TANZİMAT II, DONEM ÖZELLİKLERİ (1876-1896)
Sadeleşme çabalan terk edilmiş, eserlere ağır bir dil hâkim 01-
muştur.
II. Abdülhamitin baskı ve sansüre dayah siyasal tutumu nede-
niyle bireysel konulara yönelmek durumda kalmışlardır.
Yavaş yavaş terk edilmeye başlanan divan şiiri nazım şekilleri-
nin yanında Batıll nazım şekilleri de kullanılmıştır.
Bireysel konular Ön plana çıkmış, güzel Olan her şeyin şiire gi-
rebileceği kabul edilmiş, şiirin konuşu genişletilmiştir.
Roman ve hikâye. birinci döneme göre teknik bakımdan daha
başarılıdır.
Tiyatro, sahne tekrüği açısından birinci döneme göre başarısızdır.
Tiyatrolar, oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır
Hamit Tarhan).
Aruz ölçüşünü kullanmışlardır ancak heceyle yazılan şiirler de
Önceki döneme göre, edebiyat türlerinin daha başarılı örnek-
leri verilmiştir
Birinci döneme göre gazetecilik, önemini yitirmiştir.
Önceki döneme göre sanat değeri yüksek eserler verilmiştir.
Toplum sorunlarından ve siyasetten uzak durulmuştur,
Bu dönernde de Fransız edebiyatı ömek alınmış; sanatçılar, Ba-
ü 'y daha İyi tammış; yapıtlarına yansıtmışlardır.
Servetifünun sanatçılanna örnek oluşturmuşlardır.
Şiirde rornantizmin. roman ve hikâyede ise realizm ve natüra-
lizmin etkisi görülür.
• Sanat sanat içindir,- anlayışı benimsenmiştir.
DÖNEMİN SANATÇILARI
Sami Paşazade Sezai
Abdülhak Hamit Tarhan
Recaizade Mahmut Ekrem
Muallim Naci
Ali Bey (Direktör)
Nabizade Nâzım
TANZİMAT DONEMİ şllRl
Tanzimat I. Dönem'de kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalınmadan
divan şiiri nazım şekilleri (kaside, murabba, terkibibent, terci-
ibent vb.) kullanılmış ama içerikte önemli değişiklikler yapıl-
mışür.
Tanzimat II, Dönem şairleri, divan şiiri nazım şekillerinin yanı
Sıra Batı'dan alınan nazım şekillerini de kullanmaya başlamış-
lardır.
Tanzimat I, Dönem sanatçıları toplumcudur. Bu dönem şiirin-
de işlenen adalet, hak, hukuk, kanun, medeniyet, devlet, mil-
Jet, hürriyet, vatan gibi kavramlar Tanzimat şiirini, Çerik bakı-
mından eski şiirden ayırmıştır.
II. Dönem şiirinde ise bireysel konulara ve metafizik düşünce-
ye yönelme olmuştur. Bu dönemde Abdülhak Hamit Tarhan
ve Recaizade Mahmut Ekrem, "Ölüm, hayat, Allah, ruh, dün-
ya, varlığın sonu" gibi konuları işlemişlerdir, II. Dönem şairle-
Tinin işlediği diğer temalar ise "insanın iç dünyası" ve "aşk"tır,
Recaizade Mahmut Ekrem, "güzel Olan her şey'İn şiire girebi-
leçeğini söyleyerek şiirin tema ve konusunu genişletmiştir.
I. Dönem sanatçıları, divan şiirinin süslü ve ağır dilini eleştir-
miş; dilde sadeleşmeyi amaçlamışlar ancak başarılı olama-
mışlardır. II. Dönem'de ise böyle bir amaç güdülmemiş; dil,
ağırlaşmıştır.
Tanzimat II. Dönem'de, Muallim Naci gibi eski şiiri (divan şii-
rİ) savunan şairler 'Kafiye göz İçindir.' anlayışını, Recaizâde
Mahmut Ekrem gibi yeniliği savunan şairler ise "Katiye kulak
içindir.' anlayışını benimsemişlerdir,
Şiirde ahenk unsurlarına Önem verilmiş, çoğunlukla tam ve
zengin katiye kullanılmıştır, Beyit nazım birimi, divan şiirinde
olduğu gibi Tanzimat l. Dönem şiirinde de kullanılmıştır.
Bu dönemde aruz ölçüsü kullanılmıştır. Ziya Paşa, Ahmet Ve-
fik paşa, Namık Kemal gibi bazı şairler hece Ölçüşünü de de-
nemişlerdir.
Divan şiirindeki "parça güzelliği" , yerini "bütün güzelliği" ("ko-
nu birliği", beyitler arasında konu ortaklığı Olması) anlayışına
bırakmıştır.
Genellikle mahlasa yer verilmeyen bu dönem şiirlerinde içe
riğe uygun başlıklar kullanılmaya başlanmıştır.
Tanzimat şairleri klasisizm ve romantizm akımlarından etkilen-
mİştİr.
99