1.
2.
SÖZCÜKTE VE CÜMLEDE ANLAM
İnsanın hayatını tanzim eden, hiç şüphe yok ki akıldır. Çünkü
akılsızca bir hareketin kötü sonuçlar doğuracağını herkes bilir.
Dünyada talihinden şikâyet eden pek çok inşan bulunduğu
hâlde aklından şikâyet eden bir tek insana rastlanmaması,
öyle zannediyorum ki üzerinde uzun uzun durulması gereken
bir meseledir.
Bu parçada altı çizili sözü anlamca karşılayabilecek bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Medyatik güç, küreselleşme dalgası; bütün bir insanlığı
aynı şeyi sevdirmeye, aynı şeyden nefret ettirmeye ve ortak
duygular oluşturmaya muvaffak olmuş gözüküyor.
B) Büyük Türkçe Sözlük; "girişimci" sözcüğünü "emek, serma-
ye ve doğayı bir araya getirerek üretim sürecini bir üretim
faktörü olarak tasarlayan kişi" olarak tanımlıyor.
C) Edebiyat; bir değer üretmek, bir şeye karşı çıkmak, bir şeyi
savunmak, insanlığın ortak mirasını çoğaltmak, yaygınlaştır-
mak işlevlerinden süratle uzaklaşıyor.
D) İklim bilimciler, çeşitli verilere ve modellemelere dayana-
rak Dünya'nın geleceği ve küresel iklimin gidişatı ile ilgili
geliştirdikleri dört senaryoyu gözler önüne seriyor.
E) Çalışmalarını bir düzene sokmazsan şirketteki işler üst üste
yığılır, yıl sonuna kadar yetiştirmemiz gereken projeler yarım
kalır.
Türkiye'nin en çok okunan gülmece, genç ve çocuk kitaplan
yazarlarından olan Muzaffer İzgü, sadece yazın yaşamına öy-
küden romana, mizahtan tiyatroya kadar geniş bir yelpazede
pek çok eser sığdırmamış; yazın dünyamızın dinmeyen rüzgârı
olmuştur.
Bu parçadaki geçen altı çizili sözle anlatılmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gerçek bir sanatçı, yapıtlarının çokluğuyla değil nitelikli
olmasıyla kalıcılığı sağlar.
B) Bir sanatçı, toplumun sorunlarını dile getirip bunlara çözüm-
ler üretebiliyorsa aydın sanatçıdır.
C) Edebiyatın belli bir türüne saplanıp kalmayan yazarlar, top-
lumun her katmanından okuyucu bulur.
D) Doğruları hiç çekinmeden söyleyen bir yazar, kendisine
yöneltilen eleştirilere aldırış etmez.
E) Bir yapıtın biçeminden çok içeriğinin çarpıcı olması o yapıtı
popüler kılar.
3.
4,
•
•
kopmak: Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak
veya uzaklaşmak.
parlamak: Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak,
meşhur olmak.
taşımak: Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kopmak, parlamak,
taşımak" sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak
şekilde kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Evin eşyalarını taşıyıp yorulduğumuz günün gecesinde ayın
parlattığı denizin kenarına gidip arkadaşlarla içimizden ko-
pan şarkıları söylemiştik.
Daha küçük yaşlardayken evin tüm yükünü taşımış olma-
sına rağmen hiçbir zaman yaşama sevincinden kopmayan
çocuk, gelecek günlerin kendine parlayacağı ümidiyle ha-
yata sıkı sıkıya sarılmıştı.
Bir eser, yazarından tamamen kopup ondan bağımsız şe-
kilde parlayamaz; binlerce okurla buluştuktan sonra bile
yazarın hayata bakışını, yazarın eseri oluştururken çektiği
sıkıntıları içinde taşır.
Görevinin ilk gününde, üzerinde parlayan üniformayı taşıma-
nın gururunu yaşayan genç subay; aldığı acı bir haberle için-
de kopan fırtınalarla nasıl başa çıkacağını düşünüyordu.
Köyünden, çok sevdiği ailesinden kopup iş bulmak için
büyükşehire gitmek zorunda kalan adamcağız; bir inşaatta
yük taşırken türkü söylemiş, sesinin güzelliğinden kendisine
albüm yapılmış ve kısa zamanda parlamıştı.
Dünyanın, orijinal hâliyle günümüze kalmış en eski tapınağı
olarak bilinen Göbeklitepe, tarih sahnesinde devrim niteliğin-
de bir keşif olarak Öyle ki Göbeklitepe; Stonehenge'den 7
bin, Mısır piramitlerinden ise 7 bin 500 yıl daha eski. Geçmişi
günümüzden 11 bin 600 yıl öncesine bu arkeolojik alan,
doğru sandığımız birçok şeyin neden oluyor.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi
sırasıyla getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
biliniyor - uzanan - yanlışlığına
tanımlanıyor - varan - farklılaşmasına
görülüyor - dayanan - sorgulanmasına
tahmin ediliyor - giden - eleştirilmesine
ortaya çıkıyor - tarihlenen - değişmesine
58