgi atar bu portreye;
her renk, yeni bir boyut getirir. Şiirle birlikte kişiliği de
boy atar." sözleri de bunu destekler. Bu yüzden parça-
da anlatılmak istenen 3 seçeneğinde verilen "Bir şairin
kişiliği, şiirlerinin gelişim çizgisine bakılarak anlaşılabi-
lir." yargısıdır,
CEVAP: B
Parçada konuşan eleştirmenin, yaptığı bir eleştiriden
dolayı iyi bir yazar dostunun kendisine kırılıp küstüğü-
nü ama dostların aynı düşünceyi paylaşmamalarının
doğal olduğunu söylediğini görüyoruz. Eleştirmen "sa-
natçının topluma yöne vermesi gerektiğini, toplumun
yazan yönlendiremeyeceğini, şekillendiremeyeceğini"
savunur. Bu yüzden bu sözleri söyleyen kişinin "toplu-
mun sanatçıyı değil, sanatçının toplumu yönlendirme-
sinin" gerekli olduğunu söyleyebiliriz.
CEVAP: E
Parçadaki "Eskiden kraldan, padişahtan korkanlar, çe-
kinenler, yüzlerine konuşamayanlar düşüncelerini hay-
yanlar üzerinden anlatarak, hayvanlara bazı Özellikler
yükleyerek dönemin sorunlarına değinirlerdi." sözle-
rine bağlı kalarak fabllarla İlgili olarak "hangi amaçla
kullanıldıklarına" ve "geçmişte bazı düşüncelerin dile
getirilmesi için araç olarak kullanıldığına", "Önemi yad-
sınamayacak bir yazın türü olan fabllad sözüne bağlı
kalarak "edebiyatımızda belli bir yeri olduğuna”, 'Hay.
varılar, konuşabilmektedir bu türde. Cesur, korka4
sinirli, şakin, çalışkan, tembel gibi özellikleri bakımın-
dan İnsanla hayvan hep İlişkilendirilmek istenmiştir."
sözlerine bağlı olarak 'içeriğinde inşan dışı varlıklara,
inşana ait özelliklerin yüklendiğine" değinildiğini görü-
rüz. Ancak, parçada fabllarla ilgili olarak "bir masal türü
Olduğuna" değinilmediğini, parçadaki "fabllar, bir çeşit
masal gibidid' sözüyle fablların masallara benzetildi-
ğinİ görürüz. ("Fabl, masaldır.” demiyor, "Fabl, masal
gibidir." diyor.)
CEVAP: E
165