Test
KAVRAYALIM
Sıfat (Ön ad) - Zarf (Belirteç)
7.
8.
(I) Ben yalnızca bir gazete okuru olsaydım 2007 yılı başında q-
kan Şu haberi keser, arabamda dikiz aynasının yanına asar ve
İstanbul trafiğinde kalakaldığımda sürekli okurdum: (İşaret sıfa-
ti kullanılmştır.) (II) 16 milyon nüfuslu Hollanda'da çoğu kişi işe
bisikletle gidiyor. ("Çoğu" sözüğü, belgisiz sıfat olarak kullanıl-
mıştır.) (III) 18 milyon bisiklet bulunan ülkede, bir Hollandalı İki
tekerlek üstünde yılda 917 km'den fazla yol yapıyor. (Birden çok
sayı sıfatı vardır.) (IV) Amsterdam merkez istasyonunda beş kat
II bisiklet otoparkı, her köşede bisiklet parkı alanı var. (Bir isim,
hem niteleme hem belirtme sıfatı almıştır.) (V) Hollandalılar Şem
siyeyle gezerken, cep telefonuyla konuşurken ya da müzik din-
[erken bisiklete binmekte usta. (Sıfat türünde sözcük yoktur.)
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi ayraç İçin-
de verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
9.
10.
II.
Bu upuzun ovanın tam orta yerinde yapayalnız duran ve etra-
tındaki yapraksız akasyalarla daha zavallı görünen bu soğuk
bina, oraya rastgele atılmış bir taş parçasını andırıyordu. Gün-
de iki defa geçen posta treni bile niçin bu manasız yerde duru-
yorum diye hayret eder gibiydi. Tren az durduktan sonra kalktı
ama çaldığı düdükte keyifli bir ıslık edası vardı.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisi zarf değildir?
q III
D) IV
C) III
D) IV
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemi hem zaman hem de
miktar yönünden belirten sözcükler vardır?
Türkçede kimi sözcüklerin, bulunduğu cümleye göre belgisiz Sl-
fat ya da belgisiz zamir olarak kullanılabileceğini söyleyen Ser-
kan Oğretmen, tahtaya bu sözcüklerin ilk cümlede "belgisiz sı-
fat", İkinci cümlede "belgisiz zamir" olarak kullanıldığı Örnekler
yazıp bu bilgiyi somutlamıştır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde verilen cümleler, Si-
rasıyla Serkan Öğretmen'in konuyu kavratmak İçin verdi-
ğİ örnek olabilir?
Takımlarımızdan hiçbiri turnuvada bir üst tura çıkama-
mıştı.
Hiçbir zaman İşin kolayına kaçmaz, en İyisini yapmak İş-
terdi.
Trafiğe takılınca bir saatte gideceğimiz yolu, tam dört şa-
atte gitmiştik.
Ailesinden geriye, pek verimli olmayan bir bu tarla kalmıştı.
Kimi insanlar, kitap okumayı bir eziyet gibi görüyor.
. İçerişi kalabalıktı; kimi bir köşeye çekilip Oturmuş, kimi
de elindeki gazetesine dalmıştı.
Nesli tükenen bazı kuş türleri yaşıyordu bu sazlıkta.
. Firma piyasaya çıkardığı bazı modelleri, teknik arıza ne-
deniyle geri çağırdı.
Bugün değil, başka bir gün sizi de ziyaret ederiz.
Geziye sizin sınıftan senden başka kimler gelecek.
5-0
A)
B)
C)
D)
E)
Hafta sonu iki gün kalacağımız otelin adını daha önce hiç
duymamıştım.
O yıllarda köyümüzde okuma yazma bilen birkaç kişi vardı.
Okuduğun romanın özetini ne zaman yazmayı düşünüyor-
sun?
Önce bu yemeği yapalım, sonra ne tatlısı yapacağımıza ka-
rar veririz.
Bazı günler kendimi iyi hissetmiyorum ama hâlâ doktora gi-
demedim.
İşinizi doğru yapın ve kimseye karışmayın.
"Güzel" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu cüm-
ledeki "doğru" sözcüğüyle aynı görevde kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Trenle seyahat ederken güzel kentleri, tarihî kasabaları ve
bozkırın ortasında duran tek tük evleri geçtik.
Gencecik yaşında sahneye çıkan şarkıcı, bu parçayı o ka-
dar güzel söyledi ki şeşi âdeta İçimize İşledi.
Taş işçiliğinin güzel örnekleri arasında yer alan konak, İz-
mir'in en çok tanınan mimarlarından biri tarafından yapıldı.
Uzman, kendisini tanıtan sunucuya güzel sözleri için teşek-
kür etti ve uzun bir konuşma yaptı.
Almanya'da kısa bir süre de olsa güzel işte çalıştık, iş hem
ağır değildi hem de işin getirisi yüksekti.
8-0
10-A
174