Örnek Soruyu Değiştir

TEST - 4 Deyimler; en az İki sözcükten oluşan, kalıplaşmış sözlerdir. Soyut bir durumu (kızgınlık, telaş, fedakârlık, yor- günlük, ihtiyatlı olma vs.) karşılar. • Öğüt vermez, yol göstermezler. A seçeneğinde verilen 'burun kıvırmak" sözü, "Önem vermemek, beğenmemek, küçümsemek" anlamında kullanılan bir deyirndir. B seçeneğinde verilen "bağrına başmak" sözü, "(bir kim- şeyi) koruyup kayırmak" anlamında kullanılan bir deyim- dir. C seçeneğinde verilen "açığa çıkarmak" sözü, "(bir du- rumu) onaya çıkarmak, gözler önüne sermek, anlaşılır duruma getirmek" anlamında kullanılan bir deyimdir, D seçeneğinde verilen "sırtını dönmek" sözü, "sın çe- virmek, bir Şeye veya bir kimseye Önem vermemek" anlamında kullanılan bir deyimdir. E seçeneğinde verilen cümlede İse deyim kullanılma- mıştır. Bu cümledeki "kemikleşen" sözcüğü mecaz an- lamda kullanılmış, "değişmemek" anlamına gelmiştir. Deyim olması için en az İki sözcükten oluşması ve ka- lıplaşması gerekirdi. Yine bu cümledeki "'vazgeçmek" ve "takip etmek" sözleri birleşik fiildir, deyim değildir, CEVAP: E Z Soru kökünde verilen cümledeki "gösterişsiz, yalın" sözcükleri anlatım dilinde "yalınlık" İlkesinin olduğunu anlatır. Yalınlık, anlatımda süssüz, gösterişsiz bir dil kul- lanmak, mecazlı söyleyişlere yer vermemek, söz sanatlarına başvurmamak, edebiyat yapmamaktır, Bu anlam da V numarayla verilen cümledeki "...anlat- mak istediklerini süssüz, söz sanatlarına yaşlanma- dan..," sözleriyle bire bir uyuşur. Bu yüzden V. cümle- de soru kökünde verilen cümlenin anlamını İçeren bir söz kullanılmıştır, deriz. C seçeneğini İşaretleyenler, dikkat! III numarayla verilen cümle, çeldiricidir. Cümlede ge- çen "yabancı sözcüklere yer vermeden" sözü, ese- rin dilinin "sade' Olduğunu, okuyan kişilerin eseri söz- lüğe İhtiyaç duymadan anladığını anlatır. Sadelik, eserde yabancı sözcüklere yer vermemek, Türkçe sözcük kullanmaktır. CEVAP: E 3. 4. ÇÖZÜMLER Bu tarz sorularda ikilemeyi oluşturan sözcüklerin her birinin bir cümlede tek başına kullanılıp kullanılamaya- cağına bakmak, faydalı olacaktır. A seçeneğindeki "ses seda" İkilemesi, eş anlamlı söz- cüklerle kurulmuştur, iki sözcük de tek başına anlam- Ildır. B seçeneğindeki 'üşe bucak" İkilemesi, yakın anlam- II sözcüklerle kurulmuştur. "bucak" sözcüğü, "kenar, köşe, yer' anlamındadır. Dolayısıyla İki sözcük de tek başına anlamlıdır. C seçeneğindeki "fıldır fildi' İkilemesi, İkisi de anlam- sız sözcüklerle kurulmuştur. İki sözcük de tek başına anlanışızdır, kullanılamaz, D seçeneğindeki "derme çatma" İkilemesi, yakın an- lamll sözcüklerle kurulmuştur. "derme" sözcüğü "bir araya getirmek, toplamak", 'Çatma" sözcüğü "bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek' anla- mına gelir. Dolayışıyla iki sözcük de tek başına anlam- Ildır ve bir cümlede kullanılabilir. E seçeneğindeki "yırtık pırtık" İkilemesi, biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle kurulmuştur, 'Yırtık" sözcüğü anlamlıdır, tek başına bir cümlede kullanılabilir ancak "pırtık” sözcüğü anlamsızdır, tek başına bir cümle- de kullanılamaz. ("pirlik” sözcüğü, Anadolu Ağızlar Sözlüğünde "sarhoş, başıboş” anlamındadır ama Türkiye'nin her yerinde bu şekli bilinmez, 0 yüzden ağızlarda yaşayan bir sözcük olarak kalır.) CEVAP: E Soyut bir kavramın somutlanması, bir mecaz olayıdır. Altı çizili söz, cümlede mecaz anlamda mı kullanılmış, buna bakabiliriz ya da altl çizili sözün yerine soyut hangi sözleri getirebiliriz, buna bakabiliriz: A seçeneğindeki "ruhuna sızmayı başarmak" sözü "okurun duygularını etkilemek" soyut durumunu so- mutlaştırmıştır. C seçeneğindeki "bir çizgi çeken" sözü "'geçmişini si- len, yok sayan, değer vermeyen, unutmak İsteyen..." soyut durumunu somutlaştırmıştır. D seçeneğindeki "rafa kaldırmak' sözü, "ertelemek, Ötelemek' soyut durumunu somutlaştırmıştır. E seçeneğindeki "gölgesinde yaşayan" sözü "etkisinde kalmak, korumasında olmak" swut durumunu somut- [aştırmıştır. B seçeneğindeki "birbirine acımadığı" sözü, soyut olma özelliğini korur, bu sözde somutlaştırma yoktur. 33