TADINDA
SORULAR
FELSEFE
MS 2. YÜZYIL
ıs. YÜZYIL FELSEFESİ - 11
'İnşan, bedenin isteklerine arzu duyabilir veya
duymayabilir, Arzu duymayan özgürdür. Bilindiği gibi
tutkular inşanı köle eder, Bedenin tutkularına arzu duyan
kişi, onları ister terk etsin, ister terk etmesin, özgür
olamaz,. Özgürlük, kişinin İçgüdüsel namusudur, erdem
olmakla birlikte eğitim ve öğretimle olan bir şey değildir.'
İslam filozoflarından RâzTnİn bu düşüncesinden
aşağıdaki sonuçların hangisi çıkanlabilir?
2.
3.
4.
2
242
İnsan gerçekten kendi karar mekanizmalarında etkili
midir? Yoksa kendisi iğn belirlenmiş bir hayatı mı
yaşamak zorundadır? Bu sorular insanlık tarihinde siyasi,
sosyal ve dinî alanlarda en çok tartışılan problemlerden
biridir. Dolayısıyla İslam düşünce dünyasında da çokça
tartışılmıştır. Cebriye kelamı dışında çoğu İslam
kelamcısına göre, Allah insanları iman ve inanca yatkın,
doğası gereği kendi varlığını ve birliğini kavrayabilecek ve
bu doğrultuda düşünüp karar verebilecek kapasitede
yaratmıştır.
Bu parçada İslam felsefesinin hangi problemi
üzerinde durulmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Özgür birey bedenin arzularına hiç ilgi duymaz.
Arzu ve istekleri doyuma ulaşan kişi özgürlüğüne
kavuşur.
Özgür birey, eylemlerini duygularıyla kontrol edebilen
Bedensel yaşam insanı özgür olmaktan alıkoyar.
İsteklerine arzu duyan kişi eğer onlara boyun
eğmiyorsa Özgürdür.
A)
B)
C)
D)
E)
Yaratıcının varlığını kanıtlamayla ilgili problemler
Toplumsal yaşama yönelik problemler
Bilginin kaynağı ile ilgili problemler
İnanç ve akıl İlişkisi İle İlgili problemler
İrade özgürlüğü ile ilgili problemler
KÖŞESİ
İbn Haldun, toplumların devlet hâline gelebilmelerini
"asabiyet" kavramı ile açıklar. Ona göre devletin süreklilği
asabiyete bağlıdır. Devletin ilk oluşumunda akrabalığa
dayanan "nesep asabiyeti" etkindir. Göçebe toplumların
tehlike anında akrabalarına yardıma koşmaları nesep
asabiyeti nedeniyledir. Ancak göçebe toplumların Meşik
hayata geçmesi ve kan bağlarının karışmasıyla birlikte
devlet kendini nesep asabiyeti ile koruyamaz. Devletin
varlığını sürdürmesi için ortak bir ülkü ve dinden
kaynaklanan "sebep asabiyeti' devreye girer. Sebep
asabiyeti ile bireyler bir organizmanın farklı organları gibi
farklı işleri yaparlar fakat birbirlerine yardım etmekle aynı
bünyeye, yani devlete, bütün topluma hizmet ederler.
İbn Haldun bu görüşleriyle aşağıdakilerden hangisini
açıklamaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Devlet kaynağını
Devletin meşruiyetini
Devleti yönetenlerin görevlerini
İdeal devletin niteliklerini
Birey-devlet ilişkisinin nasıl olması gerektiğini
Gazali, metafizik Olgular kadar gözlemlenen dünyadaki
olaylann ve olguların anlaşılrnasında da aklın yetersiz
kaldığını ve vahye gereksinim duyulduğunu söyleyerek
mucizeleri kanıtlamaya, İnanç İlkelerini bu görüş üzerine
temellendirmeye çalışır. İbn Rüşd ise onun tersine
Tann'nın her şeyi belirli ve değişmeyen yasalara göre
yarattığını ve şeylerin akılla tam olarak
anlaşılamayacağı kabul edildiğinde ortada bilimin de
kalmayacağını savunur. Çünkü İbn Rüşd'e göre bilim,
doğadaki kuralların keşfedilmesi ve bu kesin kurallara
dayanılması yoluyla var olur. Dolayısıyla Gazali'nin
yaptığı gibi mucize mantığı her alanda savunulduğunda
değişmeyen doğal kurallar olmayacak ve sonucunda
bilime yer açılmayacak, hikmet ve bilginin değeri
anlaşılmayacaktır.
Bu parçada İbn Rüşd'ün Gazali'yi eleştirdiği konu
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Özgür iradenin varlığı
B) Aklın yetkinliği
C) Bilginin kaynağı
D) Evrenin sonsuzluğu
E) Felsefenin tutarlılığı
TYT - 2023