TADINDA
SORULAR
FELSEFE
18. YÜZYIL
19. YÜZYIL FELSEFESİ -1
Aydınlanma düşüncesi, bireysel ve toplumsal yaşamı
anlamlandırma ve düzenlemede inanç, vahiy, duygu,
yargı, İçgüdü gibi kategoriler yerine İlk ve temel biti
kaynağı olarak aklı ve aklın düzenini ön plana çıkartır.
Buna göre, soyut bir biçimde akıl yürütme yoluyla var
olanlar hakkında kesin ve reddedilemez yanıtlara
ulaşılabilir. Bilginin kaynağı geniş anlamıyla akıldır; biüm
de temelde akıl yoluyla oluşturulmuş bilgilere dayanan bir
sistemdir. Bu nedenle her konuya uygulanabilecek
mantıksal bir yöntem vardır ve bu yöntem bize doğru
açıklamaları sağlayacak tek bilgilenme yoludur.
Bu parçada sözü edilen Aydınlanma düşüncesinin
dayandığı temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
3.
4.
Aydınlanma felsefesi, en aşırı, en radikal sonuçlarına
Fransa'da varmıştır. Fransız Aydınlanması kışkırtıcıdır,
İnkârcıdır. Onlar radikal düşünceleriyle Fransız Devrimi'nin
patlamasına yol açmıştır. Bilimin ödevinin toplumu
aydınlatmak olduğunu İleri sürerler. Bilgiyi geniş çevrelere
yayma, halka indirgeme eğilimine en keskin biçimiyle
burada rastlarız. Fransa'da bu eğilimi gerçekleştirenler
başta Voltaİre olmak üzere Fransız Ansiklopedisfleridir,
Fransız Aydınlanmacıları bilgileri geniş çevrelere yayma
işinde karakteristik bir fenomendir.
Fransız Aydınlanmasının bu parçada vurgulanan ayırt
edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pragmatizm
C) Empirizm
E) Entüİşyonİzm
B) Rasyonalizm
D) Pozitivizm
A)
B)
C)
D)
E)
Akılcı yöntemlere dayanması
Her şeyi bilrneyi arzu etmesi
Gündelik yaşamla iç içe olması
Toplum düşüncesini yansıtması
İnsanı her şeyin ölçüsü olarak görmesi
2.
Aydınlanma düşünürlerinden Rousseau'ya göre inşan
özgür doğmuştur fakat şimdi her yerde zincirlere
vurulmuştur. Onun bu yaklaşımı diğer Aydınlanma
düşünürlerinin de yol göstericisi olmuştur. Bu bağlamda
hemen hepsi toplum içinde bireylere barış, özgürlük,
adalet temin edecek, refah sağlayacak siyasi yönetimler
istemişlerdir. Bu talebin bir parçası olarak bireylerin özel
alanlarına yapılacak her türlü müdahaleye de karşı
çıkarlar. Düşünce ve İfade Özgürlüğü, düşünceleri yayma
ve yayınlama özgürlüğü, dini hoşgörü, azınlıkların ibadet
hakları, bütün bunlar insanın sosyal varlık olmasının
asgari koşulları ve talepleri olup politik düzenin onları her
durumda hayata geçirmesi istenir.
Buna göre Aydınlanma düşünürlerinin siyaset
felsefeleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
söylenebilir?
Doğa durumu, Locke iğn iktidarın meşruiyeti ve anayasa
için bir temeldir. Locke bu konuda şöyle der: "Doğal
durumu yöneten ve herkesi kendisine uymaya zorlayan bir
doğal yasa vardır. Aklın bizzat kendisi olan bu yasa
kendisine damşan bütün insanlığa herkesin eşit ve
bağımsız olduğunu, kimsenin bir diğerinin hayatına,
sağlığına, özgürlüğüne ya da diğer sahip olduklarına zarar
vermemesi gerektiğini Öğretir. Herkes kendini korumak
yükümlülüğündedir ve bundan gönüllü olarak
vazgeçemez; yine aynı sebeple kendi korunması söz
konuşu değilken gücü yettiğince İnsanlığın geri kalanını
korumak zorundadır ve bir suçun cezalandırılması dışında
başkasının hayatına son veremez, zarar veremez veya
hayatının, özgürlüğünün, sağlığının, organlarının ya da
manannın korunmasına dönük şeylere yönelemez."
John Locke'un bu parçadaki görüşlerine dayanarak
insanın doğa durumu için aşağıdakilerin hangisi
A)
B)
C)
D)
E)
Liberal düşüncelere sahiptirler.
Ütopik bir düzen arayışındadırlar.
Devlet iradesini öne çıkarmaktadırlar.
Güvenli bir toplum için savaşmaktadırlar.
Ahlaki yaşamın varlığını savunmaktadırlar.
A)
B)
C)
D)
E)
Herkes kendi güvenliğinden sorumludur.
Haklara saygı her bireyin yükümlülüğündedir.
Tüm insanlar eşit yeteneklere sahiptir.
Herkes herkes kadar özgürdür.
Her bireyin hakları vardır.
270