Test
KAVRAYALIM
Paragrafta Konu ve Ana Düşünce
3.
4.
Basılır basılmaz kapışılan kitaplar, bende daima şüphe uyandır-
mıştır. Bunlar, uyandırdıkları ilgiyi, bir esere ölümsüzlük sağla-
yan üslup ve öz avantajlarına değil, o anda havayı dolduran tür-
lü toplum olaylanna, sorunlarına, sanat dışı oyunlara borçludur.
Bunlar tavsayınca, sıcaklıklarını kaybedince kendileri de unutu-
lup gider. Edebiyat dünyası bunların kalıntılarıyla doludur.
Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdaki-
lerden hangisidir?
A) Toplum sorunlarını işlediği için değerli görülen eserler, bi-
çim ve özlerinden taviz vermek zorunda kalır.
B) Nice kıymetli eser vardır ki kalıcılığı yakalayamadığı İçin za
mania Unutulmuştur.
C) Edebî eserin değeri ve kalıcılığı, biçim ve İçerik üstünlüğü-
ne bağlıdır.
D) Yeni bir eserin üstün bir başarı kazanması okurda şüphe
uyandırmalıdır.
E) Sanat dışı etkiler, bir eseri kalıcı kılsa bile okurun gözünde
edebî kılmaya yetmez.
Dünyanın uzak bir yerinde güneş yeni doğuyor şimdi. Baha-
İlk günleri gelmiş. Bahçenin bir köşesinde yeşeren çiçeğin
yapraklarına çiğ düşmüş. Bu adı bile konmamış ülkenin inşan-
ları, tarlaya gidecek birazdan. Bir sıcak çorba, bir güzel söz çe-
kecek İçleri. paylaşacaklar azıklarını, dertlerini. Dilerim, hiçbiri-
nin gurbette yakını Olmasın. Yoksul ve hasta da olmasın kimse.
Bütün dünyada güneşli günler görsün çocuklar. Yolculuklardan
atılsın mektuplar. inşanlar arasındaki tek güç, sanat olsun. İna-
nıyorum ben, olacak!
Bu parçada;
I. sitem,
II. umut,
III. özlem
duygularından hangileri belirgindir?
5.
6.
Gazeteci: Romanlarını beğenmediğiniz bu yazarımızın, beş yıl
hiçbir şey yazmadan bekleyip ondan sonra yazacağı ilk romanı
okuyabileceğinizi söylüyorsunuz. Bunun nedeni, onun yazarlık-
ta olgunlaşmadığını düşünmeniz mi?
Eleştirmen: Hem evet hem hayır. Onda beklediğim, kalemine
biraz nefes aldırması.
Gazeteci: Aralıksız yazması, onun kalemini keskinleştirecek bir
durum değil mi?
Eleştirmen: Hayır, tam tersine yanlışlarını görme fırsatl yakala-
yamaması ve onları doğru olarak görmeye devam etmesi de-
mektir.
Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki eleştirme-
nin Sanat anlayışıyla Örtüştüğü söylenebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Yazarlığın İlk dönemlerinde yaşanan acemilikler, İleri safha-
larında da yazarın peşini bırakmaz.
Çokça ve sıkça yazmak, yazarın sanatsal değerine katkı yap-
maktan çok, yazarlık mesleğini kendini tatmin etme aracına
çevırır.
Edebiyat yapıtı üretmek, yazarların korkularından uzaklaş-
mak için başvurdukları bir yoldur.
Yazarlıkta yetenek, diğer sanat dallarında Olduğu gibi her
zaman çalışmaktan Önce gelir.
Edebiyat yapıtları, yanlışları ve doğrularıyla yazarların ger-
çek yaşamlarından izler taşıdığı İçin onların, okurların gö-
zünde ayrı bir değeri vardır.
Her ne söylüyorsam, yazıyorsam elbette ki İçimde oluşanları
dışarıya aktarmak Çiridir. Adı şanı ne olursa olsun konuşmam,
yazmam, çığırıp bağırmam ve çok İleri gidersek sabrım ve sus
kunluğum bile bir ifade ihtiyacındandır. Sanırım şiir dediğimiz
usul de bu tür bir yükselme ve derinleşme anlarımızın resimleri
dir. Ruhumuzun paylaşabildiğimiz hatıralarının şekli ve şemaili-
dir şiir! Ben hiçbir şiiri hikâyesiz, hatırasız, özlemsiz yazamadım.
Şiirlerim salt bana ait olamayacak kadar çok ortağa sahiptir.
Bu parçada şairin kendisiyle İlgili olarak anlatmak istediği
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yalnız I
B) yanız II
D) ive III
E) II ve III
A)
B)
C)
D)
E)
Her şiirinde rol oynayan bir arka planın olduğu
Duygularını İfade ederken Çirden geldiği gibi davrandığı
Şiir yazarken sadece kişisel yaşamını Ölçüt aldığı
Etkilendiği edebî anlayışlar doğrultusunda hareket ettiği
Şiire bir misyon yüklemeyi doğru bulmadığı
5-8
84