T.C. MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
GİRİŞ
AYT
ADIM
3.
4.
5.
2.
Edebî metinlerin başlıca özellikleri Şu şekildedir:
• Muhatabında estetik heyecan (güzellik duygusu) uyandırır.
• Doğrudan bilgilendirme amacı taşımaz.
• Kelimeler yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır.
• Anlatıcı öznel bir tutum İzler.
• Kurmaca bir yapıya sahiptir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir edebî metin örne-
ği olamaz?
A) Boş vaktim Oldukça sinemaya giderim. Yumuşak bir ka-
ranllğa gömülmüş makinenin hışırtısını dinleyerek vücU-
dumun değil, ruhumun bir çetin yol üzerinde mola verdiği-
ni hissederim.
B) Hiçbir Şey lisan kadar bir ağaca benzer değildir. Lisanlar
-tıpkı ağaçlar gibi- mevsim mevsim rengini kaybeden
Ölü yapraklarını döker ve tazelerini açar. Lisanın yap-
rakları kelimelerdir.
C) Dostum, alelade bir insandır, onun için tarifi gayet müş-
küldür. Vücudunun kusurlarını elbise ile gizlemek hüne-
rinden habersizdir, yani şık değildir. Ahlak kaideleriyle
de ruhunun çirkinliklerini saklamayı bilmez, yani iki yüzlü
değildir.
D) "Mülakatlar" başlıkları altında çıkan röportajları İle üne
kavuşan muharrir 1915 yılında Yeni Mecmua'nın "Çanak-
kale" özel sayısında neşrettiği "Anafartalar Kumandanı
Mustafa Kemal İle MülakaY'Ia bu büyük Türk askerini İlk
defa Türk okuyucusuna tanıttı.
E) ihtiyar yalıların arkasında, denizi takiben bütün
Boğaz'ı kateden uzun caddenin karanlıkları ka-
dar zengin bir gece karanlığı bilmiyorum. Mercan-
lar, süngerler, yosunlar ve bin türlü sedefler ve
balıklarla dolu bir denizaltını andıran zengin bir karanlık!
Bir sanatkârın eserleri başka bir sanatkârınkinden ayrı bir karak-
ter taşıdığı gibi aynı sanatkârın muhtelif eserleri de birbirinden
ayrı çehreler arz eder.
Bu cümlede edebî eşerler İle İlgili aşağıdakilerden hangisi
Bir edebî eserde aranılacak en mühim Özellik, her şeyden Önce
onun nasıl bir davranış tarzının ifadesi Olduğudur. Bunu bulabil-
mek için esere bütün olarak bakmak, onun ruhunu kavramak,
muhteva ve üsluba ait teferruatı bu ruha bağlamak İcap eder.
Edibin kâinat, hayat, cemiyet, tabiat ve inşan karşısında almış
olduğu hususi tavırdan hareket etmek ve teferruattan daima ona
varmak lâzım gelir, Mevzu, kompozisyon, fikir, kelime, hayal,
ahenk bir yazarın, eserini vücuda getirmek Çin seçtiği ve kullan-
dığı her şey, onun şahsiyetini ortaya koyar.
Bu parçada aşağıda verilenlerden hangileri arasındaki
İlişkiden söz edilmektedir?
A) Yazar-Toplum
C) Toplum-Eser
B) Eşer-Yazar
D) Dil-Toplum
E) Yazar-DiI
Tüyden hatif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Bu dizeler biçim ve İçerik Özelliklerinden hareketle aşağı-
da verilen dönemlerin hangisinde yazılmış olabilir?
A) İslamiyet Oncesi
C) Servetifünun
B) Tanzimat
D) Millî Edebiyat
E) Cumhuriyet
Osman Bey, Kaplan Çavuş'un Konya için anlattıklarını, yolla-
rının durumunu bildiğinden Argun İlhan'ın ölümünden berisi-
ni dinlememiş; başka düşüncelere dalmıştı. Kayınbabasının
"Ne dersin Moğol'un ölmesine Oğlum?” sorusuna döndü, gü-
lümseyerek dalgınlıktan kurtulmaya çalıştı:
— Karacahisar üstüne... Yürürsek gerektir Şeyh baba...
Fatiha'sını çekseniz gerektir.
— Ne zaman?
— Duanız gücüyle bu gece yola çıkarız, koca Tanrı'nın izniy-
le bahtımızı deneriz.
Bu parçada edebiyatın aşağıdaki sosyal bilimlerin hangi-
sinden yararlandığı söylenebilir?
vurgulanmaktadır?
A) Ozlülüğü
C) Tutarılllğl
E) Evrenselliği
B) inandırıcılığı
D) Özgünlüğü
A) Psikoloji
D) Tarih
B) Sosyoloji
C) Felsefe
E) Coğrafya
23