T.C. MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
Edebî Akımlar ve Dünya Edebiyatı
3.
AYT
3.
ADIM
Akım
I. Parnasizm
II. Realizm
III. Romantizm
IV. Sembolizm
V. Natüralizm
Özellik
• Şairler, şiirde müzikaliteye ve anlam
kapalılığına önem vermiştir.
• Toplumun laboratuvar, inşanın in-
celenecek bir nesne gibi görüldüğü
akımda kişilere ve olaylara bir bilim
adamı nesnelliği ile yaklaşılır.
• Duygular, din ve tabiat önemsenir,
konular genellikle günlük hayattan
ve millî tarihten alınır.
• 19. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmış
şiir akımıdır. Bu akım için şiirde ger-
çekçilik de denilebilir.
Yukarıdaki sanat akımları İle özellikleri eşleştirildiğinde
hangisi dışta kalır?
B) II
C) III
Yukarıdaki tabloyu reşmeden sanatçı, gerçek doğayı Olduğu
gibi yansıtmamış; doğadaki nesneleri değiştirip tekrar yorum-
lamıştır. XX. yüzyılın başlarında gelişen bu akım öncelikle
resimde sonrasında edebiyatta -özellikle şiirde- kendini gös-
termiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bahşedilen akım ve
özelliği olabilir?
2.
Sanat anlayışlarını 1909 yılında Figaro gazetesinde yayımla-
dikları bir bildiriyle ortaya koymuşlardır. Ozgürce seçilen ke-
limeler, kuralsız anlatım, Otomatik yazı kullandıkları biçimsel
ögelerdir. Bu akım modern hayatın hareketliliğini, İlerlemeyi,
değişimi ve hızı yüceltmiştir. Sanatın hareketsizliği değil hızı,
dinamizmi ve makineyi anlatması gerektiğini savunmuşlardır.
Şiirde duygunun yerine makine, çark ve fabrika gürültülerini
koymuşlardır.
Bu parçada sözü edilen edebî akım aşağıdakilerin hangisi-
dir?
A)
B)
C)
D)
E)
A)
B)
C)
D)
E)
Dadaizm
Sürrealizm
Ekspresyonizm
Fütürizm
Egzistansiyalizm
Dadaizm; şiirde "şaşırtmayı amaçladığı için imgeleri ço-
ğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek", "or-
ganik tema bütünlüğünü bozup anlamdan uzaklaşmak”
ve "fonetik Şii” algısını amaçlar. Kısacası dadaizm, her
türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmayı hedefler.
Kübizm; resimde nasıl algısal bütünü parçalar ve bu
dağılmış ögelere garip, alışılmadık bir görünüm verirse
kübist şiir de parçalanmış bir evreni kendisine hareket
noktası olarak alır. Kübist şiirin resimle ilişkisi onu doğal
olarak resmin görselliğini yakalamaya itmiştir.
Empresyonizm, görülene göre değil, görülenden bağımsız
hareket etmeyi tercih eder. Gerçek herkesten farklı algıla-
nır. Dinamik ve renkli eşerler onaya çıkmalıdır. Sanat ese-
ri, bir anlık değişim şırasında hissedilenlerin ürünüdür.
Sembolizm, görünenin altındaki gerçekliğin duyumlar
arası ilişkiler ve aktarımlar yoluyla kavranabileceğini
düşünür. Edebiyat ve resimde ortaya çıkan sembolizm;
gerçekçiliğe karşı çıkan, görünenin ötesindeki gerçekliği
semboller aracılığıyla anlatmayı esas alan bir akımdır.
Fütürizm; hareketsiz, Ölü edebiyatı dinamik hâle getirme-
yi, sanat eserlerinde çeşitli tekniklerle dinamizm yaratıp
bunu insan yaşamına dâhil etmeyi, durağanlaşmadan
vazgeçmeyi ve geçmişe ait her şeyi yok saymayı amaç
edinir.
16