Örnek Soruyu Değiştir

1. 2. SÖZCÜKTE VE CÜMLEDE ANLAM Şair; şiir yazma eylemiyle hayata dair bakışını, izlenimlerini, hisle- rini satırlara döker. Âdeta şiir yazmazsa varlığından vazgeçmiş gibi hisseder kendini. Çünkü her zaman ve her an şiirin gözlü- ğünden bakar hayata. Bunun yanı sıra o, kelimelerin arkasını görme yeteneğine sahiptir. Günlük hayatta kullanılan kelimeler, onda daha derin anlamlar oluşturur. Bu yönleriyle şairler, yaz- dıklarıyla okuyanların ruhunu başka âlemlere götürecek kadar etkili kişilerdir. Bu parçada altı çizili sözlerle şairlerle ilgili anlatılmak istenenler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir? A) Şiirden başka türlerle ilgilenmemek - Her kelimeyle değil, seçtiği kelimelerle şiir yazmak B) Yaşadıklarını ahenkli bir anlatımla şiirlerinde kullanmak - Sıradan sözcükleri şiirlerinde kullanmamak C) Şiir yazmak için sanatçı bakış açısından taviz vermemek - Sözcükleri birbirine uyumlu şekilde kullanmak D) Olayları şiirsel bir estetikle yorumlamak - Unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri canlandırmak E) Her fırsatı şiir yazmak için değerIendirmek - Kelimelerin gündelik anlamlarıyla yetinmemek Kurşun asit aküler, düşük bir enerji ve ağırlık oranına sahip olmasına karşın dalga akım üretebilmektedir. Düşük maliyetli olması sebebiyle de daha gelişmiş akülerin varlığına rağmen yüksek enerji elde edilebildiği sürece bu aküler, devam etmektedir. Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir? 3. 4. • • Soruşturma: İlgililerden ve tanıklardan bilgi toplama, konuyu inceleme Gelmek: Ulaşmak, varmak Yaşamak: Görüp geçirmek, başından geçmek Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "soruşturma, gelmek, yaşamak" sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır? A) B) C) D) E) Romanda babası Türk, annesi İngiliz bir kadının yangın soruşturması için geldiği Konya'da yaşadığı olağanüstü durumlar anlatılır. Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızı olarak bu soruşturmanın sonucunu öğrendiğinde vakit öğleye geliyordu. Ankara'dan bir başkası gelsin, bu önemli soruşturmayı daha da derinleştirsin yoksa yaşadığımız bu şehrin sokaklarında dolaşamaz hâle geliriz. Yanlış bir iş yapmamanın verdiği rahatlıkla yaşıyor, müfet- tişlerin kendisini soruşturmasına aldırış etmiyor; ellerinden geleni yapsınlar, diyordu. "Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün." sözünü soruş- turmanın temel dayanağı yapmış, merkezden gelen heyete tüm bildiklerini anlatmıştı. A) B) C) D) E) büyük derecede - yüksek akım sağlamaya yüksek boyutta - geçerliliğini korumaya sanılandan fazla - enerji üretmeye asgari seviyede - rağbet görmeye azami oranda - kısmen kullanılmaya (I) Bu öyküde, köyden büyük kente okumaya giden torununun peşinden sürüklenen ve eğreti de olsa orada yaşamak zorun- da kalan yaşlı bir kadın anlatılıyor. (II) Kadının her hâli, öykü boyunca zihnimize nakışlanan öykü kişilerinden farklı bir yere sahip. (III) Öyküde yaşlı kadının kente tutunma çabasını, kendi bakış açısından okuyoruz. (IV) Onun dışlanmışlığına ve kent hayatında yerini bulamayışına tanık oluyoruz. (V) Başka bir öyküde, bir çocuğun bakış açısından heyecanlı bir serüvenin içine giriyor; masal dünyasında bir atlı ile birlikte yol alıyoruz. (VI) Okudukça öykünün, bir roman girişi gibi genişleyip ço- ğalabilecek nitelikte, merak ve gizemle dolu bir öykü olduğu kanısına ulaşıyoruz. Bu parçanın ilk cümlesindeki altı çizili sözcüğün içerdiği anlam numaralanmış cümlelerin hangisinde vardır? B) III c) ıv 46