T.C. MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
2018 AYT
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
Millî Edebiyat - 1923/1940 Yılları Arası Türk
şiiri
AYT
3.
ADIM
4.
• Sanatlı, süslü bir dil ve anlatımdan kaçınılmıştır.
• Söyleyişte ve anlatımda hitabet tonu egemendir.
• Şiirlerde lirik bir söyleyişten ziyade didaktik bir yaklaşım ter-
cih edilmiştir.
• Halk şiiri nazım şekilleri ve hece vezni kullanılmıştır.
Bazı Özellikleri verilen edebi dönem veya topluluk aşağı-
dakilerden hangisidir?
A) Millî Edebiyat
C) Garip Hareketi
E) Fecriatİ
B) Servetifünun
D) Tanzimat
2.
Hiç unutmam. Güzel bir bahar günü, Omer Seyfettin, Orhan
Seyfi ve ben, Gülhane parkına gitmiştik. Sakin bir saatti. Ulu
ağaçların altında bir bahçe kanepesine oturmuş, edebiyattan
söz açmıştık. Birdenbire, Omer, ağaçlarda bir Sır arıyormuş
gibi, başını kaldırıp uzun uzun dallara, yapraklara baktı, son-
ra bize dönerek:
- Cancağızlarım, dedi, tasvirler yapın, tasvirler; şöyle güzel
güzel, açık açık. Biz de hikâyelerimize şiirlerden örnek alalım.
Ömer bize yürüyeceğimiz yolu Çaret etmek istemişti. Çünkü
biz henüz şiirde ne aruza veda etmiş, ne de tam mânası ile
açık ve sade Türkçenin kaynağından Su İçmiştik. Buna rağ-
men, Ömer, bizi, açık ve samimi Türkçeye, 0 sadelikteki gü-
zelliğe davet ediyordu.
Bu parçadan hareketle Omer Seyfettin'in şairlere aşağı-
daki şiirlerden hangisini Örnek verdiği söylenebilir?
(I) Millî Edebiyat, 1911 yılında Genç Kalemler dergisi İle başla-
yan, dilde sadeleşmeyi savunan, konu olarak Anadolu inşanı-
nın hayatını anlatmayı amaçlayan bir edebî anlayıştır. (II) Ziya
Gökalp hem hece vezni ve dil meselesi İle hem de düşünce ve
görüşleriyle, Ali Canip de halk Çin şiir anlayışıyla Millî Edebiyat
şiirinin temellerini atar. (III) Milliyetçi duygularla şiirler yazılmaya
başlanır, millî ve yerli kaynaklara inilmeye çalışılır. (IV) Halk şöy-
leyişlerinden yararlanılır. Hak edebiyatl nazım şekillerine geri
dönülür. (V) Dönemde aruz-hece vezni tarlışmaları yaşanır. Halit
Fahri Aruza Veda adlı şiirinde hece İle aruz tanışmalarını İşler.
Bu parçada numaralandırılmış cümlelerin hangisinde bil-
gi vardır?
C) III
D) IV
2020 AYT
3. XIX. yüzyılın sonlarına doğru Türk şiiri millî kaygıların Öne çıktığı
yeni bir zeminde yol alır. Aynı süreçte milliyetçi bir çıkış yapa-
rak döneminin bireyci ve biçimci şiir anlayışına tarihî ve romantik
bir alternatif Hemen sonrasında Genç Kalemler hare-
keti içerisinde şiir ve millî şuuru birleştiren, II. Meşrutiyet Dönemi
boyunca egemen olacak bÇim ve içerik anlayışının temellerini
Türkçü bir düşünsel tutumla atan kendini gösterir. Bu arada
Servetifünun şiirinin öncülerinden biri olan ve parnasizmden et-
kilenerek yazdığı bireysel şiirlerin ardından sosyal konulara ilgi
duyan başlangıçtaki sanat anlayışından Oldukça uzaklaşarak
toplumsal faydacı bir çizgiye varır. Bu dönemde kendire özgü bi-
reysel tutumuyla orlaya çıkan dışındaki Fecriaticiler de millî
zemine geçip toplumcu bir hassasiyetin ağır bastığı, şiirselliğin
millî şuur ve kaygıların gerisinde kaldığı bir görüş benimser.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki şairlerden
A)
B)
C)
D)
E)
hangisi getirilemez?
A) Tevfik Fikret
C) Ziya Gökalp
B) Mehmet Emin Yurdakul
D) Mehmet Akif Ersoy
E) Ahmet Haşim
Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr Oldu nümâyan,
Güller gibi... sonsuz iri güller
Güller ki kamıştan daha nâlân,
Gün doğdu yazık arkalarında!
Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi
Kİ hamüşâne dem-be-dem ağlar.
Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
Bir beyâz rÎşe-i cenâh-l melek
Yeter artık nezâremiz güzelim
O şenin mevti görmemiş diden
Korkarım incinir bu rü'yetten;
Gel, bahâr-l hayali seyredelim
Eyvâh!... ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zar kaldı.
Şimdi buradaydı, gitti, elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
87