1.
2.
•
•
•
SÖZCÜKTE ANLAM
sarsıcı: Etki gücü olan, tesirli.
katman: Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb.
bakmdan ayrılan topluluklardan her biri.
gerçekçi: Gerçeğe uygun olarak yapılan, realist.
3.
•
•
•
belirgin: Göze çarpan, bariz.
zenginleştirmek: Gelişmesine katkı sunmak.
sağlamak: Bir işin olması için gerekli durumu, şartları
hazırlamak.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sarsıcı, katman, gerçekçi"
sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde
kullanılmıştır?
A) Sanatçı, bu eserinde oldukça gerçekçi bir anlatımla sarsıcı
bir felaketin ardından katman katman yıkılan binalardaki
insanların hikâyelerini anlatmış.
B) Eşini kaybetmenin verdiği sarsıcı duyguların katmanları ara-
sında dolaşırken geçmişi bırakıp bugüne bakmanın daha
gerçekçi bir yaklaşım olduğunu fark etti.
C) Sarsıcı günlerin ardından iyice bozulmuş işleri, katmanla-
rına ayırıp belirli bir hiyerarşi içinde çözmeye çalışmak hem
olumlu hem de gerçekçi bir tutumdu.
D) Karşımızda çok katmanlı, çok anlatıcılı, çok sesli ve gerçekçi
olaylara odaklanmış, kendini kolay ele vermeyen oldukça
sarsıcı bir metin vardı.
E) Tarık Tufan; insana ait duyguları sarsıcı bir biçimde tahlil
eden, ruhu tanıyan, şehrin tüm katmanlarından haberdar
olan ve gerçekçi gözlemler yapan biridir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "belirgin, zenginleştirmek,
sağlamak" sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak
şekilde kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
4.
Bilim insanları, deniz turizminin gelişmesini sağlamak için
denize yeni türler bıraktı; böylece belirgin bir şekilde balık
türlerini zenginleştirmeyi başardı.
Mektup türünün en belirgin özelliğinin içtenlik ve duygu-
sallık oluşu, kadın yazarların bu türü zenginleştirmelerini
sağlamıştır.
Gelenekten kopmadan modern mimariyi zenginleştirmeye
çalışmak, göze hoş görünen binaların yapılmasını sağla-
mak en belirgin görevimiz olmalıdır.
Okuyucunun düşünce dünyasını zenginleştirmeyen bir ya-
zar, bir süre sonra sağladığı sempatiyi belirgin bir şekilde
kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Kurtuluş Savaş; romanlarını bu konuyla zenginleştiren yazar-
lara, o dönemde ülke çapında belirgin bir şekilde tanınma
olanağı sağlamıştır.
•
•
artırmak: Herhangi bir davranışta ileri gitmek
düzen: İlke ve yasalara göre kurulmuş olan durum,
sistem
tanımak: Boyun eğmek, saymak
•
•
basmak: Örtmek, bürümek, kaplamak.
bırakmak: Bir işi başka bir zamana ertelemek.
yoğun: Koyu, kalın.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "artırmak, düzen, tanımak”
sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde
kullanılmıştır?
A) Şiddetini artıran yağmura rağmen caddedeki düzeni sağ-
lamaya çalışan trafik polisini herkes tanıyordu.
B) Hesapsız harcamaları yüzünden artırdığı borçlarını ödemesi
için ona tanınan süre bitince hayatında düzen kalmadığını
anlamıştı.
C) Çocukluğundan beri bir düzen içinde okuduğu kitaplar yaşa-
ma sevincini artırıyor, bu eserlerle hayatı bütün yönleriyle
tanıyordu.
D) Hiçbir uyarıya kulak asmayan bu öfkeli insanlar, kural ta-
nımayan tutumlarını giderek artırmışlar, kasabada düzen
bırakmamışlardı.
E) Köylüler özellikle toprak meselelerinin bir düzene konması-
nı, kendilerine yeni haklar tanınmasını, yapılan yardımların
tez elden artırılmasını istediler.
12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "basmak, bırakmak, yoğun”
sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde
kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Yazarın en son çıkan kitabı yoğun ilgi görüp kısa sürede
baskısı tükenince yayınevi olarak diğer işleri bir tarafa bı-
rakıp o kitabı tekrar bastık.
Tekneye ayak bastığımda gün doğmaya yüz tutmuştu, yo-
ğun karanlık da açılmaya başlayınca bugüne bıraktığımız
işleri yapmaya koyulduk.
Hiç tahmin etmediğimiz kadar yoğun bir sis her tarafı ba-
sınca bugün yapacağımız pikniği haftaya bırakmak akıllıca
olur diye düşündük.
Birkaç saattir süren toplantıda beni bir sıkıntı basmıştı, ba-
şımda ve boynumda yoğun bir ağrı başlayınca arkadaşlara
"Artık burada bırakalım." dedim.
Yazın tatil beldesi olan Bodrum'da yazın nüfus öyle yoğun
oluyor ki sıcaklar da artınca burayı bırakıp başka yerlere
basıp gitmek istiyorsunuz.