Test
Don Kişot
Şark Ekspresinde Cinayet
III.
Taaşşuk—' Talat ve Fitnat
IV, Eylül
JijRijNjjN GENEL ÜZEILİKIERII
2.
3.
4.
Sınıf çatışmalarını, ekonomik buna-
. lımları, köyden kente göçü, töreleri
vb. anlatan romanlardır.
Macera
Aşağıdaki yazarlardan hangisi bu eserlerden biriyle
ilişkilendirilemez?
A) Mehmet Rauf
B) Şemsettin Sami
C) Cervantes
D) Samipaşazade Sezai
E) Agatha Christie
Koca karının yerde debelendiğini gören Raskolnikov,
bütün gücüyle, birkaç defa daha baltayla kafasına vurdu.
Etraf kan gölüne dönmüştü. Artık hareket etmediğinden
emin olunca baltayı yere bıraktı, Kadının üzerine eğildi. O
kadar soğukkanlı hareket ediyor ve öylesine tedbirli dav-
ranıyordu ki sonraları bunu hatırlayarak kendisi de şaşır-
mıştı.
Bu parça, Dostoyevski'nin yazığı aşağıdaki romanla-
rın hangisinden alınmış olabilir?
A) Yeraltından Notlar
B) Suç ve Ceza
C) Karamazov Kardeşler
D) Kumarbaz
E) İnsancıklar
NOT
Psikolojik romanlara, 'tahlil" ya da "çözümleme" romanı
da denir.
Farklı ülkelerde geçen romanlara "egzotik roman" denir.
Geleceğin hayal edilip bugün kullanılmayan ve ileride kul-
lanılacağl düşünülen teknolojik ve bilimsel araçların kulla-
nıldlğl romanlara bilim kurgu romanı denir,
Bir düşünceyi benimsetmeyi, bir savı romanı
ispatlamayı amaçlayan romandır.
Anlattığı kişinin yaşadığı olayları de-
ğil, o kişinin iç dünyasındaki etkilerini SOSyal
roman
çözümlemeyi amaç edinmiş roman-
lara denir.
Kahramanlarını birer denek, romanı- Tahlil
nı İse laboratuvar gibi gören determi- romanı
nizme bağlı ve soya çekime de çevre
kadar önem veren romancıların ro-
IV.
V.
manidir,
Şaşırtıcı, ender rastlanan olaylar üze-
rine kurulan ve hareketin egemen Ol-
düğü gizem dolu romanlardır.
Natüralist
Yukarıdaki açıklamalarla karşısındaki terimler eşleş—
tirilirşe hangisi dışta kalır?
C) III
Aşağıdakilerin hangisinde anlatıcı yanlış belirtilmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Ali, Oldukça mahzun yaratılışlı bir çocuktu; kendi ya-
şamından çok daha üstün tuttuğu babasını olanca
gücüyle seviyordu. (kahraman anlatıcı)
Genç adam, önüne gelen ilk sokağa sapmazdan evvel
dönüp arkasına baktı, aşağıdaki caddenin elektrik ay-
dınlıkları, buraya kadar yansıyordu. (gözlemci anlatıcı)
Mümtaz, ağabeyi dediği İhsan'ın hastalandığından
beri doğru dürüst sokağa çıkmamıştı. Doktor çağır-
mak, eczaneye reçete götürüp İlaç getirmek hep onun
işiydi. (gözlemci anlatıcı)
Sağlam bir inanç vardı içinde, iyiden iyiye duyuyordu:
Bunlardan, bu insanlardan değildi kendisi. Bunları dü-
şünüp duruyordu. (hâkim - tanrısal anlatıcı)
Bu acıya dayanamazsam daha büyük acıların kuca-
ğına düşmem kaçınılmaz görünüyordu, nihayet unut-
masam da unutmuşum gibi davranmaya karar verdim.
(kahraman anlatıcı)
z
259