Test
KAVRAYALIM
Paragrafta Konu ve Ana Düşünce
5.
6.
Medeniyetlerin beşiği olarak adlandırılan topraklarda yaşıyo-
ruz. Elimizi attığımız yerden tarih fışkırıyor, desek abartmış sayıl-
mayız. Prehistorik dönemlerden günümüze değin nice kültüre,
medeniyete ev sahipliği yaptık. Gelgelelim, hâlâ bir Bizans mü-
zesine sahip olmayışımız, koskoca Osmanlı İmparatorluğu'nun
geçmişini ve zenginliğini bir Topkapı Sarayı'nın içine sığdırma
gayretlerimiz, tüm Küçük Asya'nın onca medeniyetini ise bir Ar-
keoloji Müzesi içinde sergileme kolaylığına kaçışımız, bizim yal-
nızca müzecilik karnemizin ne kadar zayıf olduğunu değil, aynı
zamanda bu alanı ne kadar önemsediğimizi de ortaya koyuyor.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
A) Geçmişte yaşamış kimi medeniyetlerin kalıntıları, sadece bi-
zim topraklarımızda bulunmaktadır.
B) Yeni kuşaklara geçmişi en iyi anlatacak araçların başında
müzeler gelir.
C) Uzerinde yaşadığımız toprakların kültürel birikimine hak et-
tiği ilgiyi göstermiyoruz.
D) Kültür ve medeniyet sahip çıkmak sadece resmî
kurumların görevi değildir.
E) Müzelerimiz, sadece bizim değil, günümüzdeki başka mil-
leflerin tarihine de Işık tutmaktadır.
Bedenimizin doğal saati Olan biyolojik saat, her sabah aynı şa-
atte kalkmamızı sağlayan ve aynı saatlerde uykumuzu getiren,
vücudumuzda pek çok işlevin zamanını ayarlayan bir sistemdir.
Biyolojik saat sayesinde hücrelerimiz ne zaman yoğun, ne za-
man daha az çalışacaklarını ayarlar.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi keşin olarak çıkarı-
labilir?
A) Biyolojik saat, kişiden kişiye ve mevsimlere göre farklılık gös-
terebilir.
B) Biyolojik saat, sadece hücrelerin çalışması üzerinde etkili bir
mekanizmadır.
C) Vücudun hormonal dengesi biyolojik saat sayesinde kusur-
suz bir biçimde çalışır.
D) Biyolojik saat, kişide stres önleyici bir etkiye de sahiptir.
E) Vücudumuz, gün içinde sistemlerini farklı zamanlarda aktif-
leştirip pasifleştiren bir özelliktedir.
2-8
7.
8.
Düşüncelerin ve eylemlerin oluşumlan içinde yaşayan eleştirmen-
lerin görüşleri elbette yerinde durmaz. Serpilip gelişir. Ancak,
bu serpilip gelişme, dünü inkâr etmekle değil, tamamlamakla
olur. Felsefi görüşten yoksun bir eleştirmen nasıl gösterilmez-
se dün ortaya attığı bir fikrin, verdiği bir yargının tamamıyla ter-
sine yürüyen bir eleştirmen de gösterilemez. Bir gün Unamu-
no'ya "Eldiven değiştirir gibi fikir değiştiriyorsunuz." demişler. O
da, "Eldivenim çok da ondan." demiş. Bir sanatq nüktesi olan
bu cevabın, eleştiri alanında yeri olamaz.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakiler-
den hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Eleştirmenler, eleştiri anlayışlarını çağın gereklerine göre sü-
rekli yenilemelidir.
Eleştirmenler gelişimlerini, geçmişteki birikimlerini tamamen
inkar eden bir anlayışta gerçekleştirmez.
Eleştirmenlerin bir yazı İçindeki düşüncelerinin tutarlı olma-
Sl eleştirideki en Önemli unsurdur.
Düşünsel derinlikten yoksun eleştirilerin yarına kalması dü-
şünülemez.
Sanat ve edebiyatın gelişiminde eleştirmenlerin olumlu kat-
kısı vardır.
Sinema, bence bir ürün ortaya koymanın en zor Olduğu alan
lardan biri. Bir projenin senaryoya, sonra da sinema filmine dö-
nüşmesi, uzun, zahmetli, pek çok kişiden ve teknolojiden yarar-
lanmayı gerektiren pahalı bir iş. Televizyon dizilerinde de buna
benzer yanlar yok değil. Ne var ki hızla yapılan, hemen seyir-
ci karşısına çıkarılan, bir gecede tüketilen bir dizinin tek hedefi,
izleyicisini ekran başında tutmak. Sinema filminde önemli olan
"yaratıcılık", televizyon dizilerinde pek de görülmeyen bir özel-
liktir.
Bu parçaya göre sinema filmini televizyon dizilerinden ayı-
ran temel Özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Yapımının güç olması
Teknolojiyi kullanması
Pek çok kişiden yararlanması
Denenmemiş şeylerin peşinde olması
Daha az insana seslenmesi
8-0
86