Test
AKIMILAR UEMSİıeİlERİl
Orta Çağ'ın sonlarında Grek ve Latin uygarlıklarına karşı
duyulan hayranlık, Batıll aydınları harekete geçirdi. O de-
virlerin eserlerini incelemek önüne geçilmez bir hareket
hâlini alınca da akımı doğmuş oldu. Önce İtalya'da,
sonra Fransa, Hollanda ve İspanya'da yetişen akım şa-
natçıları insanlara yeni bir bilim ve fikir ışığı verme yo-
lunda çok kere adsız kahramanlar olarak çalıştı.
Bu parçadaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getiril-
melidir?
A) hümanizm
D) realizm
B) sembolizm
C) romantizm
E) parnaşizm
2.
3.
o
Yazar, elindekinin hepsini harcamayan, becerebildiğinden
fazlasına el atmayan, şeşinin izninden daha yüksek ko-
nuşmayan, yedekleri olan, kendini tutan, kendine kurallar
bulan ve sağduyusunun yönünde hareket eden biridir.
Gerçek yazar, hayallerine ve duygusallığına engel Olur,
dengelidir.
Bu parçada sanat anlayışını belirten yazarın aşağıdaki
akımlardan hangisine bağlı olduğu söylenebilir?
A) Hümanizm
C) Empresyonizm
B) Pamasizm
D) Klasısizm
4.
5.
6.
İlk edebî romanımız olan İntibah'ta ve İlk tarihî romanı-
mız Olan Cezmide Namık Kemal, sanatkârane bir üslupla
kahramanlarını ve çevreyi tasvir etmiş, bunu yaparken
duygularını gizlememiş, iyiye de kötüye de kendisi karar
vermiştir. Coşkulu bir dille yüksek perdeden hürriyeti te-
rennüm ettiği şiirlerinde de
uygun tavrını sürdürerek
döneminde bir ekol olmuştur.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden han-
gişİ getirilmelidir?
A) romantizme
B) klasisizme
C) realizme
D) natüralizme
E) parnaşizme
Resimden sonra edebiyata akseden bu akım, gerçeğin
elde edilmesi ve ifadesinde, geleneksel akıl ve mantık
perspektifini reddeder; yerine sanatkârın hayal gücünü
koyar. Şiir, önemli ölçüde görsel niteliğe büründürülür.
Varlığı bütün hâlinde kavrama arzusu sonucu metin büyük
bir karışıklık ve karmaşa ile okuyucuya sunulur. Ayrıca
sanatçılar, dilin doğal söz dizimi, yapı ve anlam mantığını
bozar ve bunun dışına çıkarlar, Biçimde her türlü yeniliğe
açıktırlar. Düzenli bir mısra yapısı olmadığı gibi noktalama
işaretleri de kullanılmaz.
Bu parçada aşağıdaki akımların hangisinden söz edil—
mektedir?
E) Romantizm
1660 Akımı da denen klasisizm, 19. yüzyılda Tanzimat'la
Batı'ya yöneldiğimizde yerini romantizme çoktan bırak-
mış hatta romantizm de yerini realizme bırakmıştı. Yine
de felsefeci Pascal ve Descartes, tragedyacı Racine
ve Corneille, eleştirmen ve denemeci Boileau, roman
yazarı Fenelon ve Madam de La Fayette'nin, fabl us-
tası La Fontaine'nin ve komedi alanında dünyaca ünlü
Moliere'nin etkileri, bizim Tanzimat sanatçılarımızda az
da olsa görüldü, bu anlamda
Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Şinasi, Tercüme-i Manzume adlı şiir çevirileri kita-
binda La Fontaine'den, Racine'den ve Fenelon'dan
aldığı şiirlere yer vermiştir.
Yusuf Kamil Paşa'nın çevirdiği Telemak adlı roman,
Fenelon'a ait Olup Türk okurunun tanıdığı İlk roman
Olmuştur.
Descartes'in "Düşünüyorum, 0 hâlde varım." sözü,
klasisizmin akla verdiği önemi yansıttığı kadar Türk
aydınlarının da diline pelesenk olmuş bir sözdür,
Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı töre komedisinde orta
oyunu ve Karagöz teknikleriyle Moliere'nin komedi an-
layışının sentezlendiğini söyleyebiliriz.
Moliere'nin birçok komedisini adaptasyon yahut çeviri
yoluyla tanıtan Ahmet Mithat Efendi de bu akımı tem-
sil etmiştir.
A)
B)
C)
D)
E)
III.
IV.
Sürrealizm
Dadaizm
Fütürizm
Kübizm
Letrizm
Ana dilin yetkin biçimde kullanılması
Biçimsel yönden kusursuzluk
Dinî konulara geniş yer verme
Doğa betimlemelerini önemseme
Yukarıda verilenlerden hangileri klasisizmle ilişkilen—
dirilemez?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) ı ve III
C) ı ve ıv
E) 111 ve iv
12