Test
KAVRAYALIM
Cümle Anlamı ve Yorumu
6.
7.
(I) Şiiri alışılmış imgelerin, bayatlamış duyarlıkların, tekdüzeleş-
miş şeşlerin talanından kurtarmak bu çağın şairlerinin boynunun
borcu. (II) Şiir; duygu ağırlığınca düşünce, düşünce ağırlığınca
duygu taşıyan ve bunların bezenmesini gerektiren bir dil alanı-
dır. (III) İyi şair de bu bileşkeyi bilir ve toplumun şiirsel talepleri-
ni, şiirine pazar açacak hiçbir Ölçüyü dikkate almaz. (IV) Onun
için tek ölçüt vardır, o da kendi iç sesi; bastıramadığı, dizginle-
yemediği taşkın şeş. (V) Gönlüyle ve aklıyla eriştiklerini denge-
li bir biçimde ve dil duyarlığı içinde, etkili olarak aktarmaktır tek
derdi. (VI) Bunu yaparken binlerce yıllık kültürel birikimden, dil
hazinesinin nadide parçalarından yararlanmayı da ihmal etmez.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangi ikisi aynı dü-
şünceyi aktarmaktadır?
8.
9.
Eski toplumlarda günlük yaşamın bütün yönlerini düzenleyen
din OlgUşU; kaçınılmaz şekilde, sanatsal etkinlik ve üretimlerin
temel formlarını belirlemede önemli bir rol oynamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
A) I velil
B) liveıv
D) III vev
A)
B)
C)
D)
E)
Günlük yaşamlarında dine önem veren eski toplumlar, sa-
nat yapıtlarında dinsel konulan ele almışlardır.
Eski toplumlardaki sanat yapıtlarında dinsel figürlerin ağır
basması, dönem sanatçılarının sağlam İnançlı olmalarıyla
yakından ilgilidir.
Tarih öncesi çağlarda sanatsal üretimlere zorunlu olarak
yansıyan din OlgUşU, anlatım biçimlerini açıklamaya yardım-
cı olur.
Dinî Ölçütler eski toplumlarda günlük yaşamdan çok, sanat
ürünlerinin ortaya konmasında ve yeni sanat anlayışlarının
oluşmasında etkili OlmUştUr.
Geçmişte toplumlann güncel yaşamında söz sahibi olan din,
sanatın oluşumunda da son derece etkili Olmuştur.
(I) Aşırı sevindiğimizde ya da üzüldüğümüzde artan miktarıyla
dikkat çekse de gözyaşlarımız aslında sürekli salgılanır. (II) Ba-
zal gözyaşı da denen bu şeffaf ve tuzlu SIVI, gözlerimizin üze-
rinde ince bir tabaka oluşturarak daha iyi görmemize ve enfek-
siyonlardan korunmamıza yardımcı Olur. (III) Sabah saatlerinde
yüksek miktarda salgılanırken yorgunluğumuzun arttığı günün
ilerleyen saatlerinde miktarı azalır ve gözlerimiz kurumaya baş-
lar. (IV) Gözlerimiz kurudukça göz küresiyle göz kapakları ara-
sında sürtünme artar ve göz kırpmak rahatsız etmeye başlar.
(V) GÖZ küllüğü OldUğU zaman gözlerimizi ovaladığımızda,
gözyaşı üretiminden sorumlu bazı sinirleri uyararak gözyaşı
üretimini tetikleriz.
Gözyaşından söz edilen bu parçadaki numaralanmış cüm-
lelerle İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) l. cümlede, duygusal durumlarda normal seyrinin üzerine
çıktığı söylenmiştir.
B) II. cümlede, sağlığımız açısından taşdığı önem hakkında bil-
gi verilmiştir.
C) III. cümlede, gün İçinde farklı bir seyir izlediğinden bahse
dilmiştir.
D) IV. cümlede, yeterince salgılanmadığında görme kusuruna
yol açtığı söylenmiştir.
E) V. cümlede, gözyaşı salgılanması için yapılması gereken bir
işlemden söz edilmiştir.
3-0
Her şeyin başlangıç yeri, kutsal kitapların yurdu, buğdayın ye-
şerdiği ilk yer Doğu coğrafyası olduğu hâlde, buralar Avrupa-
Illar Çin hep yukarıdan bakılan, gizemli bir yer olmaktan Öteye
gidemedi.
Aşağıdaki cümlelerin hangisi bu cümlede anlatılmak iste-
nenle anlamca aynı doğrultudadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Doğu, kaynaklık ettiği birçok değere karşın Batı tarafından
gerçekçi bir bakışla değerIendirilememiştir.
Avrupa, Doğu 'dan aldığı değerleri Doğuya karşı bir güç ara-
cı olarak kullanmıştır.
Doğu'yla ilgili zihinlerde oluşan algı bu topraklara özgü kül-
türden kaynaklanmaktadır.
Batı medeniyeti Doğu'ya özgü gizemli havayı kendi değer-
lerİnİ yüceltmek İçin kullanmıştır.
Doğu'ya nesnel bir bakışla yönelebilmek için Batı'nın kendi
kültür Ögelerini tanıması gerekir.
7-0