TEST - 14
13. Mevlâna, "Rumi" adıyla tüm dünyada bilinir. Ama-
rika'da son on yılın en çok satan şairi Mevlâna'dır.
peki, neden Mevlâna dünyada biliniyor da Yunus
Emre bilinmiyor? Yunus Emre daha mı kötü bir şair-
dir ya da diğer şairlerimiz? Mevlâna dünyada Farsça
yazdığı İçin biliniyor, diğer şairlerimiz bilinmiyor. Türk-
çe İse Yunus'un dediği gibi "Bir garip Ölmüş diyeler
/ Üç günden sonra duyalad' misalince İçine kapanıp
kalmış. Osmanlının bunca zaferlerine rağmen neden
dünyaya yayılan ernperyal bir dil yaratamadığını Halil
İnalcık "Osmanlı, savaş yapmaktan dili yaymaya vakit
bulamadı." şeklinde açıklar.
Bu parçayla İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
15.
16.
ANLATIM BİLGİLERİ - 11
Bazı yazarlar "Yazmayı unutuyorum bugünlerde," di-
yor. Yazmak unutulur mu hiç? Nefes almayı unuttuğu-
nuz oldu mu hiç? Yazmak da yazar için nefes almak
olmalıdır. Her zaman çok istekli ve çalışkan olamaya-
biliriz Arna hücrelerimize sinen yazma arzusu asla yok
olmaz. Kimi zaman tedirgin edici oranda bir becerik-
sizlik hâli egemen olsa da yazarlık unutulur, tükenir bir
Şey değildir. İşi yazmak Olan kişi er ya da geç bu en İyi
bildiği eyleme geri döner. Yazar, elde olmaksızın dün-
yaya o gözle bakar. Acıları, büyük toplumsal olayları,
kavgaları, isyanları, ayrılışları, tükenişleri, cenazeleri,
düğünleri hep 0 gözle kayıt altında tutar. Bazen de
gördüklerinden, İşittiklerinden utanç duyar.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangi-
A)
B)
C)
D)
E)
Anlatım bütünlüğü göz ardı edilmiştir.
Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
Alıntı yapmaya başvurulmuştur.
Tanık göstermeden yararlanılmıştır:
Neden - sonuç içeren yargılara yer verilmiştir.
sidir?
A) Açıklama
C) Betimleme
B) Benzetme
D) Karş laştırma
E) Tartışma
14. O gün, ondan sonraki günler, köyde İnanılmaz bir şeş-
sizlik aldı ortalığı. Öyle ki sinek vızıldasa duyulur. So-
kaklarda, ev aralarında, çınarların altında, kayıkların,
teknelerin başında hava soğuk da olsa güneş yaksa
da kimsecikler gözükmedi. Sanki ada çoktan boşalmış
gitmişti; arada birkaç horoz ötüyor, köpekler ürüşüyor-
du. Evden eve gitmeler de azalmış, çopler tüm köye
pis kokular sarar olmuş; herkes evinin en kuytu köşe-
sine saklanmış, karanlık bir yas içine girmişti.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki duyuların han-
gişincıen
A) Görme duyusu
C) Tatma duyusu
B) İşitme duyusu
D) Koklama duyusu
E) Dokunma duyusu
Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler
altında görünmeyen derenin hüzünlü şırıltısını İşitirdik.
Evimiz, Ç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kay-
bolmuş gibiydi. Annem, İstanbul'a gittiği İçin benden
bir yaş küçük olan kardeşim Hasan'la artık Dadaruh'un
yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın seyisi, yaşlı
bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk,
En sevdiğimiz Şey atlardı. Dadaruh'la birlikte onları
suya götürmek, çıplak sığlarına binmek, ne doyulmaz
bir zevkti.
Bu parçanın anlatımında ağır basan anlatım biçimi
aşağıdakilerden hangisidir?
B) Öyküleme C) Benzetme
A) Betimleme
E) Karşılaştırma
D) Açıklama
107